Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmiyor ile cümle

bilmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ona nasıl yanıt vereceğimi bilmiyorum bile.I don't even know how to respond to that.
Bunun yapacak doğru şey olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if this is the right thing to do or not.
Neden şehrin o kısmını ziyaret etmem gerekmediğini bilmiyordum.I didn't know why I wasn't supposed to visit that part of the city.
Tom dün gece senin raporunu okuyordu ama onu bitirip bitirmediğini bilmiyorum.Tom was reading your paper last night, but I don't know if he finished it.
Onlar kararsız. Onlar ne istediklerini bilmiyorlar.They're indecisive. They don't know what they want.
"Gerçekten nasıl hissettiğini biliyorum." " Hayır, bilmiyorsun!""I know how you really feel." "No, you don't!"
En başta neden gitmeye razı olduğumu bilmiyorum.I don't know why I agreed to go in the first place.
Biz onun kişisel hayatı hakkında fazla şey bilmiyoruz.We don't know much about his personal life.
Tom'un özel hayatı hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about Tom's personal life.
Tom programlama hakkında tek şey bilmiyor.Tom doesn't know the first thing about programming.
Dedektör bir şey tespit etti ama ben onun ne olduğunu bilmiyorum.The detector has detected something, but I don't know what it is.
Buradaki hiç kimse Tom'un nerede olduğunu bilmiyor gibi görünüyor.Nobody here seems to know where Tom is.
O ona bir şey söylemek istedi, ne söyleyeceğini bilmiyordu.He wanted to say something to her, but he didn't know what to say.
O ona bir şey söylemek istedi ama ne söyleyeceğini bilmiyordu.She wanted to say something to him, but didn't know what to say.
Tom'un Boston'da ne kadar yaşadığını bilmiyorum ama en az üç yıldı.I don't know how long Tom lived in Boston, but it was at least three years.
Tom'un kişisel hayatı hakkında çok şey bilmiyoruz.We don't know much about Tom's personal life.
Onu oraya birisi koydu ama kim olduğunu bilmiyorum.Someone put it there, but I don't know who.
Yangının nasıl başladığını kimse bilmiyor.Nobody knows how the fire started.
Bu tür şeylerin neden olduğunu kimse bilmiyor.Nobody knows why this kind of thing happens.
Başka hiç kimse bunu bilmiyordu.Nobody else knew about it.
Başka hiç kimse Tom'un burada olacağını bilmiyordu.Nobody else knew Tom was going to be here.
O ne zaman susacağını bilmiyor.He doesn't know when to shut up.
Antikalarla ilgilendiğini bilmiyordum.I didn't know you were interested in antiques.
Onu neden söylediğimi hâlâ bilmiyorum.I still don't know why I said that.
Ne giyeceğimi bile bilmiyorum.I don't even know what I'm going to wear.
Bunu duydum ama doğru olduğunu bilmiyordum.I heard that, but I didn't know it was true.
Bizimle geleceğinizi bilmiyordum.We didn't know you would be coming with us.
Onu nereye koyacağımı bilmiyorum.I don't know where to put it.
Onları nereye koyacağımı bilmiyorum.I don't know where to put them.
Hikayenin sonunu bilmiyorum.I don't know the end of the story.
Tom'un hâlâ burada yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom still lives here or not.
Nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where you live.
Tom geçen hafta Boston'daydı fakat hâlâ orada olup olmadığını bilmiyorum.Tom was in Boston last week, but I don't know if he's still there.
Tom ne zaman susacağını bilmiyor.Tom doesn't know when to shut up.
Tom ne zaman sessiz olması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know when to shut up.
Tom henüz bu konuda bilmiyor.Tom doesn't know about this yet.
Boston'a hiç gitmeyen insanlar neyi kaçırdıklarını bilmiyorlar.People who've never been to Boston don't know what they're missing.
Torunlarının Boston'da yaşadığını bilmiyordum.I didn't know your grandchildren lived in Boston.
Senin de Boston'lu olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were from Boston, too.
Tom'un Boston'da yaşadığını bilmiyordum.I didn't know Tom lived in Boston.
Bu konuda hiçbir şey bilmiyordum.I didn't know anything about this.
Tom'a sormayın. O hiçbir şey bilmiyor.Don't ask Tom. He doesn't know anything.
Tom dışında gerçekten ne olduğunu hiç kimse bilmiyor.No one except Tom knows what really happened.
Tek bir ruh onun hakkında bilmiyor.Not a single soul knows about it.
Dört Amerikalıdan biri, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü bilmiyor.One in four Americans don't know that the Earth circles the Sun.
Tom, Mary hakkında hiçbir şey bilmiyor.Tom didn't know anything about Mary.
Tom bunun hakkında bir şey bilmiyor, değil mi?Tom doesn't know anything about this, does he?
Tom bunun hakkında hiçbir şey bilmiyor, değil mi?Tom doesn't know anything about this, does he?
Tom Mary'nin ne düşünüyor olabileceğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary might be thinking.
Tom, Mary'nin Kanadalı olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know that Mary is a Canadian.
Ben o zaman ofiste değildim. Ne olduğunu bilmiyorum.I wasn't in the office then. I don't know what happened.
"Tom nerede?" " Bilmiyorum. Belki öldü mü?""Where is Tom?" "I don't know. Maybe he's dead."
Ondan nefret ediyorum ama nedenini bilmiyorum.I hate her, but I don't know why.
Ondan nefret ediyorum ama nedeninin bilmiyorum.I hate him, but I don't know why.
Ondan nefret ediyorum, ama nedenini bilmiyorum.I hate him, but I don't know why.
Bir yanlış var ama ne olduğunu bilmiyorum.Something's wrong, but I don't know what.
Tom burada ne olduğu hakkında bir şey bilmiyor.Tom knows nothing about what's been happening here.
Tom burada ne olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what's been happening here.
Tom muhtemelen Mary'nin kim olduğunu bile bilmiyor.Tom probably doesn't even know who Mary is.
Tom muhtemelen Mary'nin nerede olduğunu bile bilmiyor.Tom probably doesn't even know where Mary is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod