Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmiyor ile cümle

bilmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kızayım mı yoksa güleyim mi bilmiyordum.I didn't know whether to get angry or to laugh.
Cevapları bilmiyorsan, tahminde bulun.If you don't know the answers, guess.
Eğer yolu bilmiyorsan bir polise sor.If you don't know the way, ask a policeman.
Yaşlı olanlar genç olanlara göre her zaman daha fazla bilmiyorlar.The older ones do not always know more than the younger ones.
Çiftçiler ne yapacağını bilmiyordu.The farmers didn't know what to do.
Numara 932-8647 ama alan kodunu bilmiyorum.The number is 932-8647, but I don't know the area code.
Onun buraya ne zaman geleceğini bilmiyorum.I don't know when he'll come here.
Binaya ne zaman girdiğini bilmiyorum.I don't know when he entered the building.
Onun Fransa'dan ne zaman döndüğünü bilmiyorum.I don't know when he returned from France.
Onun ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he will arrive.
Onun ne zaman burada olacağını bilmiyorum.I don't know when he'll be here.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
O gün eve gelmemesinin dışında bir şey bilmiyoruz.We know nothing except that he did not come home that day.
Kapıyı kilitleyip kilitlemediğini bilmiyorum.I don't know if he locked the door.
Onun büyük servetini nasıl topladığını hiç kimse bilmiyor.No one knows how he has amassed his enormous fortune.
Onun nereli olduğunu bilmiyorum.I don't know where he comes from.
Onun nereye gittiğini bilmiyorum.I don't know where he went.
Onun hangi planı deneyeceğini bilmiyorum.I don't know what plan he will try.
Ben onun nasıl biri olduğunu bilmiyorum.I don't know what he is like.
Onun üniversiteye neden gitmeyeceğini bilmiyorum.I don't know the reason why he will not go on to college.
Ben onun daha sonra ne zaman geleceğini bilmiyorum.I am uncertain when he will come next.
Önümüzdeki pazar günü bizi ziyaret edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know if he will visit us next Sunday.
Ben onun bugün bulunmama nedenini bilmiyorum.I don't know the reason he is absent today.
Bize katılıp katılmayacağını bilmiyorum.I don't know whether he'll join us or not.
Onun benden daha genç mi yoksa daha yaşlı mı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than I am.
Onun planımızı kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will agree to our plan or not.
Onun işini terk etmek için karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave his job.
Onun ne zaman varacağını tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly when he will arrive.
Onun ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyorum.I don't know whether he is dead or alive.
Onun bir üniversite öğrencisi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's a college student or not.
Onun onu sevip sevmediğini kimse bilmiyor.No one knows whether he loves her or not.
Gitmeye karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know he had decided to leave.
Onun gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will come or not.
Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will come or not.
Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.She didn't know the information till she met him.
Onun hakkında bir şey bilmiyorum.I do not know anything about him.
Onun sözlerini nasıl yorumlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun sözlerini nasıl tercüme ederim bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun sözlerinin anlamını nasıl açıklarım bilmiyorum.I don't know how to interpret his words.
Onun adresini kesin olarak bilmiyorum.I don't know his address for certain.
Onun adını bilmiyor musunuz?Don't you know his name?
Hiç kimse onun gerçek adını bilmiyor.No one knows his real name.
Onun hırsızlığı hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about his shoplifting.
O, nasıl gitar çalacağını bilmiyor.He doesn't know how to play the guitar.
Golf oynamayı bilmiyor.He doesn't know how to play golf.
O, Shakespeare'in Romeo ve Juliet'i yazdığını bilmiyordu.He didn't know Shakespeare wrote Romeo and Juliet.
Konu hakkında hiçbir şey bilmiyor gibi.He seems to know nothing about the matter.
Konu hakkında bir şey bilmiyor gibi görünüyor.He seems to know nothing about the matter.
O, plan hakkında bir şey bilmiyor.He knows nothing about the plan.
O, gerçeği bilmiyordu.He was ignorant of the fact.
Cevabı bilmiyormuş gibi yaptı.He pretended not to know the answer.
O, o hayvan hakkında neredeyse bir şey bilmiyor.He knows almost nothing about that animal.
O konuda neredeyse hiçbir şey bilmiyor.He knows next to nothing about the issue.
Sorunu nasıl çözeceğini bilmiyor.He does not know how to solve the problem.
O bu evleri kimin yaptığını bilmiyor.He doesn't know who built those houses.
O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?He came home just now. Didn't you know that?
O ne yapacağını bilmiyordu ve başını ellerinin içinde tuttu.He did not know what to do, and held his head in his hands.
Nereye gideceğini bilmiyordu.He did not know where to go.
O, ne diyeceğini bilmiyordu.He did not know what to say.
O, Fransızca şöyle dursun, İngilizce bilmiyor.He does not know English, much less French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod