biliyorsun ile cümle

biliyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Sumo hakkında bayağı çok şey biliyorsun.You know quite a lot about Sumo.
Doğrusu çok şey biliyorsunuz ama onları öğretmede iyi değilsiniz.Indeed you know a lot of things, but you're not good at teaching them.
Hepiniz gerçek hikayeyi biliyorsunuzdur.All of you are familiar with the truth of the story.
Kaç tane İngilizce sözcük biliyorsun?How many English words do you know?
Mademki gerçeği biliyorsun, belki daha iyi hissedeceksin.Now that you know the truth, perhaps you'll feel better.
Biliyorsun, sen beni ağlattın.You know, you made me cry.
Her şeyin nerede olduğunu biliyorsun.You know where everything is.
Yapamayacağımı biliyorsun.You know I can't.
Buradaki hava çok olağandışıydı ama tam bana göre olduğunu biliyorsun.The weather here has been very unusual, but you know that's my cup of tea.
Hitachi ve NEC gibi rakipler bir araya geldiğinde zamanların değiştiğini biliyorsunuz.You know times have changed when rivals like Hitachi and NEC get together.
Sen onun kim olduğunu biliyorsun.You know who he is.
Çok enteresan yerler biliyorsun, değil mi?You know many interesting places, don't you?
Çok ilginç yerler biliyorsun, değil mi?You know many interesting places, don't you?
Onun hakkında biliyorsun, değil mi?You know about that, don't you?
Biliyorsun, altı çocuğumuz var.We've got six children, you know.
Ne demek istediğimi biliyorsun.You know what I mean.
Biraz Japonca biliyorsun.You know some Japanese.
Bu ders kitabının geri dönüştürülmüş kağıttan yapıldığını biliyorsun.You know this textbook is made of recycled paper.
O eskisi gibi değil, biliyorsun.It ain't like before, you know.
Onunla ilgili ne biliyorsun?What do you know about him?
Onu nasıl biliyorsun?How do you know that?
Nereden biliyorsun?How do you know?
Biliyorsun, geçen gün sokakta onunla karşılaştık, biz konuşmak için durduk.You know, I came across him in the street the other day, we stopped to chat.
Hastanın hasta numarası yapmadığını nasıl biliyorsunuz?How do you know that the patient is not feigning illness?
Yumurtaları sevmediğimi biliyorsun.You know that I don't like eggs.
Yumurta sevmediğimi biliyorsun.You know that I don't like eggs.
Yumurta sevmediğimi biliyorsunuz.You know that I don't like eggs.
Yaklaşık olarak kaç tane İngilizce kelime biliyorsun?About how many English words do you know?
Paris kentinde, her 100 doğumda 28 picin kayıtlı olduğunu biliyorsunuz.You know that in the city of Paris, 28 bastards are registered for every 100 births.
Biliyorsun, seni daha önce bir erkekle hiç görmemiştim.You know, I've never seen you with a guy before.
Benim adımı nasıl biliyorsun?How do you know my name?
Adımı nereden biliyorsun?How do you know my name?
Hayır, Java'yı değil JavaScript'i biliyorsun.No, you don't know Java. You know JavaSCRIPT.
Tom'un dün niçin gelmediğini biliyorsun, değil mi?You don't know why Tom didn't come yesterday, do you?
Tom'un kız arkadaşı hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's girlfriend?
Tom'un bir yerli konuşmacı olmadığını nereden biliyorsun?How do you know that Tom isn't a native speaker?
Mary'nin erkek arkadaşı hakkında ne biliyorsunuz?What do you know about Mary's boyfriend?
Bir şeye ihtiyacın olduğunda beni nerede bulacağını biliyorsun.You know where to find me if you need anything.
Onların köpekleriyle birlikte orada olduğunu biliyorsun.They're over there, you know, with their dog.
Onu bilmek istediğimi biliyorsun.You know I want to know it.
Bunu nasıl biliyorsunuz, efendim?How do you know that, sir?
Sen onu nereden biliyorsun?From where do you know him?
Bunun sizin sorumluluğunuz olduğunu biliyorsun.You know this is your responsibility.
En iyi dostum olduğunu zaten biliyorsun.You already know you're my best friend.
Muhtemelen zaten firmamız hakkında biliyorsun.You probably already know about our company.
Sen zaten biliyorsun: Ben bir dulla evlendim.You already know it: I married a widow.
Bir şey biliyorsun.You know something.
Sen iyi bir insan değilsin. Bunu biliyorsun, değil mi?You are not a good person. You know that, right?
Pedro, kaç tane dil biliyorsun?Pedro, how many languages do you know?
Seni sevdiğimi biliyorsun!You know I love you!
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsun.You know very well how it happened.
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsunuz.You know very well how it happened.
Ben bebek değilim, biliyorsun!I'm not a baby, you know!
Beni nerede bulacağını biliyorsun.You know where to find me.
Onun doğru olduğunu biliyorsun.You know it's true.
Onun ne istediğini çok iyi biliyorsun.You know very well what she wants.
Sen John, birçok ülke biliyorsun.You, John, know many countries.
Hangi dilleri biliyorsun?What languages do you know?
Belki kitaplarımın nerede olduğunu biliyorsun.Maybe you know where my books are?
İlgili Sayfalar