Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmediğim ile cümle

bilmediğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hakkında hiçbir şey bilmediğim Geometri çok sıkıcı bir konu gibi görünüyor.Geometry, about which I know nothing, seems like a very dull subject.
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Otobüsten nerede ineceğimi bilmediğim için sürücüye sordum.Not knowing where to get off the bus, I asked the driver.
Ne yapacağımı bilmediğim için yardım istedim.Not knowing what to do, I asked for help.
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Soruyu nasıl cevaplayacağımı bilmediğimde, o bana bir ipucu verdi.When I didn't know how to answer the question, he gave me a hint.
O, bana Tom'un adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew Tom's address.
Bana onun adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew her address.
Ben neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?You think I don't know what's going on?
Ana karakter adını bilmediğimiz bir adam.The main character is a man whose name we do not know.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Bilmediğimi biliyorum.I know that I do not know.
Onlar bize filmin ne zaman başladığını bilip bilmediğimizi sordular.They asked us if we knew when the movie started.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
Bilmediğim insanların e-maillerini cevaplamam.I never answer email messages from people I don't know.
Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar.What do they know that we don't?
Başladığımızda bilmediğimiz şeyler vardı.When we started out, there were things we didn't know.
Ne olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ne olduğunu bilmediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ben yüzmeyi iyi bilmediğim için, boyumu aşan yerde yüzmekten sakınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Yüzmeyi çok iyi bilmediğim için, boyumu aşan suda yüzmekten sakınırım.Since I'm not so good at swimming, I avoid swimming in water that's over my head.
Ne yapacağımı bilmediğim için ondan tavsiye istedim.Since I didn't know what to do, I asked him for advice.
Sana söyleyecek bir şeyim var, bilmediğimi söylediğimde yalan söyledim.I have something to tell you. I lied when I said I didn't know.
Cevabı bilmediğimi asla ona söyleme.Never tell him 'I don't know the answer'.
Tom hakkında hala bilmediğim çok şey var.There are still a lot of things I don't know about Tom.
O, onun ne yaptığını bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he did.
Onun ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said.
O, benim hakkımda ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said about me.
"Tom Mary'yi seviyor." " Bana bilmediğim bir şey söyle.""Tom likes Mary." "Tell me something I don't know."
Bize bilmediğimiz bir şey söyle.Tell us something we didn't know.
Onu bilmediğimi düşünüyor musun?Do you think I don't know that?
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi sana söyledim.I told you I don't know how to do that.
Sana Tom'un gerçeği söyleyip söylemeyeceğini bilmediğimi söyledim.I told you I don't know if Tom will tell the truth.
Sana ne yapacağımı bilmediğimi söyledim.I told you I don't know what to do.
Ben sana bilmediğimi söyledim.I told you I don't know.
Onlar bize muhtemelen zaten bilmediğimiz ne söyleyebilir?What could they possibly tell us that we don't already know?
Onu bilmediğime inanamıyorum.I can't believe I never knew that.
Bilmediğim şeyi sana söyleyemem.I can't tell you what I don't know.
Bilmediğim için bunun nereli olduğunu sana söyleyemem.I can't tell you where this is from because I don't know.
Bana benim bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bana bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bilmediğim bir şey mi biliyorsun?Do you know something I don't know?
O bana dikiş dikmeyi bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I know how to sew.
İşte bilmediğimiz şeyler.Here's what we don't know.
Bilmediğim şey bu.That's what I don't know.
Bilmediğim için sana söylemedim.I didn't tell you because I didn't know.
Cevabı bilmediğimi zaten söyledim.I've already said I don't know the answer.
Ben hiçbir şey bilmediğime yemin ederim.I swear I don't know anything.
Bilmediğimi sana söyledim.I told you I didn't know.
Bilmediğim tüm kelimelere sözlükte baktım.I looked up all the words I didn't know in the dictionary.
Tom'un geldiğini bilmediğime yemin ederim.I swear I didn't know Tom was coming.
Senin, bilmediğim bir şeyi bildiğini sanıyordum.I thought you knew something that I didn't know.
Sana bir şey bilmediğimi söyledim.I told you I don't know anything.
Tom, Mary hakkında henüz bizim bilmediğimiz bir şey bildiğini söylüyor.Tom says he knows something about Mary that we don't know yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod