bindi ile cümle

bindi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nüfusu birkaç yüz bindir.يبلغ عدد سكانها بضعة مئات.
Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı.فعندما طعنوه كان يلتفت إلينا ليتأكد من ركوبنا جميعا القوارب.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.يجب عليك شحنه قبل الإطلاق.
Gemiyi yaptı ve 600 yaşında olduğu halde içine bindi.هي أيضا أصغر من ركب السفينة حيث كان عمرها شهرين فقط.
Gemiye bindik.ركبنا السفينة
ŞABAN 2013 MSM Yay.[4] ÇOCUKLUĞUMU BİNDİRDİM TRAMVAYA O GİTTİ BEN KALDIM YAYA 2021 Kırmızı Kedi Yay.ŞABAN 2013 MSM Yay.[1] ÇOCUKLUĞUMU BİNDİRDİM TRAMVAYA O GİTTİ BEN KALDIM YAYA 2021 Kırmızı Kedi Yay.
Bu donanma 63 bin bindirilmiş deniz piyadesi (azap?) de ihtiva etmekte idi.Ele fez três hajes (peregrinações) a Meca e na terceira afogou-se no mar Vermelho.
Şehsüvar Bey'in kardeşleri ve akrabaları da tamamen çıplak olarak develer üzerine bindirilmişti.Os irmãos então se tornaram seus servos.
Kartaca ordusu İtalya topraklarına girdiğinde ise mevcudu 26 bindi.Quando o exército cartaginês finalmente chegou à Itália, supsotamente tinha 26 000.
Rosa Parks bir gün Montgomery'de otobüse bindi.Rosa Parks liderou, no ano seguinte, o boicote aos ônibus de Montgomery.
(Marşandiz 083) 1999: Bindik Bir Alamete...Robert 1999: Perfect Fit ....
Bu yarış onun hayatında bindiği sekizinci yarıştı.Foi o oitavo de sua carreira.
Tüm bu zaman, Müslümanlar fetih dalgalarının üzerine bindiler."«De como os alemães tornaram-se gaúchos pelos caminhos da modernização».
(Bazen ata bindirilerek, at yoksa yürütülerek getirilir.As lanternas costumam ter alças (ou pegas) para que possam ser carregadas.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.A experiência conseguiu salvar os outros dois navios em seu comboio e os acompanhou até um porto amistoso.
Otobüse bindiğimde yağmur yağıyordu.Chovia quando eu peguei o ônibus.
Musa bin Boğa Muhtedi'yi hemen bir ata bindirip kendi ordugahına götürdü.God gaf dan aan Mozes de opdracht om met zijn staf op een rots te slaan om een bron te laten ontspringen.
Oktyabrskii ve Petron, son anda gemiye bindiler.Oktjabrski en Petrov vertrokken nog op het laatste moment per vliegtuig.
Belçika ile yapacağımız maç öncesinde arkadaşlarımla Belçika taraftarıyla aynı uçağa bindik.Na afloop keerde hij met hetzelfde vliegtuig als de Belgen terug naar België.
Çünkü bindikleri tren onlara eğlence yerine ölüm saçacaktır.Hierdoor rijdt de bus over de Aweg in plaats van over de Eendrachtskades.
Böylece fonksiyonelliği, "Bindinglerle" (bağlantılarla) kolayca dahil ve adapte edilebilir.Daardoor kan de functionaliteit door het toevoegen van bindingen eenvoudig aangepast worden.
Şehrin nüfusu 7 bindir.De Stadskerk bezit zeven klokken.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.Hij nam de taxi om er op tijd te komen.
Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı.Gdy go uderzali, odwracał się jeszcze, aby ujrzeć, czy wszyscy dostaliśmy się do łodzi.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Przed wstrzyknięciem lekko wstrząsnąć.
Oysa bu tarihe kadarki Alman kayıpları 28 bini ölü olmak üzere 390 bindir.Uderzyła na nie 28 DP niemiecka, z małym powodzeniem.
Saat 19:30 sularında gazete binasından çıkan Abdi İpekçi arabasına bindi.Około 23:30 przez bramę placówki wyjechał opancerzony samochód ambasadora.
Toplam öğrenci sayısı da 33 bindir.Średnia liczba uczniów w klasie wynosi 33.
Kişilerin bindiği vagonlar 2 kişiliktir.Wnętrze samochodu zaprojektowano dla dwóch osób.
