Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğuWas ich aber nicht wusste, war, dass die meisten Leute, die dort mit mir waren,
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğuאבל מה שלא ידעתי, היה שרוב האנשים האלה, שעומדים כאן
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğuما لم أكن أعرفه حينها، أن معظم هؤلاء الناس، الواقفين هناك
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu気づいていませんでしたが
Bilmediğim tek şey, bir yabancıyla evlenmek için Katar hükümetinden izin istemenin gerekli olmasıydı.Nie wiedziałem, że powinienem był poprosić rząd Kataru o pozwolenie na poślubienie cudzoziemki.
Bilmediğin bir şey olursa beni ara. Bir de su seviyesini kontrol et.Αν υπάρξει κάποιο πρόβλημα, να με φωνάξετε.
Bilmediğin bir şey olursa beni ara.Ha valamit nem tudsz, akkor hívj.
Bilmediğinden mi soruyorsun?Azért kérdezed, mert nem tudod?
Bilmediğinden mi soruyorsun?Még mindig nem tudod?
Bilmediğinden mi soruyorsun?Nem tudod?
Bilmediğinden mi soruyorsun?Tu l'ignores ?
Bilmediğinden mi soruyorsun?Tu me demandes parce que tu ne sais pas ?
Bilmediğinden mi soruyorsun?Ρωτάς επειδή δεν ξέρεις;
Bilmediğinden mi soruyorsun?Το ρωτάς αυτό επειδή δεν ξέρεις;
Bilmediğinden mi soruyorsun?مازلت لم تعرف؟
Bilmediğinden mi soruyorsun?هل تسأل لانك لا تعرف؟
Bilmediğinden mi soruyorsun?هل تسألين لانك لا تعرفين؟
Bilmediğini söyledi.Azt mondta, hogy nem tudja.
Bilmediğini söyledi.Dia bilang dia tidak tahu.
Bilmediğini söyledi.El a spus că nu ştie.
Bilmediğini söyledi.Er sagte, er wisse das nicht.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.Disse che non lo sapeva, e che avrebbe chiesto in giro.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.Ele disse que não sabia, mas que ia perguntar.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.돈은 자기는 모른다면서 물어보겠다고 했죠.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.Odpowiada, że nie wie, ale popyta.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.Řekl, že neví, a že se na to poptá.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.Той каза, че не знае, но ще поразпита.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.הוא אמר שהוא לא יודע. הוא ישאל.
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.فأجابني أنه لا يعلم . وسوف يسأل عن الأمر
Bilmediğini söyledi. Etrafa soracaktı.会社の担当者と電話で話した
Bilmediğini söyledi.Han sa att han inte visste.
Bilmediğini söyledi.Hij zei dat hij het niet wist.
Bilmediğini söyledi.Il a dit qu'il ne savait pas.
Bilmediğini söyledi.Me dijo que no sabía.
Bilmediğini söyledi.Ông ấy nói là ông ấy không biết.
Bilmediğini söyledi.Είπε πως δεν ήξερε.
Bilmediğini söyledi.Он сказал, что не знает.
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,en als zijn voorspellingen uitkomen en hij zegt: 'Kom, laten we de goden van de andere volken aanbidden',
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,네게 말하기를 네가 본래 알지 못하던 다른 신들을 우리가 좇아 섬기자 하며 이적과 기사가 그 말대로 이룰지라도
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,Qualora si alzi in mezzo a te un profeta o un sognatore che ti proponga un segno o un prodigi
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,ובא האות והמופת אשר דבר אליך לאמר נלכה אחרי אלהים אחרים אשר לא ידעתם ונעבדם׃
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,ولو حدثت الآية او الاعجوبة التي كلمك عنها قائلا لنذهب وراء آلهة اخرى لم تعرفها ونعبدها
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,對 你 說 、 我 們 去 隨 從 你 素 來 所 不 認 識 的 別 神 、 事 奉 他 罷 . 他 所 顯 的 神 蹟 奇 事 、 雖 有 應 驗
‹Bilmediğiniz başka ilahlara yönelip tapınalım› derse, söz ettiği belirti, şaşılası olay gerçekleşse bile,對你說 、 我們去隨從 你 素來所不認識 的 別神 、 事奉 他 罷 . 他 所 顯 的 神蹟 奇事 、 雖有應驗
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Come traduci una lingua che non conosci?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?¿cómo puedes traducir un idioma que no sabes?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Dă înapoi. Cum poți să traduci o limbă pe care nu o cunoști?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?당신이 모르는 언어를 어떻게 번역할 수 있다는 걸까요?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Làm sao bạn có thể dịch một ngôn ngữ mà bạn không biết?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Mégis, hogyan fordíthatna egy olyan nyelven, amit még csak most tanul?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Wie kann man eine Sprache übersetzen, die man nicht spricht?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Как вы сможете перевести с языка, которого не знаете?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?איך תוכל לתרגם שפה שאתה לא יודע?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?كيف يمكنكم ترجمة لغة لا تعرفونها؟؟
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz. Evrene dua ettiğiniz içinOmdat ik het niet weet, bid ik tot het universum.
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz. Evrene dua ettiğiniz içinPor isso, porque não sabem, estão a orar ao universo porque estão a orar ao universo para que algo...
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.그리고, 당신이 모르기 때문에, 당신은 온 우주에 기도하고 있어요. 당신이 온 우주에 기도하고 있기 때문에,
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.Y así, porque uno no sabe,
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.ומכיוון שאתה לא יודע, אתה מתפלל ליקום, כי אתה מתפלל ליקום
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.ولهذا ولأنك لا تعرف، فأنت تباشر الدعاء لأنك بحاجة إلى ذلك