Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmeme ile cümle

bilmeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Les participants aux réunions ne savent pas quand ils pourront retourner à ce qu'ils ont laissé à leur bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Los asistentes a las reuniones no saben cuándo volverán a la tarea que dejaron en su escritorio.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Mensen in vergaderingen weten niet wanneer ze naar het werk terug kunnen dat ze achterlieten op hun bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Người tham gia các cuộc họp không biết khi nào họ được quay lại với công việc mà họ đang bỏ dở.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Prezentii la sedinte nu stiu cand se vor intoarce la treburile pe care le-au lasat la birou.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Quem vai a reuniões não sabe quando é que volta à tarefa que deixaram na sua secretária.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Účastníci schůze nevědí, kdy se dostanou zpět k úkolu, na kterém pracovali předtím.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Uczestniczący w zebraniach nie wiedzą, kiedy będą mogli powrócić do zadań, które zostawili na swoich biurkach.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Присъстващите не знаят кога ще могат да си продължат текущите задачи които са започнали вече.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Учасники нарад не знають, коли вони повернуться до завдань, над якими працювали за своїм столом.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Участники встреч не знают, когда им удастся вернуться к работе, от которой они отрываются.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.המשתתפים בישיבות לא יודעים מתי יוכלו לחזור למטלה אותה השאירו על שולחנם.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.حاضرو الإجتماع لا يعلمون متى سيرجعون إلى المهمة التي تركوها خلفهم في المكتب.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.仕事に戻れるか知りません それは良くないですよね
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.A spus, a spus, a spus, nu putem, nu putem lăsa pe nimeni să afle,
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Él dijo, él dijo, él dijo, no podemos, no podemos, dejar que nadie descubra esto.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Hắn cứ bảo chúng ta không thể, không thể để ai biết được chuyện này
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Hij zei, hij zei, hij zei, niemand, niemand mag hier achter komen.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Il a dit, il a dit, il a dit qu'on ne pouvait laisser personne savoir ce qui s'était passé.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.그는 말했고, 그는 말했고, 그는 말했어요. 우리는 아무도 이것에 대해 알지 못하게 해야 한다고요.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Lui ha detto, ha detto, ha detto, non possiamo, non possiamo farlo sapere a nessuno.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.On wtedy do mnie mówi, że nie możemy pozwolić, żeby ktoś się o tym dowiedział, że muszę mu pomóc.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Он сказал, сказал, сказал мы не можем, не можем чтобы кто-то узнал.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.Той каза, той каза, той каза не можем, не можем да оставим никой да разбере за това.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.הוא אמר, הוא אמר, אסור, אסור שאף אחד יגלה.
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu.قال, قال, قال ليس بإمكننا ان نترك اية احد ليعرف ماحدث
Ve dedi ki, dedi ki, dedi ki, hiç kimse, hiç kimsenin bilmemesi gerekiyor bunu."この事は誰にも知られないように しなくしゃいけない" "助けてくれるよな"って彼が言うから "わかってる" 言ったの
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.세계의 문맹율도 절반정도에서 약 1/4정도로 내려갔지요.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.A iliteracia desceu, de metade para um quarto da população mundial.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Analfabetisme is afgenomen, van de helft naar ongeveer een kwart van de wereldbevolking.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Az írástudatlanok aránya a Föld lakóinak feléről a negyedére csökkent.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Dan jumlah orang yang buta huruf turun dari separuh menjadi seperempat penduduk Bumi.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Der Analphabetismus ging zurück, von der Hälfte auf unter ein Viertel der Weltbevölkerung.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.E l'analfabetizzazione è diminuita, da metà a circa un quarto delle persone sulla terra.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Et l'analphabétisme a régressé, de la moitié au quart de la population mondiale.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Lukutaidottomuus on vähentynyt puolesta maailman väestöstä noin neljännekseen.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Miera negramotnosti klesla z polovice na asi štvrtinu populácie.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Míra negramotnosti se snížila z poloviny na čtvrtinu obyvatelstva na Zemi.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Şi analfabetismul a scăzut, de la jumătate la aproape un sfert din oamenii planetei.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Spada analfabetyzm, z 50% do 25% populacji.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Và tình trạng mù chữ cũng đã giảm xuống, từ một nửa xuống còn một phần tư dân số thế giới.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Y el analfabetismo ha disminuído, de la mitad a alrededor de un cuarto de la población.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Ο αναλφαβητισμός μειώθηκε από το μισό στο 1/4 του πληθυσμού της Γης.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.А грамотността е спаднала от половината, до около четвърт от хората на земята.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.Із половини населення Землі, лише чверть залишається неграмотною.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.והבורות פחתה, מכ-½ מהאוכלוסייה לכדי כ- ¼ מאוכלוסיית כדור הארץ.
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.وإنخفضت الأميّة ، من النصف الى ربع السكان على الأرض .
Ve okuma-yazma bilmeme azaldı, dünyadaki insanların yarısından dörtte birine indi.新しい機会がイノベーションや発展に向けた
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.E enquanto vocês não gostam de todos eles, a chave é, eles não podem nunca, nunca saber.
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.Et même si vous ne les aimez pas tous, la clé est, ne jamais leur faire savoir.
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.Nie mogą o tym wiedzieć. Nauczyciele stali się wspaniałymi aktorami
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.Y aunque a usted no le gusten todos, la clave esta en que, ellos nunca nunca pueden saberlo.
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.І поки ви не любитимете їх всіх, суть в тому, щоб вони ніколи не дізнались про це.
Ve siz o çocukların hepsini sevmiyorken.. ... asıl nokta şu, bunu asla ama asla bilmemeliler.ואף שלא תאהבו את כולם, המפתח הוא, שהם לעולם, לעולם לא יוכלו לדעת את זה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod