Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Tudtotokra adom pedig atyámfiai, hogy az az evangyéliom, melyet én hirdettem, nem ember szerint való;
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.U moet weten, broeders, dat het goede nieuws dat ik bekendmaak, niet door mensen is bedacht.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Vi dichiaro dunque, fratelli, che il vangelo da me annunziato non è modellato sull'uomo
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Αλλα σας γνωστοποιω, αδελφοι, οτι το ευαγγελιον το κηρυχθεν υπ' εμου δεν ειναι ανθρωπινον
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.а друг от апостолите не видях, освен Якова, брата Господен.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Возвещаю вам, братия, что Евангелие, которое я благовествовал, не есть человеческое,
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.Звіщаю ж вам, браттє, що благовістє, благовіщене від мене, не єсть по чоловіку.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.אבל מודיע אני אתכם אחי כי הבשורה אשר בשרתי לא לפי דרך אדם היא׃
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.واعرّفكم ايها الاخوة الانجيل الذي بشرت به انه ليس بحسب انسان.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.弟 兄 們 、 我 告 訴 你 們 、 我 素 來 所 傳 的 福 音 、 不 是 出 於 人 的 意 思
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.弟兄們 、 我 告訴 你 們 、 我 素來所傳 的 福音 、 不 是 出 於人 的 意思
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.A chcę, bracia! abyście wiedzieli, iż to, co się ze mną dzieje, na większe pomnożenie Ewangielii wyszło.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.A chcem, aby ste vedeli, bratia, že to, čo sa so mnou dialo, napokon bolo viac na prospech evanjelia,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Chciť pak, bratří, abyste věděli, že to pokušení, kteréž mne obklíčilo, k většímu prospěchu evangelium přišlo,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Desidero che sappiate, fratelli, che le mie vicende si sono volte piuttosto a vantaggio del vangelo
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Hỡi anh em, tôi muốn anh em biết rằng điều xảy đến cho tôi đã giúp thêm sự tấn tới cho đạo Tin Lành,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Hỡi anh_em , tôi muốn anh_em biết rằng điều xảy đến cho tôi đã giúp thêm sự tấn_tới cho đạo Tin_Lành ,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Jeg vil at I skal vite, brødre, at det jeg har oplevd, heller har tjent til evangeliets fremme,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Je veux que vous sachiez, frères, que ce qui m`est arrivé a plutôt contribué aux progrès de l`Évangile.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.형제들아 나의 당한 일이 도리어 복음의 진보가 된 줄을 너희가 알기를 원하노라
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Men jeg vil, I skulle vide, Brødre! at mine Forhold snarere have tjent til Evangeliets Fremme,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Tudtotokra akarom pedig adni, atyámfiai, hogy az én dolgaim inkább elõmenetelére lõnek az evangyéliomnak;
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Vreau să ştiţi, fraţilor, că împrejurările în cari mă găsesc, mai degrabă au lucrat la înaintarea Evangheliei.
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Želim pa, da spoznate, bratje, da je pripomoglo še bolj v prospeh evangeliju to, kar me je zadelo,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Θελω δε να εξευρητε, αδελφοι, οτι τα συμβαντα εις εμε συνετρεξαν μαλλον εις προοδον του ευαγγελιου,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Желаю, братия, чтобы вы знали, что обстоятельства мои послужили к большему успеху благовествования,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.Хочу ж, щоб ви, браттє, зрозуміли, що те, що сталось менї, більш на користь благовістя вийшло,
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.והנני מודיע אתכם אחי כי אשר מצאתני היתה אך ליתרון הבשורה׃
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.ثم اريد ان تعلموا ايها الاخوة ان اموري قد آلت اكثر الى تقدم الانجيل
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.弟 兄 們 、 我 願 意 你 們 知 道 、 我 所 遭 遇 的 事 、 更 是 叫 福 音 興 旺
Kardeşler, şunu bilmenizi isterim: Başıma gelenler daha çok Müjdenin yayılmasına yaramıştır.弟兄們 、 我願意 你 們 知道 、 我 所 遭遇 的 事 、 更是 叫 福音 興旺
Öylesine matris çarpımı yapmamanızı, bu çarpımların anlamını bilmenizi istiyorum. -اذاً انت لا تفعل فقط بعض --نواتج مصفوفة - مصفوفة يمكن ان تكون مملة، لكنكم الآن تعرفون ما
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .A předtím, než vám to vysvětlím, chci, abyste si uvědomili, že tohle je pouze definice.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .Avant de donner des explications, je veux que vous réalisiez que ceci est une définition.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. . Bilmiyorum.Det her fungerer som en definition. .
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .En voor dat ik je de intuïtie geef, moet je je realiseren dat het eigenlijk een definitie is.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .E prima che te ne dia l'intuizione voglio che tu capisca è davvero solo una definizione.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .És mielőtt ihletet adnék a miértre, szeretném ha tudnátok, hogy ez valójában csak egy definíció.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .Ja ennen kuin annan sinulle selityksen haluan sinun tajuavan että tässä on kyse määritelmästä.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .설명하기 전에 이것은 수학적 정의임을 알아두시기 바랍니다
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .Y antes de darles la ayuda, quiero que noten que esto, en realidad, es una definición
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .И преди да ви споделя интуицията, искам просто да осъзнаете, че това е наистина определение.
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .وقبل اعطاؤكم هذه البداهة اريدكم ان تدركوا ان هذا تعريف
Size bilgi vermeden önce, bunun sadece bir tanım olduğunu bilmenizi istiyorum. .この定義を はっきりしましょう
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimDebería saber que tengo órdenes de arrrestarlo.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimDeve sapere che mi e' stato ordinato di arrestarla.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimMěl byste vědět, ľe jsem dostal rozkaz Vás zatknout.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimMi s-a ordonat să te arestez.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimRozkazano mi aresztować pana.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimΣας ενημερώνω πως με διέταξαν να σας συλλάβω.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimСтавлю в известность, что мне приказано арестовать вас.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterim私の政府は、あなたの計画はカナダ憲法の違反になると考えています。
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Allora, devo proprio dirvi che non uscirà sul mercato, è solo un'idea.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Așa că vreau să știți că nu va fi disponibil este doar un concept.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Así que sólo quiero informarles de que no está verdaderamente a la venta, sólo es una idea.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Donc, je voulais juste que vous le sachiez, ça ne sortira pas vraiment, c'est juste un concept.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Helaas nooit, het is maar een concept.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.그래서 알려드리고 싶은 것은, 실제로 출시되지는 않을 것입니다. 컨셉트만 있는 것이죠.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Więc chciałem tylko poinformować, że to właściwie nie wchodzi, to po prostu pomysł.
Şunu bilmenizi isterim ki, piyasaya çıkmıyor, sadece tasarım.Затова само исках да ви кажа, че всъщност не излиза тогава, само идеята.