biliyorsunuz ile cümle

biliyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Klar, sie ist ein unglaubliches Mittel, um Kraft zu übertragen.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.아시다시피, 전기는 동력을 전송하는 훌륭한 수단으로 사용될 수 있습니다.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.La electricidad, ustedes saben, puede usarse como un medio increíble para transmitir energía.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Możemy o niej mówić jako o niewiarygodnym środku transmisji energii.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Můžeme ji použít jako neuvěřitelný prostředek přenosu síly.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Può essere usata come un incredibile mezzo di trasmissione di potenza.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Ştiţi, ea poate fi folosită ca un mijloc incredibil de transmitere a puterii.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Vous savez, cela peut être utilisé comme un incroyable moyen de transmettre l'énergie
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Всем известно, что оно используется как отличный способ передачи энергии.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.Може да се използва като невероятно средство за пренасяне на мощност.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.אתם יודעים, ניתן להשתמש בו כאמצעי בלתי רגיל להעברת כח.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.أنتم تعلمون، من الممكن استخدامها كوسائل رائعة لنقل الطاقة.
Biliyorsunuz, güç aktarımı için inanılmaz bir yöntem olarak kullanılabiliyor.声を伝達できる電話のような
Biliyorsunuz, güneşin doğuşunu selamlamak isteyen, ancak buna sadece 20 dakika kadar ayırabilecek onlar.20 percet hajlandók rá áldozni.
Biliyorsunuz, güneşin doğuşunu selamlamak isteyen, ancak buna sadece 20 dakika kadar ayırabilecek onlar.20分ぐらいでという人です これらの極端な例は
Biliyorsunuz, güneşin doğuşunu selamlamak isteyen, ancak buna sadece 20 dakika kadar ayırabilecek onlar.'Salut to the Sun (태양 경배, 여러 자세가 연속적으로 이어지는 요가동작) ' 를 하고 싶지만 20분 정도만 할애하고 싶은 이들에게요.
Biliyorsunuz, güneşin doğuşunu selamlamak isteyen, ancak buna sadece 20 dakika kadar ayırabilecek onlar.שרוצים לבצע את "ברכת השמש", אבל להקדיש לכך רק עשרים דקות.
Biliyorsunuz, güneşin doğuşunu selamlamak isteyen, ancak buna sadece 20 dakika kadar ayırabilecek onlar.الذين يريدون ، كما تعلمون ، يحيون الشمس ... ولكن لا يريدون اعطائها أكثر من حوالي ٢٠ دقيقة من وقتهم
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Al final del día voy al cuarto de mi hijo. No llevo puesto el reloj.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Am Abend gehe ich ins Zimmer meines Sohnes.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.A tu mám tiež dobré správy. Viete, na konci dňa idem k synovi do izby. Nemám so sebou hodinky.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Ik, u weet wel, op het einde van de dag, ga ik binnen in mijn zoon's kamer. En ik draag dan geen horloge.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Io--cioè, alla fine della giornata, vado nella stanza di mio figlio. Non ho l'orologio.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.I ved, i sidste ende, går jeg ind i min søns værelse. Jeg har ikke ur på.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Jeśli o to chodzi też jest dobrze. Pod koniec dnia idę do pokoju syna.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Je -- vous savez, à la fin de la journée, je vais dans la chambre de mon fils. je ne porte pas de montre.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.장미빛으로 밝습니다. 저는, 아시다시피, 하루가 끝날 무렵 아들 방으로 들어갑니다. 시계를 차지 않습니다. 컴퓨터의 전원도 끕니다.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.la sfarsitul zilei, merg in camera fiului meu. Nu port ceas.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Tudják -- a nap végén bemegyek a fiam szobájába. Nincs rajtam az órám.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Víte, na konci dne jdu do pokoje svého syna. Neberu si hodinky.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Εγώ - ξέρετε στο τέλος της μέρας, πηγαίνω στο δωμάτιο του γιού μου. Δεν φοράω ρολόι.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Аз -- нали знаете, в края на деня, отивам в стаята на сина си. Не нося часовник.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Знаєте, наприкінці дня я заходжу до сина в кімнату. Я не маю при собі годинника.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.Я, как вы знаете, в конце дня захожу к сыну в комнату.
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.תמיד ורודות. בסופו של יום, אני נכנס לחדרו של בני. אני לא עונד את השעון. אני מכבה את המחשב שלי,
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.الوردية. أنا -- أنت تعرف، في نهاية اليوم ، أذهب إلى غرفة ابني. أنا لا البس ساعة. أطفأ كمبيوتري،
Biliyorsunuz, günün sonunda, oğlumun odasına gidiyorum, saat takmıyorum.子供の部屋に入る時 腕時計はつけません パソコンも消します
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Chúng ta vừa nhìn vào màn hình, vừa nhìn ra thế giới xung quanh.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Estamos mirando dentro de las pantallas y estamos experimentando el mundo alrededor nuestro.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.우리의 집중력이 끊임없이 나누어졌다는 것입니다. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Nous regardons à la fois à l'intérieur des écrans, et nous scrutons le monde qui nous entoure.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Obenem gledamo v ekrane in opazujemo svet okrog nas.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ora guardiamo sia dentro gli schermi, che nel mondo che ci circonda.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Privim și la calculator și la ce-i împrejur.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Równocześnie wpatrujemy się w monitory i obserwujemy świat zewnętrzny.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Sabem, estamos a olhar para os ecrãs e a olhar para o mundo que nos rodeia.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Terwijl we naar die schermen kijken, kijken we ook naar de wereld om ons heen.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Tudják, egyszerre nézünk befelé a képernyőre és kifelé a körülöttünk lévő világra.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Wir haben gleichzeitig ein Auge auf unseren Bildschirmen und eines auf die Welt um uns herum.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ξέρετε, κοιτάζουμε και την οθόνη και κοιτάζουμε έξω στον κόσμο γύρω μας.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Всички ние гледаме в екрани и гледаме окръжаващия ни свят.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ми ніби одночасно дивимось на екран і на світ, що нас оточує.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Мы одновременно смотрим и на экраны, и на мир вокруг нас.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.שתשומת הלב שלנו מחולקת כל הזמן. אתם יודעים, כולנו מסתכלים לתוך המסכים, ואנחנו מסתכלים החוצה בעולם סביבנו.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.انتباهنا أصبح مقسما طوال الوقت. تعرفون، نحن ننظر من خلال شاشاتنا وكذلك من خلال العالم من حولنا.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.スクリーンの中にあるものと 自分の周囲と 両方の世界を眺めているのです さらに 気になったのは
Biliyorsunuz, hemen hemen herşeyi harekete geçirebiliriz.Bạn biết rằng chúng ta có thể tái tạo gần như mọi thứ.
Biliyorsunuz, hemen hemen herşeyi harekete geçirebiliriz.아시다시피 우리는 거의 모든것을 가상현실화 할 수 있습니다.
Biliyorsunuz, hemen hemen herşeyi harekete geçirebiliriz.Lo sapete che possiamo simulare praticamente tutto.
Biliyorsunuz, hemen hemen herşeyi harekete geçirebiliriz.Man kann ja fast alles simulieren.

İlgili Sayfalar