biliyorsunuz ile cümle
biliyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.El público, como ustedes, sí, hacen el evento posible.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.여러분 같은 관객들이 이런 일을 만들어냅니다.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Publiek als julie, ja, die maken het evenement.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Sapete, è il pubblico come voi, sì, che fa lo spettacolo.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Știți, publicuri ca dumneavoastră, da, creează evenimentul.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.To víte - publikum jako vy, no jistě, to teprve vytváří událost.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Tudják, a közönség, bizony, mint Önök is, bearanyozzák az eseményt.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Vous savez, c'est le public comme vous, oui, qui crée l'évènement.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Wiecie, publiczność taka jak wy, współtworzy wydarzenie.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Wissen Sie, ein Publikum wie Sie, ja, ist die Show.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Ξέρετε, κοινό όπως εσείς, κάνουν το γεγονός.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Знаете ли, публики като вас - да - правят събитието.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.Знаете, публика, как вы, например, чрезвычайно важна для успеха любого выступления.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.אתם יודעים, קהלים כמוכם, כן, יוצרים את האירוע.
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.تعلمون، المستمعون أمثالكم هم من يصنعون الحدث
Biliyorsunuz, etkinliği sizin gibi, evet, dinleyiciler oluşturur.特別な瞬間を作り出すのです しかし指揮者はどうでしょう?
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Anda tahu, anda hanya melihat-lihat dan berkata "Oh, tim itu akan menang."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Chỉ cần quan sát một chút, bạn sẽ biết ngay "À, nhóm này sẽ thắng."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Je ziet het team en denkt: "die gaan winnen."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Körülnéznek és azt mondják, "Ó, az a csapat fog nyerni".
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Olhamos em volta e "Oh, aquela equipa vai vencer."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Pegáis un vistazo y decís "Oh, ese equipo va a ganar."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Sie sehen sich um und erkennen "Dieses Team wird gewinnen."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Si va un pò in giro, si osserva "Vedrai che quel gruppo vincerà"
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Vous savez, vous regardez autour de vous, et vous vous dites"Oh, c'est CETTE équipe qui va gagner."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Ξέρετε, κοιτάζετε γύρω, και λέτε, "Αυτή η ομάδα θα νικήσει."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.Знаете ли, оглеждате се и си казвате, "Ах, този екип ще спечели."
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz. Daha önceden söyleyiverirsiniz.終わる前からわかります どうしてでしょう?
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz.Vedeți, vă uitați în jur și spuneți:
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz.Viete, rozhliadnete sa okolo, a poviete si:
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz.Víte, sledujete je, říkáte si:
Biliyorsunuz, etrafınıza bakar ve "Oh, bu takım kazanacak" dersiniz.Знаєте - ви озираєтесь, і :
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.Amit otthon csinálunk, és amit fontosnak tartunk, az iskolában kell megtanítanunk a gyerekeknek.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.De dingen die we wellicht thuis doen, die we zo belangrijk vinden, moeten we kinderen op school leren.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.여러분 각 가정에서 하고 있고 매우 중요한 것이라고 생각하는 그것을, 학교에서도 응당 가르쳐야만 합니다.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.To, co robimy w domu i uważamy za istotne, musimy uczyć w szkołach.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.Знаете, много вещей которые мы делаем дома и думаем что они важны, мы должны научить детей в школе.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.הדברים שאנחנו אולי עושים בבית וחושבים שהם חשובים להפליא, הם דברים שצריכים להילמד בבתי הספר.
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.أتعلمون , الأشياء التي ربما نفعلها في المنزل ونظن بأنها مهمة جداً يجيب علينا أن نعلم الأبناء عنها في المدارس
Biliyorsunuz, evde yapabileceğimiz ve önemli olduğunu düşündüğümüz şeyleri okulda çocuklarımıza öğretmeliyiz.大切だということを 学校で教えなければいけないのです 子供たちが本当に理解して
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Aloin mietiskellä freudilaisia ratkaisuja.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Du förstår, jag funderade på freudianska betydelser.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Du ved, jeg tænkte på freudianske determinanter.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır."Estive a pensar nos determinantes freudianos.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.저는 프로이드가 말한 무의식에 대해 생각해 봤습니다.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Ông biết đấy, tôi đang nghĩ về những yếu tố quyết định của Freud.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Sabe, me preguntaba sobre el significado freudiano.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Sa, stavo pensando ai determinanti freudiani.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır."Ştiţi, mă gândeam la determinanţii Freudieni.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Tudja, gondolkodtam a Freud-i befolyásoló tényezőkről.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Viete, rozmýšľal som o Freudových determinantoch.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Víte, přemýšlela jsem o Freudových determinantech.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Vous savez, je pensais aux déterminants Freudiens.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Weet je, ik stelde me vragen rond Freudiaanse beslissende factoren.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Wissen sie, ich habe über freudsche Einflüsse nachgedacht.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Zastanawialiśmy się nad powodami freudowskimi.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Ξέρετε, αναρωτήθηκα για Φροϋδικόυς προσδιοριστικούς παράγοντες.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Знаете ли, чудех се за фройдистките определения.
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Знаете, я уже думала о каких-нибудь фрейдистских причинах
Biliyorsunuz, Freudyen etkenlere meraklıyımdır.Знаєте, цікаво, як би це пояснив Фройд.