Onun şimdi neden bir sorun olacağını bilmiyorum.I don't know why that would be a problem now.
Tom'un sorunu hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about Tom's problem.
Tom Mary'nin sorununun ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what Mary's problem was.
Bunun sorun olup olmadığını bilmiyoruz.We don't know if it's a problem or not.
Tom'un şu anda nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where Tom is living at the moment.
Bisiklete nasıl bineceğini bilmiyor.She doesn't know how to ride a bike.
Hangi kitabı seçeceğimi bilmiyorum.I don't know which book to choose.
Ne yapacağımı gerçekten bilmiyordum.I didn't really know what to do.
Bütün hayatım boyunca seni arıyordum ama sen olduğunu bilmiyordum.I was looking for you all my entire life but I didn't know that was you.
Bale hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about ballet.
Bunun Yamada'ya ait olduğunu hiç kimse bilmiyor.Nobody knows that it belonged to Yamada.
Hiç Fransızca şarkı bilmiyorum.I don't know any French songs.
Ne bekleyeceğimi bilmiyordum.I didn't know what to expect.
Aslında, onu bilmiyordum.Actually, I didn't know that.
Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going skiing with you.
Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use the washing machine.
Tom'un gerçek adının ne olduğunu ben bile bilmiyorum.I don't even know what Tom's real name is.
Ben bilmiyordum diye cevapladım.I replied that I did not know.
O gencin kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who that youngster is.
Ondan sonra ne yapacağımı bilmiyordum.I didn't know what to do after that.
Ne yapamayacağını bilmiyordu.He didn't know what he couldn't do.
Oh, ne? Sen bilmiyor musun?Oh, what? You don't know?
Eğer o onun hakkında bilmiyorsa, öyleyse o önemli değil.If he doesn't know about it, then it doesn't matter.
Tom hiç Fransızca bilmiyor.Tom doesn't know French at all.
Tom muhtemelen pikniğin neden ertelendiğini bilmiyor.Tom probably doesn't know why the picnic was canceled.
Şehri hemen hemen hiç bilmiyorum.I barely know the city.
Başka ne söyleyeceğimi bilmiyordum.I didn't know what else to say.
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.I do not know how she manages to live telling lies.
Yüzmenin bu kadar çok eğlenceli olabileceğini bilmiyordum.I never knew swimming could be this much fun.
Senin hakkında gerçekten o kadar çok şey bilmiyorum.I don't really know all that much about you.
Senin hakkında gerçekten çok şey bilmiyorum.I don't really know very much about you.
Tüm bunlar hakkında hiçbir şey bilmiyor muydun?You didn't know anything about all of this?
Fransa'dan ne zaman döndü bilmiyorum.I don't know when he came back from France.
Nasıl araba süreceğimi bilmiyorum.I don't know how to drive a car.
Tom nereye bakacağını bilmiyordu.Tom didn't know where to look.
Tom nereden başlayacağını bilmiyordu.Tom didn't know where to start.
Tom şemsiyesini nereye koyacağını bilmiyordu.Tom didn't know where to put his umbrella.
Tom arabasını nereye park edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to park his car.
Tom Mary'nin valizlerini nereye koymasını istediğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted him to put her suitcases.
Seni sevdiğimi nasıl kanıtlarım bilmiyorum.I don't know how to prove that I love you.
Nerede doğduğunu tam olarak bilmiyorsun.You do not know exactly where you were born.
Caddede nerede süreceğimi bilmiyorum.I do not know where to drive in the street.
Biz hala migrene neyin sebep olduğunu bilmiyoruz.We still don't know what causes migraines.
Tom yıldızla gezegen arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a star and a planet.
Artık nereye bakacağımı bilmiyorum.I don't know where to look anymore.
Ne diyeceğini bilmiyorsan, sadece "başsağlığı diliyorum" de.If you don't know what to say, just say "my condolences."
O küçük opak şişe ne içerir bilmiyorsun.You don't know what that small opaque bottle contains.
Bana söylediğinin dışında onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about him except what you told me.
Diğer ülkelerin de tuzlu ekmeği olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if other countries have salt bread, too.
Tom sadece bilmiyor gibi davranıyor.Tom is only pretending that he doesn't know.
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
Yüzme bilmiyorum.I'm not able to swim.
Bu kadar iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum, Tom.I didn't know you could cook so well, Tom.
Tom'un bu kadar iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum.I didn't know Tom could cook so well.
Onun mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether she's happy or not.
Böyle duyguların hâlâ var olduğunu bilmiyordum bile.I didn't even know that these sentiments still existed.
Masha ailesini bilmiyordu.Masha did not know her parents.
Kim onu bilmiyor?Who doesn't know that?
Tom Mary'nin onu sevdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary loved him.
Onun hayatta mı ya da ölü mü olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if he's dead or alive.