Siz arkadaşlar hakkında bilmiyorum ama ben Tom'a bir doğum günü hediyesi alıyorum.I don't know about you guys, but I'm buying Tom a birthday present.
Size Tom hakkında bilmiyor olabileceğiniz bir şey söyleyeceğim.I'm going to tell you something about Tom that you might not know.
Tom'u aramaya nereden başlayacağımı bile bilmiyordum.I wouldn't even know where to start looking for Tom.
Onun hakkında bir şey bilmiyordun, değil mi?You wouldn't know anything about that, would you?
Onun hakkında Tom'a sormak zorunda kalacaksın. Ben bilmiyorum.You'll have to ask Tom about that. I don't know.
Tom bunun nasıl yapılacağını bilmiyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't know how to do that.
Onu yapmak için yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time to do it.
Tom benimle konuşmaz ve ben nedenini bilmiyorum.Tom won't speak to me and I don't know why.
Tom Mary'nin nerede Fransızca okuduğunu bilmiyor.Tom doesn't know where Mary studied French.
Üzgünüm, başka nereye gideceğimi bilmiyordum.I'm sorry, I didn't know where else to go.
Üzgünüm, başka ne söyleneceğini bilmiyorum.I'm sorry, I don't know what else to say.
Üzgünüm, başka ne yapılacağını bilmiyordum.I'm sorry, I didn't know what else to do.
Üzgünüm ama ne yapılacağını bilmiyorum.I'm sorry, but I don't know what to do.
Tom sorunun ne olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what the problem was.
Sorunun ne olduğunu henüz bilmiyorum.I don't know what the problem is yet.
Tom Mary'nin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where Mary had been.
Tom partide herhangi birini bilmiyordu.Tom didn't know anyone at the party.
Üzgünüm, ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I'm sorry, I don't know what to say.
Tom Mary'nin ne yaptığını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary had done.
Bu işi yapabilip yapamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can do this job.
Ben siyaset hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about politics.
Tom neyin yanlış olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know what was wrong.
Nereden başlayacağımı bilmiyordum.I wouldn't know where to start.
Tom'un Kanadalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was Canadian.
Tom pişirmeyi bilmiyor.Tom doesn't know how to cook.
Tom nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where he was.
Nerede yaşayacağımı bilmiyorum.I don't know where I'll live.
Bunu yapabilip yapamayacağımı bilmiyorum.I don't know if I can do it.
Ben bu konuda çok şey bilmiyorum.I don't know much about it.
Yardım edip edemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can help.
Sen hiçbir şey bilmiyorsun.You don't know anything.
Kimse geleceği bilmiyor.No one knows the future.
Eğer hiç kimse onları bizim kadar iyi bilmiyorsa hatalarımızı kolayca unutabiliriz.We forget our faults easily if no one knows them as well as us.
Biz orada ne olduğunu bilmiyoruz.We don't know what's in there.
Nasıl tepki göstereceğimi bilmiyordum.I didn't know how to react.
Yalnızca ne diyeceğimi bilmiyorum.Simply, I don't know what to say.
Bush Afganistan'da, Irak'ta ve Guantanamo'da neler olduğunu bilmiyor.Bush doesn't know what's going on in Afghanistan, Iraq and Guantanamo.
İnterneti kullanmaya başlayıncaya kadar dünyada bu kadar çok aptal olduğunu bilmiyordum.I hadn't known there were so many idiots in the world until I started using the Internet.
Ben kesinlikle hiçbir şey bilmiyorumI know absolutely nothing.
Ben üniversite hakkında kesinlikle hiçbir şey bilmiyorum.I know absolutely nothing about university.
İlk başta bilmiyordum.At first I didn't know.
Bilmiyorum. Öğrenelim!I don't know. Let's find out!
O benim hakkımda hiçbir şey bilmiyor.She doesn't know anything about me.
Nereye gitmek zorunda olduğunu bilmiyorum.I don't know where you have to go.
"Neden?" "Neden olduğunu bilmiyorum.""Why?" "I do not know why."
Tom güven ve kibir arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't understand the difference between confidence and arrogance.
Bilmiyormuş gibi yapma. Sorumu doğru dürüst cevapla.Don't play dumb. Answer my question properly!
Tom çalışanlarına nasıl doğru davranacağını bilmiyordu.Tom didn't know how to treat his employees right.
Beni veya babamı bilmiyorsun.Eğer beni biliyorsan babamı da bilirsin.You do not know me or my Father. If you knew me, you would know my Father also.
Bugün niye böyle mutluyum bilmiyorum.I don't know why I'm so happy today.
İnternet üzerinde, kimse senin bir kedi olduğunu bilmiyor.On the internet, nobody knows you're a cat.
Lütfen bana yardım et. Ne yaptığımı bilmiyorum.Please help me. I don't know what I'm doing.
Tom nasıl araba süreceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to drive a car.
Özellikle bulutlu günleri severim, neden? Bilmiyorum.I especially like cloudy skies, why? I don't know.
Onun ne hakkında konuştuğunu bilmiyorum.I don't know what he's talking about.
Kimse gerçekten bilmiyor.No one really knows.
Tom onun yapmasını istediğin şeyi yapabilip yapamayacağını bilmiyor.Tom doesn't know if he can do what you're asking him to do.
Tom Mary'yi işe alabilir ama gerçekten kesinlikle bilmiyorum.Tom might hire Mary, but I don't really know for sure.
Tom ne zaman gitmesi gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know what time he was supposed to leave.
Tom, Mary'nin yeni evlenmiş olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had just gotten married.