Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmesi ile cümle

bilmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Când toți ştim totul, suntem cam forţaţi de tehnologie să devenim Buddha sau aşa ceva, să fim iluminaţi.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.이 모든 상황을 간파할 때 부처님이 되고 깨달음을 얻으려면 과학기술이 필요하다는 결단을 내리게 됩니다.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Se todos soubermos tudo, somo forçados pela tecnologia a tornarmo-nos budas ou iluminados, ou algo parecido.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Wij weten allemaal alles en worden zowat gedwongen door onze technologie om boeddha's te worden.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Нам, хто знає все, кого наче поневолили технології, стати Буддами чи чимось, означає просвітлитися.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.וכאשר אנחנו נהפוך ליודעי כל, ייווצר מצב בו הטכנולוגיה תתבע מאיתנו להיהפך לבודהה או משהו, להפוך למוארים.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.مع كون جمعنا نعرف كل شيء, جميعنا ترغمنا التكنولوجيا ان نكون بوذا أو شيء من هذا القبيل, ان نصبح جميعنا مستنيرين
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.仏陀か何かのように、悟りを得るのです。 そしてもちろん、そうなると私たちは皆深く落胆するでしょう。
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Chcę, abyście wszyscy wiedzieli, że uważam ten świat za miejsce, w którym warto żyć.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.És szeretném, ha tudnák, hogy azt hiszem érdemes ezen a világon élni.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Ik wil dat jullie allemaal weten dat de wereld volgens mij een plek is waar het goed leven is.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Je veux que vous sachiez tous que je pense que le monde est un endroit où ça vaut la peine de vivre.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.여러분 모두에게 말씀드리고 싶은 건 세상은 참 살 만한 곳이라는 거죠.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Quiero que todos ustedes sepan que yo pienso que el mundo es un lugar donde vale la pena vivir.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Voglio che sappiate che il mondo è un posto degno dove vivere.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Vreau să ştiţi toţi că eu cred că lumea este un loc unde merită să trăieşti.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Искам да кажа на всички ви, че светът е място, където си струва да се живее.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.Я хочу, чтобы вы все знали, я думаю, что мир — это место, заслуживающее жизни.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.אני רוצה שכולכם תדעו שאני חושב שהעולם הוא מקום ששווה לחיות בו.
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.اود ان تعلموا جميعا انني اعتقد ان العالم مكان يستحق ان يعاش
Hepinizin bilmesini istiyorum dünya yaşamaya değer bir yer.世の中は生きていく価値のある場所だってことです みなさんを信じています
İnsanların bilmesi ve bilmemesi gereken şeyler vardır. Neden bunların hepsini anlatıyoruz?S'ils veulent fouiller, pourquoi voudraient-ils savoir ce genre de choses ?
İnsanların bilmesi ve bilmemesi gereken şeyler vardır. Neden bunların hepsini anlatıyoruz?هناك اشياء يمكن الكشف عنها واشياء لا
İnsanların bilmesi ve bilmemesi gereken şeyler vardır.Vannak dolgok, amit tudniuk kell és van amit nem.
İnsanların bilmesi ve bilmemesi gereken şeyler vardır.Υπάρχουν πράγματα που ο κόσμος πρέπει να τα ξέρει και πράγματα που δεν πρέπει!
İnsanların bunu bilmesi lazım.Este es el profesor de la Universidad de Columbia Dickson Despommier.
İnsanların bunu bilmesi lazım. Gerçekten bilmeleri lazım.La gente dovrebbe saperlo oggi dovrebbe davvero saperlo.
İnsanların bunu bilmesi lazım. Gerçekten bilmeleri lazım.Les gens devraient le savoir, ils devraient vraiment.
İnsanların bunu bilmesi lazım. Gerçekten bilmeleri lazım.Orang harus tahu itu, mereka benar-benar harus tahu.
İnsanların bunu bilmesi lazım. Gerçekten bilmeleri lazım.Und das müssten die Leute wissen, das müssten die Leute wissen.
