Ben Ukraynaca bilmiyorum.I don't speak Ukrainian.
O, yaşamın anlamını bilmiyor.He doesn't know the meaning of life.
Nereye bakmam gerektiğini bilmiyorum.I don't know where I should look.
O onu nerede arayacağını bilmiyor.She doesn't know where to look for him.
O ağacın gerçek olup olmadığını bilmiyor.He doesn't know if that tree is real.
O hiçbir şey bilmiyor.He doesn't know anything.
Bir kedim olduğunu bilmiyor.He doesn't know that I have a cat.
Ben onun ne kadar süreceğini bilmiyorum.I don't know how long it'll last.
Hiç kimse geleceği bilmiyor.Nobody knows the future.
Patatesler hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about potatoes.
Onlar onunla ne yapacaklarını bilmiyorlardı.They didn't know what to do with him.
Eve giden yolu bilmiyorum.I don't know the way home.
Arkadaşlarım nerede olduğumu bilmiyor.My friends don't know where I am.
Senin hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about you.
Ailen hakkında çok şey bilmiyorum.I don't know much about your family.
Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun.You don't know anything about me.
Gelecek hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about the future.
Kimse ne olduğunu bilmiyor.No one knows what happened.
Nereye döneceğimi bilmiyorum.I don't know where to turn to.
Senin gerçek adını bilmiyorum.I don't know your real name.
Toplantı odasının kapısını kilitlemenin mümkün olduğunu bilmiyordum.I didn't know that it was possible to lock the door of the meeting room.
Ben neler olduğunu bilmiyorum.I don't know what's going on.
Onu bilmiyorsunuz.You don't know that.
Biz gerçekten herhangi bir şey bilmiyorduk.We really didn't know anything.
Üzgünüm, Esperanto cevap vermek için hâlâ yeterince bilmiyorum.Sorry, I still don't know enough to reply in Esperanto.
Bana ne olduğunu artık ben bile bilmiyorum.I don't even know what's happening to me anymore.
Hiç kimse gerçekten ne olduğunu bilmiyor.No one really knows what's going on.
Ne cevap vereceğimi bilmiyorum.I don't know what to answer.
Bunu içemiyorum. Bunun ne olduğunu bilmiyorum.I cannot drink this. I don't know what it is.
Denize atlayamam. Nasıl yüzeceğimi bilmiyorum.I cannot jump to the sea. I don't know how to swim.
Koç en uzun boylu öğrencinin kim olduğunu bilmiyor.The coach doesn't know who the tallest student is.
Bu kelimeyi sözlükte bakamam. Arap alfabesini bilmiyorum.I cannot search this word in the dictionary. I don't know the Arabic alphabet.
Tom Hollandaca konuşuyor! Onun bu dili bildiğini bilmiyordum.Tom is speaking in Dutch! I didn't know he knew this language.
Onun öldüğünü bilmiyordum.I didn't know he was dead.
Bunun için ne söyleyeceğimi ben bile bilmiyorum.I do not even know what to say to that.
Tren tarifesini bilmiyorum, benim için öğrenebilir misiniz?I do not know the train schedules, could you find out for me?
Sebebini hiç kimse bilmiyor.No one knows the cause.
Japonca dilbilgisinde kimin en yüksek otoriteye sahip olduğunu bilmiyorum.I don't know who has the highest authority in Japanese grammar.
O iyi ve kötü arasındaki farkı nasıl söyleyeceğini bilmiyor.She doesn't know how to tell the difference between good and evil.
Ebeveynlerim bilmiyor.My parents don't know.
Bunun aşk olup olmadığını bilmiyorum.I do not know if it is love.
Onun ebeveynlerinin yarın gelip gelmeyeceklerini bilmiyorum.We don't know if her parents will come tomorrow or not.
Masanın üstünde bir not buldum ama kimden olduğunu bilmiyorum.I found a note on the table, but I don't know who it's from.
Almanya'da olduğunu kimse bilmiyordu.Nobody knew that you were in Germany.
Almanya hakkında herhangi bir şey bilmiyor.He doesn't know anything about Germany.
Birçok söylentinin aksine, ben her şeyi bilmiyorum.In contrast to many rumours, I don't know everything.
Hiç kimse yeni bir araba aldığımı bilmiyor.Nobody knows that I have bought a new car.
Kalmam ya da koşmam gerekip gerekmediğini bilmiyorum.I don't know if I should stay or run.
Bir kız arkadaşın olduğunu bilmiyordu.I didn't know you had a girlfriend.
Bir erkek arkadaşın olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a boyfriend.
Bir kedin olduğunu bilmiyordum.I didn't know you had a cat.
Mary'nin Tom'un annesi olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Mary was Tom's mother.
Ben Almancanın sözdizimini çok iyi bilmiyorum.I don't know very well German syntax.
Ben Almanca bir kelime bilmiyorum.I don't know a word in German.
Korkunun ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what fear is.
Nedenini bilmiyorum.I don't know why.
Ne istediğimi bilmiyorum.I don't know what I want.
Kimse ülkemi bilmiyor.Nobody knows my country.
O sektörü bilmiyorum.I don't know that sector.
Onun bu gece gelip gelemeyeceğini bilmiyorum.I don't know if he can come tonight.