Ben hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't know which is which.
Nereye gideceğimi bilmiyorum.I don't know where to go.
Otobüse nerede bineceğimi bilmiyordum.I didn't know where to get the bus.
Dorgan dachshund'u nasıl heceleyeceğini bilmiyordu.Dorgan didn't know how to spell dachshund.
Oh, seninle aynı görüşte olup olmadığımı bilmiyorum.Oh, I don't know if I agree with you.
Buraya gelmek için beni neyin motive ettiğini bilmiyorum.I don't know what motivated me to come here.
Sofra adabını bilmiyorsam gerçekten önemli değil.If I don't know the table manners, it doesn't really matter.
Son zamanlara kadar onun hakkında bir şey bilmiyordum.I didn't know about that until quite recently.
Peynirin sütten yapıldığını bilmiyor musunuz?Don't you know cheese is made from milk?
Kasabayı niçin terk ettiğini kimse bilmiyor.Nobody knows why he left the town.
Görünen o ki kimse gerçeği bilmiyor.It seems that no one knows the truth.
Gerçeği kimse bilmiyordu gibi görünüyor.It seems that no one knew the truth.
Ona ne olduğunu kimse bilmiyor.Nobody knows what has become of him.
O tür bir kişi olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were that kind of a person.
Onun Japoncaya nasıl çevrildiğini bilmiyorum.I don't know how to put it in Japanese.
Onu ne ile açacağımı bilmiyorum.I don't know what to open it with.
Onu nasıl yapmam gerektiğini bilmiyorum.I don't know how I should do it.
Hiç kimse bilmiyor.Anybody knows it.
Onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyor.He knows hardly anything about it.
Onun iyi olup olmadığını bilmiyorum.I do not know whether it is good or not.
Onun ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what it is.
Hikayenin doğru olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether the story is true or not.
Annesi oğlu hakkında ne yapacağını bilmiyordu.The mother didn't know what to do with her son.
Sözcüğün anlamını bilmiyorsan sözlüğe bakmak zorundasın.If you don't know the meaning of the word, you have to look it up in the dictionary.
Öylesine büyük bir malikhâneyi nasıl idare edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to manage that large estate.
Çocuk nasıl davranacağını bilmiyor.The boy doesn't know how to behave.
O zamana değin, gerçeği bilmiyordu.It was not until then that he learned the truth.
O zaman, ne yapacağımı bilmiyordum.I didn't know what to do then.
Kimse kazanın nasıl olduğunu kesin olarak bilmiyordu.No one knew for certain how the accident happened.
Çocuk nasıl toplama yapılacağını bile bilmiyor.The child does not even know how to add.
Gölün ne kadar derin olduğunu bilmiyorum.I don't know how deep the lake is.
Kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorsan, sözlüğe bak.If you don't know what the word means, look it up in the dictionary.
Yabancı Japoncayı hiç bilmiyordu.The foreigner didn't know Japanese at all.
Filmi izleyene kadar aktörü bilmiyordumI didn't know the actor until I saw the movie.
Konuya ilişkin hiçbir şey bilmiyorum.As regards the matter, I know nothing.
Bunun hakkında hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranmanın faydası yok.It is no use pretending you know nothing about it.
Oraya nasıl gideceğimi bilmiyorum.I don't know how to get there.
Orada olmadığım için bilmiyorum.I don't know because I wasn't there.
Herkes plan hakkında bilmiyor.Not everybody knows about the plan.
John sonraki adımda ne yapacağını bilmiyor.John doesn't know what to do next.
John işini bıraktığını eşine nasıl açıklayacağını bilmiyordu.John did not know how to explain to his wife that he had quit his job.
George'un gelip gelmediğini bilmiyorum.I don't know if George is coming.
Jane onun Kyoto hakkında bildiği kadar çok Nara hakkında bilmiyor.Jane doesn't know as much about Nara as she does about Kyoto.
Bilgisayarlar hakkında bir şey bilmiyorsanız siz gerçekten zamanın gerisindesiniz.If you don't know anything about computers, you're really behind the times.
Ben bu konuda hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing in respect of this.
Sorunun ne anlama geldiğini bilmiyorum.I don't know what the question means.
Bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorum. Sözlükten bakacağım.I don't know what this word means. I'll look it up in the dictionary.
Bu üniversitedeki bazı öğrenciler, öğretmenlerle nasıl konuşacaklarını bile bilmiyorlar.Some students in this university don't even know how to talk to teachers.
Hiçbirimiz bizim için mağazada ne olduğunu bilmiyor.None of us knows what is in store for us.
Bu dünyanın ne zaman var olduğunu bilmiyoruz.We don't know when this world came into being.
Bu köprünün tam uzunluğunu bilmiyorum.I don't know the exact length of this bridge.
Bu sembolün ne anlama geldiğini bilmiyorum.I don't know what this symbol stands for.
Bu yaz seyahat etmek istiyorum ama nereye gideceğimi bilmiyorum.I want to travel this summer, but I don't know where to go.
Böyle bir soruna değinmeden, ne yapacaklarını bilmiyorlar.Not having dealt with such a problem, they don't know what to do.
Böyle bir görevi hiç bilmiyordum.I never knew about such a duty.
Bu motosikletin kaç para olduğunu bilmiyorum.I don't know how much this motorcycle is.
Bu motorsikletin ne kadar olduğunu bilmiyorum.I don't know how much this motorcycle is.
Öyle iyi bir aşçı olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were such a good cook.
Zavallı çocuk ne yapacağını bilmiyordu.The poor boy was at a loss what to do.
Onun ne zaman geri geleceğini bilmiyorum.I do not know when she will come back.