İnsanların bunu bilmesi lazım. Gerçekten bilmeleri lazım.Хората трябва да знаят това, наистина трябва.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.A přikázal jim pilně, aby žádný o tom nezvěděl. I rozkázal jí dáti jísti.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.A veľmi im prikázal, aby sa toho nikto nedozvedel. A povedal, aby jej dali jesť.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Él les mandó estrictamente que nadie lo supiese y ordenó que le diesen a ella de comer
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Então ordenou-lhes expressamente que ninguém o soubesse; e mandou que lhe dessem de comer.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Gesù raccomandò loro con insistenza che nessuno venisse a saperlo e ordinò di darle da mangiare
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.In zapove jim strogo, da nihče ne zve tega, in naroči, naj ji dado jesti.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Isus le -a poruncit cu tărie să nu ştie nimeni lucrul acesta; şi a zis să dea de mîncare fetiţei.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Ja hän kielsi ankarasti heitä antamasta kenellekään tietoa tästä ja käski antaa tytölle syötävää.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.예수께서 이 일을 아무도 알지 못하게 하라고 저희를 많이 경계하시고 이에 소녀에게 먹을 것을 주라 하시니라
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Ngài cấm ngặt chúng đừng cho ai biết sự ấy , và truyền cho đứa trẻ ăn .
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Ngài cấm ngặt chúng đừng cho ai biết sự ấy, và truyền cho đứa trẻ ăn.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Og han bød dem meget, at ingen måtte få dette at vide; og han sagde, at de skulde give hende noget at spise.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Og han bød dem strengt at ikke nogen skulde få dette å vite; og han sa at de skulde gi henne noget å ete.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Õ pedig erõsen megparancsolá nékik, hogy ezt senki meg ne tudja. És mondá, hogy adjanak annak enni.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Tedy im przykazał wielce, aby tego nikt nie wiedział, i rozkazał, aby jej dano jeść.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Und er verbot ihnen hart, daß es niemand wissen sollte, und sagte, sie sollten ihr zu essen geben.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.Και παρηγγειλεν εις αυτους πολλα να μη μαθη μηδεις τουτο και ειπε να δοθη εις αυτην να φαγη.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.И много им заръча, никой да не узнае това; и заповяда да й дадат да яде.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.И Он строго приказал им, чтобы никто об этом не знал, и сказал, чтобы дали ей есть.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.І пильно наказав їм, щоб ніхто не довідав ся про се; й казав дати їй їсти.
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.ויזהר אותם מאד שלא יודע הדבר לאיש ויאמר לתת לה לאכול׃
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.فاوصاهم كثيرا ان لا يعلم احد بذلك. وقال ان تعطى لتأكل
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.耶 穌 切 切 的 囑 咐 他 們 、 不 要 叫 人 知 道 這 事 . 又 咐 咐 給 他 東 西 喫
İsa, ‹‹Bunu kimse bilmesin›› diyerek onları sıkı sıkıya uyardı ve kıza yemek verilmesini buyurdu.耶穌切切 的 囑咐 他 們 、 不 要 叫人 知道 這事.又咐咐給 他 東西喫
İşverenin hangi niteliklerinizi, bilgi ve becerilerinizi bilmesinin önemli olduğunu düşünün.Fundera på vad arbetsgivaren bör veta om dina färdigheter och ditt kunnande.
İşverenin hangi niteliklerinizi, bilgi ve becerilerinizi bilmesinin önemli olduğunu düşünün.Mieti, mitä työnantajan olisi tärkeää tietää taidoistasi ja osaamisestasi.
İşverenin hangi niteliklerinizi, bilgi ve becerilerinizi bilmesinin önemli olduğunu düşünün.Piense qué es importante que sepa el empleador sobre su formación y sus capacidades.
İşverenin hangi niteliklerinizi, bilgi ve becerilerinizi bilmesinin önemli olduğunu düşünün.Réfléchissez à ce qu’il serait bon que l’employeur sache de vos compétences et aptitudes.
İşverenin hangi niteliklerinizi, bilgi ve becerilerinizi bilmesinin önemli olduğunu düşünün.Подумайте над тем, что работодателю важно знать о ваших навыках и умениях.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod