"Twerking"'in ne olduğunu bilmiyorum ve umurumda değil.I don't know what "twerking" is and I don't care.
Hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing.
Tom'un ne zaman buraya gelmeyi planladığını tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly when Tom plans to get here.
Oraya gidip gitmemem zaman harcamaya değer mi bilmiyorum.I don't know whether my going there is worthwhile.
Onun ne kadar sağlıklı olduğunu bilmiyorum.I don't know how healthy it is.
Bizim yerimizde saatin kaç olduğunu bilmiyorum.I don't know how much time we have left.
Bizde saatin kaç olduğunu bilmiyorum.I don't know how much time we have left.
Herhangi bir kapıcıyı tutup tutmadıklarını bilmiyorum.I don't know whether they've already hired any janitors.
Ne yapacağını bilmiyorum.I don't know what you will do.
Onun bir erkek arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if he has a girlfriend.
Ben senin davranışlarını izliyorum ve ben bile ne düşünülür bilmiyorum.I'm watching your behaviour and don't even know what to think.
Hayatımda neler olup bittiğini nasıl yazacağımı bilmiyorum.I don't know how to write about what's going on in my life.
Neden korktuğumu bilmiyorum.I don't know why I'm scared.
Onun bunu bana neden söylediğini bilmiyorum.I don't know why he said that to me.
Onun onu nasıl yaptığını bilmiyorum.I don't know how he does it.
Ben onun bunu nasıl yaptığını bilmiyorum.I don't know how she does it.
Ayrıca nasıl dans edileceğini bilmiyorum.Furthermore, I don't know how to dance.
Bunun yanı sıra, nasıl dans edilir bilmiyorum.Besides that, I don't know how to dance.
Tom'un yüzüp yüzmeyeceğini kesinlikle bilmiyorum.I don't know for certain whether Tom will swim or not.
Bu nasıl olabilirdi bilmiyorum.I don't know how this could've happened.
Uygun bir şekilde nasıl Fransızca konuşulduğunu bilmiyorum.I don't know how to speak French properly.
Tom ve Mary'nin ayrılma nedenini bilmiyorum.I don't know the reason why Tom and Mary don't get along.
Tom'un o sözlüğü ne zaman aldığını bilmiyorum.I don't know when Tom bought that dictionary.
Evinin nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where your house is.
Tom'un Fransızca konuşabilip konuşamadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom can speak French or not.
Tom'un bir bisikleti olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom has a bicycle or not.
Tom'un bizimle birlikte yeyip yemiyeceğini bilmiyorum.I don't know whether Tom will eat with us or not.
Tom'un yüzüp yüzmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether Tom will swim or not.
Tom Mary'nin onun için bir şey yapmasını istedi ama ne olduğunu bilmiyorum.Tom asked Mary to do something for him, but I don't know what.
Ona nasıl yanıt vereceğimi bilmiyorum bile.I don't even know how to respond to that.
Bunun yapacak doğru şey olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if this is the right thing to do or not.
Tom dün gece senin raporunu okuyordu ama onu bitirip bitirmediğini bilmiyorum.Tom was reading your paper last night, but I don't know if he finished it.
En başta neden gitmeye razı olduğumu bilmiyorum.I don't know why I agreed to go in the first place.
Tom'un özel hayatı hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about Tom's personal life.
Dedektör bir şey tespit etti ama ben onun ne olduğunu bilmiyorum.The detector has detected something, but I don't know what it is.
Tom'un Boston'da ne kadar yaşadığını bilmiyorum ama en az üç yıldı.I don't know how long Tom lived in Boston, but it was at least three years.
Onu oraya birisi koydu ama kim olduğunu bilmiyorum.Someone put it there, but I don't know who.
Onu neden söylediğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know why I said that.
Ne giyeceğimi bile bilmiyorum.I don't even know what I'm going to wear.
Onu nereye koyacağımı bilmiyorum.I don't know where to put it.
Onları nereye koyacağımı bilmiyorum.I don't know where to put them.
Hikayenin sonunu bilmiyorum.I don't know the end of the story.
Tom'un hâlâ burada yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom still lives here or not.
Nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where you live.
Tom geçen hafta Boston'daydı fakat hâlâ orada olup olmadığını bilmiyorum.Tom was in Boston last week, but I don't know if he's still there.
Ben o zaman ofiste değildim. Ne olduğunu bilmiyorum.I wasn't in the office then. I don't know what happened.
"Tom nerede?" " Bilmiyorum. Belki öldü mü?""Where is Tom?" "I don't know. Maybe he's dead."
Ondan nefret ediyorum ama nedenini bilmiyorum.I hate her, but I don't know why.
Ondan nefret ediyorum ama nedeninin bilmiyorum.I hate him, but I don't know why.
Ondan nefret ediyorum, ama nedenini bilmiyorum.I hate him, but I don't know why.
Bir yanlış var ama ne olduğunu bilmiyorum.Something's wrong, but I don't know what.
Estonca bilmiyorum.I don't speak Estonian.
Tom'un bunu neden yaptığını bilmiyorum.I don't know why Tom did this.
Onun bu gece gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know if he'll come tonight.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom has a girlfriend or not.
Ne hakkında bu kadar üzgün olduğunu bilmiyorum.I don't know what you're so upset about.
Bu durum hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about this situation.
Ne önereceğimi gerçekten bilmiyorum.I really don't know what to suggest.
Şimdi ne olacağını bilmiyorum.I don't know what'll happen now.
Ne olabileceğini bilmiyorum.I don't know what might happen.