Ama Clara bilmemektedir.Mẹ há chẳng biết rõ rồi hay sao.
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.Bà ấy không hề ngốc, Nếu bạn hiểu tôi đang nói gì.
Bir kere noel babanın tam olarak ne olduğunu bilmemektedir!Cuối cùng họ cũng hiểu được Lễ Giáng sinh thực sự là gì.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.Hà Nhậm Đại mất năm nào không rõ.
Hıçkıdık ondan hoşlanmaktadır ama o bunu bilmemektedir.Frank không thích ý tưởng đó nhưng vẫn quan tâm.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.3年前以前の記憶がない。
Ancak bunu kendisi bile bilmemektedir.ただし本人にその自覚はない。
Annesinin ve babasının trafik kazasında öldüğünü sanmakta ve hiçbir gerçeği bilmemektedir.両親を交通事故で失っており、ほとんどその記憶がない。
Mime bu soruya cevabı bilmemektedir.残りはこの質問に回答しなかった。
Askerlik tekniğini yeteri kadar iyi bilmemeleri, dağınık, düzensiz olarak mücadele etmeleri.戦法の技術を十分に身に着けずに、分裂し無秩序の状態で闘争を行ったこと。
Sağlık ve çevre etkilerini ele alabilmemiz için nano yapılar arasındaki farkı bilmemiz lazım.ナノ材料が健康や環境に与える影響を論じるには、次の2種類のナノ構造体を区別する必要がある。
Soru soranın cevabı bilip bilmemesi durumunu kontrollü olarak değiştirmek.質問者が質問の答えをあらかじめ知っているかどうかを変える。
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...しかし、彼女が自分の娘であることは知らない。
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.それがどうなるかは誰にも分かりません。
Gücünü çok iyi bilmemektedir.その力は計り知れない。
Leo Valdez: Kampa geldiğinde babasının kim olduğunu bilmemektedir.遠藤が行った近辺調査では、父親は不明。
İşin ilginç yanı kendisi de konuştuğu kişinin kim olduğunu bilmemektedir.「我々は、自分が話している相手がどのような人物であるかさえ、無知なのだ。
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.この物体が何であるかは、パルニア氏のみが知っている。
Halkın % 98'i okuryazar geriye kalan % 2'si ise okuma yazma bilmemektedir.そうならないためには国民の1ないし2パーセントが文語を読み書きすることができなければならない。
Neden bilmem ama tanıştığımızdan beri hiç yabancı gibi gelmedi.なぜだろう、初めて会ったときから、他人という感じがしないんだよね。
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.三天内不知去向。
Bu fenomen hakkında halen bilim insanları pek fazla şey bilmemektedir.科學家對這一元素所知甚少。
Kimse bu sembolün ne anlama geldiğini bilmemektedir .大多数人甚至不知道这个符号代表什么。
Muhammed "Ben okuma bilmem." dedi.周祖培曾說他“能读书而不能做官”。
Ancak bunu kendisi bile bilmemektedir.當然,她本身是並不知情的。
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.这个世界不会再知道实际发生了什么,包括我的动机。
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.最初,沒有人能夠了解爆炸的嚴重程度。
Ama kostümün bir simbiyot olduğunu bilmemektedir.因沒有穿著制服,所以徽章不明。
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.沒人知道到底是怎麼一回事。
Ancak Sun babasının bu yönünü bilmemektedir.當然比爾並不知道那個孩子是他的。
Eğitimsizlik kaynaklı nedenlerle esas kimliklerini bilmemektedirler.还有一些谁都不确定的确切来源的气味。
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.얼마나 많은 사람들이 죽었는지는 알려져 있지 않다.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.3년 전부터 거주한 것으로 알려졌다.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.이를 어기면 무슨 일이 벌어질지 아무도 모른다고 합니다.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.아무도 왜 그런지는 몰라요.
Onu bunu bilmem!어머나, 그런 줄 몰랐구나!
Mime bu soruya cevabı bilmemektedir.나는 그 질문에 대답할 수 없습니다.
Bir kere noel babanın tam olarak ne olduğunu bilmemektedir!따라서 그의 생일이 언제인지 정확히 알 수 없다.
Ancak bunu kendisi bile bilmemektedir.하지만 그는 아직 알지 못한다.
Nemorino bilmemektedir, ama bu ilaç şişesi sadece ucuz şarap ihtiva etmektedir.식혜는 엿기름에 삭혀 알코올이 없으나, 감주는 누룩으로 발효해 알코올 성분이 조금이나마 있다.
İnsanların bazı şeyleri bilip, bazılarını bilmemeleri ve hem bilgin, hem cahil olmaları mümkün değildir.어떤 사람이 그것(신의 존재 여부)을 아는 것도 불가능하고 계시 혹은 인식조차 불가능하다.
"Bana neden cimri diyor bilmem".“옹기는 왜 배불뚝이일까”.
Ancak kimse anlamını bilmemektedir.איש לא מבין את כוונתו.
Uga, Zaldabar'ın bir ikiz kardeşi olduğunu bilmemektedir.מתאו מגלה שלאווה יש אחות תאומה.
Hiçbiri uçak kullanmayı bilmemektedir.אני לא יודע כיצד להטיס מטוס.
Laurence onun ailesi hakkında hiçbir şey bilmemektedir.אסטבן אינו יודע דבר על הוריו.
Bu anlamda, “kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. ”וכי ״זכות הציבור לדעת, כשמה כן היא.
Muhammed "Ben okuma bilmem." dedi.או כהצהרה "אינני יודע לקרוא".
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Около 74 % от населението може да чете и пише.
Bardem araba kullanmayı bilmemekte ve kendini sıkça sanatçı olarak değil,"işçi" olarak tanımlandırmaktır.Също така, Хаус често пие ликьор, когато не е на работа, и се определя като „голям пияч“.
Neredeyse kimse Türkçe ismini pek bilmemektedir, eski ismiyle anılmaktadır.Повечето от тези имена са испански, тъй като техните оригинални имена не са известни.
İyi olduğunu bilmem gerekiyordu.Беше необходимо да знам, че е добре.
Mime bu soruya cevabı bilmemektedir.Teško je dokučiti odgovor na to pitanje.
Fakat ondan aldığını en başta bilmemektedir.U početku nisu znali što su otkrili.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Samo 20% od ukupnog stanovništva znalo je čitati i pisati.
Pazartesi ve Salı günleri, ünlülerin yarıştığı, Ben Bilmem Eşim Bilir Ünlüler başlamıştır.Zbog posta i pokorničkog obilježja srijede i petka, na te se dane ne slave svetački spomendani.
Şair, hiç okuma ve yazma bilmemektedir.U svijetu ima mnogo čega o čemu ne možeš saznati ako ne znaš čitati i pisati.
Ancak nasıl bir plan yapacağını bilmemektedir.Ale nikomu nepovie, čo plánuje robiť.
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.Celý týždeň som o tom nepremýšľala.
Hiçbiri uçak kullanmayı bilmemektedir.No žiaden z nich nie je schopný letu.