Tom şemsiyesinin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his umbrella was.
Tom onun şemsiyesinin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his umbrella was.
Kim olduğumu bile bilmiyorsun, değil mi?You don't even know who I am, do you?
Sen bile kim olduğumu bilmiyorsun, değil mi?You don't even know who I am, do you?
Eşi bile onun neden öldüğünü bilmiyor.Her husband doesn't even know why she died.
Ben neyin yanlış gittiğini bilmiyorum.I don't know what went wrong.
Onlar neyin yanlış gittiğini bilmiyorlar.They don't know what went wrong.
Biz neyin yanlış gittiğini bilmiyoruz.We don't know what went wrong.
Bir tek İngilizce kelime bilmiyorum.I don't know one single English word.
Şimdi ne yaptığını bilmiyorum.I don't know what you're doing now.
Onun aslında bana yalan söylemiş olduğunu bilmiyordum.I didn't know that he had actually lied to me.
Annem bisiklet sürmeyi bilmiyor.My mother doesn't know how to ride a bicycle.
Tom sıfat ve zarf arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an adjective and an adverb.
Tom ne zaman bırakacağını asla bilmiyordu.Tom never did know when to quit.
Tom bile senin adını bilmiyordu.Tom never even knew your first name.
Tom bile onu neden sevmediğimi muhtemelen bilmiyor.Tom probably doesn't even know why I don't like him.
Bir kadına kaç yaşında olduğunu sormanın kaba olduğunu bilmiyor musun?Do you not know that it's impolite to ask a woman how old she is?
Kimse burada olduğunu bilmiyor.Nobody knows you're here.
Tom burada olduğumuzu bilmiyor olabilir.Tom might not know that we're here.
Ona yardım etmek istiyorum ama nasıl bilmiyorum.I want to help her, but I don't know how.
Tom muhtemelen toplantı hakkında bilmiyordu.Tom probably didn't know about the meeting.
Yemek artıklarını ne yapacağını bilmiyordu.He didn't know what to do with the scraps of food.
İngilizce "I" zamiri neden hep büyük harfle görünüyor bilmiyorum.I don't know why the English pronoun "I" always appears with a capital letter.
Ben Portekizce bilmiyorum.I don't speak Portuguese.
Tom'un çok fazla parası var, onunla ne yapacağını bilmiyor.Tom has so much money that he doesn't know what to do with it.
Obua çaldığını bilmiyordum.I didn't know you played the oboe.
Tom burada olduğumu hâlâ bilmiyor.Tom still doesn't know I'm here.
Tom ne yapmaya çalıştığımı bilmiyordu.Tom didn't know what I was trying to do.
Tom hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.Tom still didn't know what to do.
O, ailesi hakkında hiçbir şey bilmiyor.She doesn't know anything about her family.
Akşamın nasıl sona ereceğini bilmiyorum.I don't know how the evening will end.
Tom hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.We don't know anything about Tom.
Doktorlar Tom'un nesi olduğunu bilmiyor.The doctors don't know what's wrong with Tom.
Tom'la nasıl başa çıkacağımı gerçekten bilmiyorum.I don't really know how to deal with Tom.
Tom'la ne yapacağım bilmiyorum.I don't know what I'm going to do with Tom.
Sadece Tom'la ne yapacağımı bilmiyorum.I just don't know what to do with Tom.
Tom'la nasıl kontak kuracağımızı bile bilmiyoruz.We don't even know how to contact Tom.
Sadece ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know just what I'll do.
O nasıl dans edileceğini bilmiyor.He does not know how to dance.
Bunu nasıl yapacağımı hâlâ bilmiyorum.I still don't know how to do this.
Tom'a ne söylemem gerektiğini bilmiyordum.I didn't know what I should say to Tom.
Onun nerede olduğunu hiç kimse bilmiyordu.Nobody knew where she was.
Bunu yapmamız gerektiğini bilmiyordum.I didn't know we were supposed to do that.
Bunu yapmamamız gerektiğini bilmiyordum.I didn't know we weren't supposed to do that.
Ben onların ne bildiklerini bilmiyorum.I don't know what they know.
Onun ne bildiğini bilmiyorum.I don't know what he knows.
Ben onun ne bildiğini bilmiyorum.I don't know what she knows.
Tom'un bildiğini bilmiyorum, ama o benim bildiğimi biliyor.I don't know what Tom knows, but Tom knows what I know.
Ben Tom'un ne bildiğini bilmiyorum.I don't know what Tom knows.
Nasıl olduğunu bilmiyorum ama sen bunu yaptın.I don't know how, but you did it.
Nasıl olduğunu bilmiyorum ama Tom bunu başardı.I don't know how, but Tom did it.
Nasıl olduğunu bilmiyorum ama o bunu yaptı.I don't know how, but she did it.
Ben ağlamaklı gibi hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel like crying, but I don't know why.
Kimin bildiğini bilmiyorum.I don't know who knows.
Burada bir havuz olduğunu bilmiyordum.I didn't know there was a pond here.
Tom'un nereden geldiğini hiç kimse bilmiyor.Nobody knows where Tom came from.
Sen bile benim hakkımda ilk şeyi bilmiyorsun.You don't even know the first thing about me.
Benimle ilgili bir şey bilmiyorsun.You don't know a thing about me.
Onun benim için ne kadar anlamı olduğunu bilmiyorsun.You don't know how much that means to me.
Onun benim için ne anlama geldiğini bilmiyorsun.You don't know what that means to me.