Hakkında hiçbir şey bilmediğim Geometri çok sıkıcı bir konu gibi görünüyor.Geometry, about which I know nothing, seems like a very dull subject.
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Otobüsten nerede ineceğimi bilmediğim için sürücüye sordum.Not knowing where to get off the bus, I asked the driver.
Ne yapacağımı bilmediğim için yardım istedim.Not knowing what to do, I asked for help.
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Soruyu nasıl cevaplayacağımı bilmediğimde, o bana bir ipucu verdi.When I didn't know how to answer the question, he gave me a hint.
O, bana Tom'un adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew Tom's address.
Bana onun adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew her address.
Ben neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?You think I don't know what's going on?
Ana karakter adını bilmediğimiz bir adam.The main character is a man whose name we do not know.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Bilmediğimi biliyorum.I know that I do not know.
Onlar bize filmin ne zaman başladığını bilip bilmediğimizi sordular.They asked us if we knew when the movie started.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
Bilmediğim insanların e-maillerini cevaplamam.I never answer email messages from people I don't know.
Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar.What do they know that we don't?
Başladığımızda bilmediğimiz şeyler vardı.When we started out, there were things we didn't know.
Ne olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ne olduğunu bilmediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ben yüzmeyi iyi bilmediğim için, boyumu aşan yerde yüzmekten sakınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Yüzmeyi çok iyi bilmediğim için, boyumu aşan suda yüzmekten sakınırım.Since I'm not so good at swimming, I avoid swimming in water that's over my head.
Ne yapacağımı bilmediğim için ondan tavsiye istedim.Since I didn't know what to do, I asked him for advice.
Sana söyleyecek bir şeyim var, bilmediğimi söylediğimde yalan söyledim.I have something to tell you. I lied when I said I didn't know.
Cevabı bilmediğimi asla ona söyleme.Never tell him 'I don't know the answer'.
Tom hakkında hala bilmediğim çok şey var.There are still a lot of things I don't know about Tom.
O, onun ne yaptığını bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he did.
Onun ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said.
O, benim hakkımda ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said about me.
"Tom Mary'yi seviyor." " Bana bilmediğim bir şey söyle.""Tom likes Mary." "Tell me something I don't know."
Bize bilmediğimiz bir şey söyle.Tell us something we didn't know.
Onu bilmediğimi düşünüyor musun?Do you think I don't know that?
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi sana söyledim.I told you I don't know how to do that.
Sana Tom'un gerçeği söyleyip söylemeyeceğini bilmediğimi söyledim.I told you I don't know if Tom will tell the truth.
Sana ne yapacağımı bilmediğimi söyledim.I told you I don't know what to do.
Ben sana bilmediğimi söyledim.I told you I don't know.
Onlar bize muhtemelen zaten bilmediğimiz ne söyleyebilir?What could they possibly tell us that we don't already know?
Onu bilmediğime inanamıyorum.I can't believe I never knew that.
Bilmediğim şeyi sana söyleyemem.I can't tell you what I don't know.
Bilmediğim için bunun nereli olduğunu sana söyleyemem.I can't tell you where this is from because I don't know.
Bana benim bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bana bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bilmediğim bir şey mi biliyorsun?Do you know something I don't know?
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I know how to sew.
İşte bilmediğimiz şeyler.Here's what we don't know.
Bilmediğim şey bu.That's what I don't know.
Bilmediğim için sana söylemedim.I didn't tell you because I didn't know.
Cevabı bilmediğimi zaten söyledim.I've already said I don't know the answer.
Ben hiçbir şey bilmediğime yemin ederim.I swear I don't know anything.
Bilmediğimi sana söyledim.I told you I didn't know.
Bilmediğim tüm kelimelere sözlükte baktım.I looked up all the words I didn't know in the dictionary.
Tom'un geldiğini bilmediğime yemin ederim.I swear I didn't know Tom was coming.
Senin, bilmediğim bir şeyi bildiğini sanıyordum.I thought you knew something that I didn't know.
Sana bir şey bilmediğimi söyledim.I told you I don't know anything.
Tom, Mary hakkında henüz bizim bilmediğimiz bir şey bildiğini söylüyor.Tom says he knows something about Mary that we don't know yet.