Çünkü bindikleri tren onlara eğlence yerine ölüm saçacaktır.U części żywików na końcu odwłoka, zamiast widełek występują uropody.
Askerin gemilere bindirilmesi duman perdesiyle gizlendi.Załadunek statków dokonywał się pod ochroną zasłony dymnej.
Gemiye usulca bindi.Statek zatonął.
Horwitz: Holden'ın bindiği taksinin şoförü.Oparty został na samochodzie Holden Commodore.
Aynı gün saat 16:40 İstanbul dönüş uçağına bindi.O 16:50 powrócił samolotem do Limy, gdzie wylądował o 18:40.
Sungur kendisini "Herhangi bir yanlışlık olmaması için helikoptere kendim bindim, broşürleri attım.Edith wspomina w swej autobiografii: „Sięgnęłam na chybił trafił i wyjęłam książkę sporej objętości.
Tom atına bindi.Tom wsiadł na konia.
Bu zamanda yeni bir bassist, Frank Bindig gruba katıldı.Samtidigt fann bandet den nya basisten, Frank Bindig.
Müdür arabaya bindiğinde ses kayıt cihazındaki konuşmaları merak eder ve dinlemeye başlar.Då han sätter sig i bilen startar han bandspelaren och lyssnar ett ögonblick.
Glarus thust (Almanca: Glarner Überschiebung) doğu İsviçre Alplerinde yer alan büyük bir bindirme fayıdır.Glarus överskjutning (tyska: Glarner Überschiebung) är en större förkastning i Alperna i östra Schweiz.
Bu yüzden bütün askerlerini kaleden çekip gemilere bindirdiler.De måste hämtas därifrån till skeppen med våld.
Şehrin nüfusu 3 bindir.Antalet invånare är 3.
Kişilerin bindiği vagonlar 2 kişiliktir.Кількість пасажирів — 2 особи.
Sildavlar, Turnesol'ü uçağa bindiriyorlardır.Їхні колони рухались по шосе на Тернопіль.
Gelin arabaya bindikten sonra köy imamı dua eder.По поверненню до села Назіно Цепков влаштував нараду.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Том сів у машину Мері.
Tom neden o arabaya bindi?Навіщо Том сів у ту машину?
Şehrin nüfusu 3 bindir.Městská vlajka je trojdílná.
Dünya'dan bakıldığında üzerine bindirilmiş bir toz şeridiyle, merceksi veya eliptik bir galaksi gibi görünür.Při pohledu ze Země vypadá jako čočkovitá nebo eliptická galaxie překrytá prachovým pásem.
Sildavlar, Turnesol'ü uçağa bindiriyorlardır.Nebo také proměnit Regalii v letadlo.
İki generalle birlikte otomobile bindi.Do armády byly dodány dva vozy.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Ujistěte se, že se správně odroluje před jeho natažením.
"Bindirilmiş piyade" olarak da bilinir.Říká se jí proto motorizovaná pěchota.
Cankurtaranların müdahalesi ile ambulansa bindi ve taşıma sırasında öldü.Po příjezdu záchranářů sama zkolabovala a musela být ošetřena v sanitním voze.
Sonra onu ambulansın içine atıp arabaya bindi.Byl okamžitě vyproštěn ze svého vozu a naložen do sanitky.
Schützen/Panzergrenadier askerlerinin büyük çoğunluğu kamyonlara bindirilmiştir.Majoritatea soldaților din cadrul unităților Schützen/Panzergrenadier aveau ca mijloc de transport camioanele.
Rose filikaya bindikten sonra Cal Jack'e anlaşmanın sadece kendisi için geçerli olduğunu söyler.După ce Rose se urca în una, Cal îi spune lui Jack că aranjamentul este doar pentru el.
Sildavlar, Turnesol'ü uçağa bindiriyorlardır.Voltaj începe să întreprindă turnee prin țară.
Gelin yakınlarıyla vedalaşıp alkışlarla gelin arabasına bindirilir.Ia apleacă-te în jos, Să saluți gazda frumos!
Şehrin nüfusu 42 bindir.Plasa avea 42 de sate.
Saldırganlar rehinelerle birlikte sağlanan iki helikoptere bindiler ve havaalanına doğru hareket ettiler.Însă, cei doi au reușit să evadeze printr-un elicopter care îi aștepta pe acoperișul clădirii.

İlgili Sayfalar