Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.Odločil sem se namreč, da ne bom vedel kaj drugega med vami razen Jezusa Kristusa in tega na križ razpetega.
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.Porque me propuse no saber nada entre vosotros, sino a Jesucristo, y a él crucificado
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.Porque nada me propus saber entre vós, senão a Jesus Cristo, e este crucificado.
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.thi jeg agtede ikke at vide noget iblandt eder uden Jesus Kristus og ham korsfæstet;
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.Διοτι απεφασισα να μη εξευρω μεταξυ σας αλλο τι ειμη Ιησουν Χριστον, και τουτον εσταυρωμενον.
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.Бо я надумавсь, не знати нічого між вами, тільки Ісуса Христа, та й Його рознятого.
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.ибо я рассудил быть у вас незнающим ничего, кроме Иисуса Христа, и притом распятого,
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.כי לא חשבתי לדעת בתוככם דבר בלתי אם ישוע המשיח והוא הנצלב׃
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.لاني لم أعزم ان اعرف شيئا بينكم الا يسوع المسيح واياه مصلوبا.
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.因 為 我 曾 定 了 主 意 、 在 你 們 中 間 不 知 道 別 的 、 只 知 道 耶 穌 基 督 、 並 他 釘 十 字 架
Aranızdayken, İsa Mesihten ve Onun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım.因為 我 曾 定了 主意 、 在 你 們中間 不知道 別 的 、 只 知道 耶穌基督 、 並 他 釘十字架
Aşkı bilmemeliydim, fakat artık kalbin dilini kontrol ettiğinde bilmiş oluyorsun.Jeg har måske ikke kendt til kærlighed,
Aşkı bilmemeliydim, fakat artık kalbin dilini kontrol ettiğinde bilmiş oluyorsun.でも これだけは分かります 自分の心に従うことです
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Állítólag senki sem tudta, hogy tulajdonképpen bombákat terveznek.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.A nikt nie miał wiedzieć, że w rzeczywistości projektują bomby.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Chẳng ai biết họ đang thiết kế bom.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu. Hidrojen bombası tasarlıyorlardı.Personne n'était sensé savoir qu'ils étaient en train de faire des bombes.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.그래서 아무도 실제로 폭탄을 제조하고 있다는 것을 몰랐습니다.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Niemand sollte also wissen, dass sie eigentlich Bomben entwarfen.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Quindi nessuno doveva sapere che stavano realizzando bombe.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Se suponía que nadie supiese que estaban diseñando bombas.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Şi nimeni nu trebuia să ştie că de fapt lucrau la proiectarea bombelor.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Ze ontwerpen waterstof bommen. Maar iemand in het logboek,
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Κανείς δεν έπρεπε να ξέρει οτι στην πραγματικότητα σχεδίαζαν βόμβες
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Никто не должен был знать, что они разрабатывают бомбу.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Ніхто не повинен був знати, що вони розробляють бомбу.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Но никой от тях не е трябвало да знае, че всъщност са проектирали бомби.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu..אף אחד לא היה אמור לדעת שהם בעצם תכננו פצצות
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.فلم يكن من المفترض أن يعرف أحد أنهم يصممون قنابل
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.水爆開発に使われていました しかしある夜更けに
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Bạn có thể sẽ ngạc nhiên vì chúng ta chẳng cần biết gì nhiều.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Het kan je verrassen dat we echt niet heel veel moeten weten.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.많이 알 필요 없다는 것을 알게 된다면 놀랄지도 모르겠군요.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Może was zaskoczyć fakt, że nie musimy wiedzieć zbyt wiele.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Můžete být překvapeni, že toho nepotřebujeme moc.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Sarete sorpresi di sapere che in realtà non abbiamo bisogno di molte informazioni.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Se sorprenderán al descubrir que no necesitamos saber mucho.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Sie werden wahrscheinlich überrascht sein, wenn ich sage, dass wir nicht viel wissen müssen.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Veţi fi surprinşi să aflaţi că nu trebuie să ştim prea multe.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Vous serez surpris de savoir que nous n'avons pas besoin de grand-chose.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Вы можете удивиться, как мало нам нужно.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.Може да сте изненадани да откриете, че не е нужно да знаем много.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.בוודאי תופתעו לגלות שאנחנו לא צריכים לדעת כל כך הרבה.
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.لعلكم تندهشون عندما تعرفون أننا لا نحتاج أن نعرف الكثير .
Aslında çok da bilmemiz gerekmediğini görünce şaşırabilirsiniz.知らなければならないのは
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Var det det? Det nytter ikke, Rainsford. Han vil ikke fortælle.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Apakah itu? Tidak ada gunanya, Rainsford. Dia tidak akan memberitahu.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Bolo to tak? Nemá to zmysel, Rainsford. On nepovie.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Czy o to chodzi? To nie ma sensu, Rainsford. Nie powie.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Era così? È inutile, Rainsford. Lui non lo dirà.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Là nó? Nó không sử dụng, Rainsford. Ông sẽ không nói cho.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ne bo tudi vam videli njegova trofeja sobo ... dokler dobi pripravljen za vas na lov na velikih whatsit.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Neukáže ti ani jeho místnost s trofejemi, dokud nebude připravený vzít tě s sebou na lov.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Oliko tuo se? Ei kannata, Rainsford. Hän ei kerro.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ő nem is láthasson a trófea terem ... Míg ő lesz kész arra, hogy Önt a vadászat a nagy whatsit.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Var det det? Det är ingen idé, Rainsford. Han kommer inte berätta.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Vous ne la verrez qu'au moment de partir avec lui à la chasse du gibier mystérieux
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ήταν ότι; Δεν είναι καμία χρήση, Rainsford. Δεν θα σας πω.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Це марно, Рейнсфорд. Він не скаже.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Это бесполезно, Рейнсфорд. Он не скажет.