Tom'un neden gitmediğini bilmiyorum.I don't know why Tom didn't go.
Tom'un kiminle konuşmuş olabileceğini bilmiyorum.I don't know who Tom might've spoken to.
Uyuyabilip uyuyamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I'm going to be able to sleep.
Ne zaman daha iyi bir hamburger yediğimi bilmiyorum.I don't know when I've had a better hamburger.
Onun ne tür bir araba olduğunu bilmiyorum.I don't know what kind of a car it was.
Tom bütün kuralları bilmiyor.Tom doesn't know all the rules.
Tom'un nerede olduğunu tam olarak bilmiyorum.We don't know exactly where Tom is.
Buna daha ne kadar katlanacağımı bilmiyorum.I don't know how much longer I stand this.
Buna daha ne kadar katlanabileceğimi bilmiyorum.I don't know how much longer I can stand this.
Neden buna karıştığını bilmiyorum.I don't know why you're involved in this.
Bunu nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly how to do this.
Bunun hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what I'm going to do about this.
Bunu nasıl onaracağımı bilmiyorum.I don't know how to fix this.
Sanırım bunun ne demek olduğunu bilmiyorum.I think I know what this means.
İş idaresi hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know a thing about running a business.
Biletlerin kaça mal olduğunu bilmiyorum.I don't know how much the ticket costs.
Bize yardım etmeye ikna etmek için Tom'a ne söyleyebileceğimi bilmiyorum.I don't know what I can say to Tom to convince him to help us.
Tom'u bize nasıl yardım ettireceğimi bilmiyorum.I don't know how I'm going to get Tom to help us.
Neden çok asabi olduğumu bilmiyorum.I don't know why I was so nervous.
Tom'un onu neden yaptığını bilmiyorum.I don't know why Tom's doing that.
Onu yapabileceğimi bana düşündüren ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what made me think I could do that.
Onu yapmama izin verilip verilmediğini bilmiyorum.I don't know if I'm allowed to do that.
Tom'un neden onu yapmak isteyeceğini bilmiyorum.I don't know why Tom would want to do that.
Neden onu yapmana izin verdiğimi bilmiyorum.I don't know why we let you do that.
Buna alışabilip alışamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can get used to that.
Onun hakkında ne yapabileceğimizi bilmiyorum.I don't know what we can do about that.
Tom henüz bütün kuralları bilmiyor.Tom doesn't know all the rules yet.
Henüz bunu yapmak için hazır olup olmadığımı bilmiyorum.I don't know if I'm ready to do this yet.
Onu nasıl yapacağını bilmiyorum.I don't know how you do it.
Bu konuda ne yapılabileceğini bilmiyorum.I don't know what can be done about it.
Bunun hakkında ne yapmamı beklediğini bilmiyorum.I don't know what you expect me to do about it.
Ne kadar süre beklememiz gerekeceğini bilmiyorum.I don't know how much longer we'll need to wait.
Sanat hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about art.
Kime güvenebileceğimizi bilmiyorum.I don't know who we can trust.
Henüz bilmiyorum ama öğrenmek istiyorum.I don't know yet, but I mean to find out.
Henüz bilmiyorum ama öğrenmeyi planlıyorum.I don't know yet, but I plan to find out.
Ne yazıkki ne hakkında konuştuğunu bilmiyorum.I'm afraid I don't know what you're talking about.
Sana nasıl teşekkür edebileceğimi bilmiyorum.I don't know how I can ever thank you.
Sen olmasan ne yapardım bilmiyorum.I don't know what I would've done without you.
Sen olmasan ne yapardık bilmiyordum.I don't know what we would've done without you.
Bunu sensiz yapabilip yapamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can do this without you.
Ne kadar uzun kalabileceğimi bilmiyorum.I don't know how much longer I can stay.
Ne kadar daha kalmama izin verileceğini bilmiyorum.I don't know how much longer I'll be allowed to stay.
Tom Mary gibi insanlarla nasıl baş edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to deal with people like Mary.
Üzgün olduğumdan başka ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say other than I'm sorry.
Yarının ne getireceğini bilmiyoruz.We don't know what tomorrow will bring.
Onun sorusunu nasıl yanıtlamam gerektiğini bilmiyordum.I didn't know how I should answer his question.
Annemin ne zaman eve geliyor olduğunu bilmiyorum.I don't know when mom is coming home.
Tom Mary'nin bizimle gitmek isteyip istemediğini bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary wants to go with us.
Hiç kimse ona ne olduğunu bilmiyor.Nobody knows what happened to him.
Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.One milliard adults are illiterate.
Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.A thousand million adults are illiterate.
O okuma yazma bilmiyor.He is illiterate.
O konuyla nasıl ilgilenmesi gerektiğini bilmiyorum.I don't know how she should deal with that issue.
Şu adam hâlâ kim olduğumu bilmiyor.That guy still doesn't know who I am.
Neredeyse senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I hardly know anything about you.
Gerçekten bilmiyor musun?Do you really not know?
Gerçekten bilmiyor musunuz?Do you really not know?
Beni aradığını bilmiyordum.I didn't know you were looking for me.
Saatim bozuk olduğu için, saati tam bilmiyordum.Since my watch was broken, I didn't know the correct time.