Bunu nereden biliyorsun?How do you know this?
Haklı olduğumu biliyorum.I know I'm right.
Ne yaptığımı biliyorum.I know what I'm doing.
O kız hakkında yanlış bir şey olduğunu biliyordum.I knew there was something wrong about that girl.
O, gerçeği biliyor.She knows the truth.
Onlar gerçeği biliyor.They know the truth.
Onun ölmediğini biliyordum.I knew he didn't die.
Benim kadar sen de suçlusun; çünkü bunun olacağını biliyordun.You are as guilty as I am, because you knew this was going to happen.
O nasıl fıkra anlatacağını biliyor.He knows how to tell jokes.
Bu espriyi biliyorum.I know this joke.
Herhangi biri bunun hangi saatte olduğunu biliyor mu?Does anybody know what hour it is?
Eski gözlüğümün nerede olduğunu biliyor musun?Do you know where my old glasses are?
Onun çoktan ölmüş olduğunu nasıl biliyorsun?How do you know that he's already dead?
Böyle bir şeyi tekrar denersen ne olacağını biliyorsun.You know what'll happen if you ever try anything like that again.
Kimle birlikte olduğunu biliyorum.I know who you were with.
Sen ne yapacağını biliyorsun.You know the drill.
Onun nasıl olduğunu biliyorsun.You know how it is.
Onlar benim için ne yaptıklarını biliyorlar.They know what they have done to me.
Bildiğini biliyorum.I know that you know.
O senin bildiğini biliyor.He knows that you know.
Onun bildiğini biliyorum.I know that she knows.
Senin bildiğin kadar az biliyorum.I know as little as you do.
O yüzyüze görüşmeleri sevmediğimi biliyor.He knows I don't like face to face meetings.
Charlotte kaç tane dil biliyor?How many languages does Charlotte know?
O birçok halk oyunu biliyor.He knows many folk dances.
Marika Fin ama Almanca biliyor.Marika is Finnish, but she knows German.
Onun ne düşündüğünü biliyorum.I know what he's thinking.
Onların ne düşündüğünü biliyorum.I know what they are thinking.
Gitmem gerektiğini biliyorsun.You know I have to go.
Onun okuduğunu biliyordum.I knew that he was reading.
Onlar nereye gidiyorlardı? Nereye gittiğimizi biz biliyor muyuz?Where were they going? Do we know where we are going?
Senin vejetaryen olduğunu biliyorum.I know that you are vegetarians.
Bu kızlardan birkaçını biliyorum.I know some of these girls.
Bu hikaye çok meşhur, herkes onu biliyor.This story is very famous; everyone knows it.
Bu hikaye çok ünlü; herkes bunu biliyor.This story is very famous; everyone knows it.
O, müdürle nasıl tartışacağını biliyor.He knows how to argue with the manager.
İkinci el arabaları nasıl alacağını biliyor.He knows how to buy used cars.
O, dişlerini nasıl fırçalayacağını biliyor.He knows how to brush his teeth.
O, saçını nasıl tarayacağını biliyor.She knows how to brush her hair.
O, aylığını nasıl hesaplayacağını biliyor.He knows how to calculate his salary.
O, kuşları nasıl yakalayacağımı biliyor.He knows how to catch birds.
O, parolasını nasıl değiştireceğini biliyor.He knows how to change his password.
E-mail kutusunu nasıl kontrol edeceğini biliyor.He knows how to check his e-mail box.
O, tüfeğini nasıl temizleyeceğini biliyor.He knows how to clean his rifle.
O, Tokyo'ya nasıl geleceğini biliyor.He knows how to come to Tokyo.
Bilgisayarının internete nasıl bağlandığını biliyor.He knows how to connect his computer to the Internet.
O nasıl et pişireceğini biliyor.He knows how to cook meat.
O bir nehri nasıl geçeceğini biliyor.He knows how to cross a river.
O büyük ağaçları nasıl keseceğini biliyor.He knows how to cut huge trees.
O nasıl tango yapacağını biliyor.He knows how to dance the tango.
Nasıl alışveriş yapılacağını biliyor.He knows how to do shopping.
O tek başına nasıl egzersiz yapacağını biliyor.He knows how to exercise by himself.
O, timsahını nasıl besleyeceğini biliyor.He knows how to feed his crocodile.
O, çölde su bulmayı biliyor.He knows how to find water in the desert.
O, oltayla nasıl balık tutacağını biliyor.He knows how to fish with a fishing rod.
O, insanlara nasıl yardım edeceğini biliyor.He knows how to help people.
O, gömleklerini nasıl ütüleyeceğini biliyor.He knows how to iron his shirts.
O, zombileri nasıl öldüreceğini biliyor.He knows how to kill zombies.
O, uzaylıları nasıl tanıyacağını biliyor.He knows how to recognize aliens.
O, yakalanmadan nasıl suç işleyeceğini biliyor.He knows how to break the law without being caught.