Yarın ne olacağını hâlâ bilmiyorum.I still don't know what'll happen tomorrow.
Tom'u hatırlayıp hatırlamayacağını bilmiyorum.I don't know whether you'd remember Tom or not.
Onu nasıl yapacağımı hâlâ bilmiyorum.I still don't know how to do that.
Senin adının ne olduğunu hâlâ bilmiyorum.I still don't know what your name is.
Kocamın nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where my husband is.
Hâlâ ne yapacağımı bilmiyorum.I still don't know what to do.
Bu fotoğrafın ne zaman çekildiğini bilmiyorum.I don't know when this photo was taken.
Koltuk değneklerimin nerede olduğunu bilmiyorum. Onları gördün mü?I don't know where my crutches are. Have you seen them?
Bebeğin neden ağladığını bilmiyorum.I don't know why the baby is crying.
Tom'un neden bana kızgın olduğunu bilmiyorum.I don't know why Tom is mad at me.
Bunu bize nasıl yapabildin bilmiyorum.I don't know how you were able to do this to us.
Ne yapacağımı henüz bilmiyorum.I don't yet know what I'm going to do.
Ne yapmamız gerektiğini henüz bilmiyorum.I don't yet know what we're supposed to do.
Tom'un ne yapmamızı istediğini henüz bilmiyorum.I don't yet know what Tom wants us to do.
Avustralya hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about Australia.
Neredeyse Avustralya hakkında bir şey bilmiyorum.I hardly know anything about Australia.
Ağlamam mı yoksa gülmem mi gerektiğini bilmiyorum.I don't know whether I should laugh or cry.
Artık bunun gerisinin nasıl gittiğini bilmiyorum.I don't know how the rest of it goes anymore.
Bilip bilmediğini bilmiyorum fakat burada Amerika'da garsona bahşiş vermen bekleniyor.I don't know if you know or not, but here in America you're expected to tip the waiter.
Kısacası, bilmiyorum.In short, I don't know.
Nasıl oldu bilmiyorum, ama olacağı varmış belli ki.I don't know how it happened, but it was obviously meant to be.
Bilmiyorum; heteronormatif bir pislik gibi görünüyor.I don't know; he appears to be a heteronormative jerk.
Onun benden daha genç ya da daha yaşlı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than me.
Benden büyük mü küçük mü bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than me.
Bunu Tom'a kimin yaptığını bilmiyorum.I don't know who did that to Tom.
Anahtarları nerede bıraktığımı bilmiyorum.I do not know where I left the keys.
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.I don't know how to talk to emotionally distraught people.
Bu kilidi nasıl zorlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to force this lock.
Senin bunu neden yaptığını hala bilmiyorum.I still don't know why you did it.
Yarın nereye gideceğimizi bilmiyorum.I don't know where we'll go tomorrow.
Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.I don't know. It depends on my mood.
Niçin güldüğümü bilmiyorum.I don't know why I'm laughing.
Anahtarları nereye bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I've left the keys.
Plaja gitmek isteyip istemeyeceğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know if I'll want to go to the beach.
Benim hakkımda çok şey biliyorsun, ama ben senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum.You know a great deal about me, but I don't know anything about you.
Onlar çok benzer gözüküyor. Kimin kim olduğunu bilmiyorum.They look so similar that I don't know who is who.
Tom'un nasıl yaptığının ne şekilde açıklanacağını bilmiyorum.I don't know how to explain how Tom did that.
Tom'un ne zaman aradığını bilmiyorum ama ya dündü ya da önceki gündü.I don't know when Tom called, but it was either yesterday or the day before.
Sana borçlu olduğum parayı sana ne zaman geri ödeyeceğimi bilmiyorum.I don't know when I'll be able to pay you back the money I owe you.
Ben ne zaman olacağını bilmiyorum ama muhtemelen gelecek pazartesiden önce olacak.I don't know when, but it's likely to happen before next Monday.
Tom'un ne zaman evlendiğini bilmiyorum ama onun evlendiğini biliyorum.I don't know when Tom got married, but I do know he got married.
Tom'u tekrar ne zaman göreceğimi bilmiyorum, ama göreceğimden eminim.I don't know when I'll see Tom again, but I'm sure I will.
Boston'a ne zaman geri dönebileceğimi bilmiyorum.I don't know when I'll be able to get back to Boston.
Tutuklular ne zaman salınacak bilmiyorum.I don't know when the prisoners will be released.
Ne zaman oldu bilmiyorum, ama oldu.I don't know when it happened, but it happened.
Ne zaman orada olmamız gerektiğini bilmiyorum.I don't know when we're supposed to be there.
Sana ne zaman yardım edebileceğimi bilmiyorum.I don't know when I'll be able to help you.
Fiyatların ne zaman değişeceğini bilmiyorum.I don't know when the prices will change.
Onun ne zaman olacağını bilmiyorum.I don't know when that's going to happen.
Parti ne zaman başlayacak bilmiyorum.I don't know when the party will begin.
Tom eve ne zaman gelecek bilmiyorum.I don't know when Tom will come home.
Tom ne zaman dönecek bilmiyorum.I don't know when Tom will be back.
Senin dilini konuşamıyorum çünkü bilmiyorum.I can't speak your language, because I don't know.
Ne demeye çalıştığınızı bilmiyorum.I don't know what you're trying to say.
Ne söylemeye çalıştığınızı bilmiyorum.I don't know what you're trying to say.
Bilmiyorum ne söylüyorsunuz.I don't know what you're trying to say.
Ne söylüyorsunuz bilmiyorum.I don't know what you're trying to say.
Ben "imkansız" ifadesinin anlamını bilmiyorum.I don't know the meaning of the expression, "impossible."
Geleceğin ne getireceğini bilmiyorum.I don't know what the future will bring.
Ne yapacağımı bilmiyorum ve başka biri de bilmiyor.I don't know what to do and neither does anyone else.