Bilirsin, çılgınımdır.待ってるぜ
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.A perfuração é uma ciência.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır. Ailem, üç nesil bu işi yaptı.Harmadik generációs fúró vagyok, de még messze nem tökéletes.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.- Boring er en videnskab, en kunst.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.- Borrning är en vetenskap, en konst.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.- Kau tahu, penggerudian adalah sebuah ilmiah. - bukan seni.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.- Trivellare č una scienza, un'arte.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.Η γεώτρηση είναι επιστήμη.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.أتعلم الحفر علم إنه فن
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Boren is wetenschap, kunst.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.-Co si o tom myslíte? -Vrtání je věda.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Khoan là 1 khoa học.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Perforar es una ciencia, un arte.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.-Poraus on tiedettä.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Ştii, forajul e o ştiinţă. E o artă.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Vrtanje je znanost. Umetnost.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Was sagen Sie? Bohren ist eine Wissenschaft, eine Kunst.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.Wiercenie to nauka. Sztuka.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.- Сондьорството е наука.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir.- Сондьорството е наука.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir..נכון
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Daarboven moet je 't alleen doen.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Này, khi đã lên đó, thì phải tự lo thân...
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Odafent már csak magadra számíthatsz.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Quando estivermos lá em cima, ficas por tua conta.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Słuchaj, jak tam dotrzemy, będziesz zdany na samego siebie.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Ya que estés arriba, te las tienes que arreglar solo.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Щом стигнеш горе, трябва да се оправяш сам.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Щом стигнеш горе, трябва да се оправяш сам.
Bilirsin, Dün gece oldukça muhteşemdi, değil mi?Ştii, am fost minunat aseară, nu-i aşa?
Bilirsin, Dün gece oldukça muhteşemdi, değil mi?Veš, včeraj sem bil kar čudovit.
Bilirsin, Dün gece oldukça muhteşemdi, değil mi?Víš, vèera jsem byl úžasný, nemyslíš?
Bilirsin, Dün gece oldukça muhteşemdi, değil mi?Ξέρεις, ήμουν καταπληκτικός χθες το βράδυ, έτσι;
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Cô biết đó, chúng ta phải có một bàn chân phẳng, để chúng ta không nhảy lên khỏi bàn đạp. "
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız.""Como consegues? Temos pés planos, "não podemos saltar no trampolim."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Du vet, vi ska ha en plan fot, så att vi inte ska halka på språngbrädan."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız.""Przecież bez łuku stopy... nie można się tak wybić."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Sabes, se supone que nosotos debemos tener pie plano, de manera que no podamos impulsarnos en los resortes."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Sai, noi abbiamo un piede dritto, non riusciamo a darci la spinta dalla pedana."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Ştii, se presupune că avem un picior plat şi nu putem să ne desprindem de pe rampa de lansare.
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Veď máme mať ploché chodidlo, s ktorým sa nedá odraziť od odrazovej dosky."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Víš, máme mít plochou nohu, abychom z ní na odrazovém prkně nevypadli."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Volgens mij moeten we een vlakke voet hebben, dus we kunnen niet afzetten van de springplank."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Vous savez, on est sensé avoir les pieds à plat, sinon on ne peut donc pas décoller du tremplin."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Weißt Du, wir sollten eigentlich mit dem flachen Fuß auftreten, sonst kommen wir nicht vom Sprungbrett hoch."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Знаешь, у нас должна быть плоская нога, такая, что мы не можем взлететь с трамплина."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Нали знаеш - предполага се, че имаме плоско стъпало, затова не можем да се отделим от трамплина."
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.A közgazdászok imádnak azok butaságáról beszélni, akik lottószelvényeket vásárolnak.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Anh biết đấy, các nhà kinh tế thích nói về sự ngu ngốc của những người chơi xổ số.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Du ved, økonomer elsker at tale om dumheden af mennesker der køber lottokuponer.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Economen zijn dol op praten over hoe dom deelnemers aan de loterij zijn.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Sai, gli economisti amano parlare della stupidità delle persone che giocano alla lotteria.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Sie wissen ja, Ökonomen lieben es, über die Dummheit derjenigen, die Lotterielose kaufen, zu reden.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Ştiţi, economiştilor le place să vorbească despre prostia celor care cumpără bilete la loterie.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Viete, ekonómovia radi hovoria o hlúposti ľudí, ktorí si kupujú žreby.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Víte, ekonomové rádi mluví o hlouposti lidí, kteří si kupují losy.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Vous savez, les économistes adorent nous parler de la bêtise de ceux qui jouent au Loto.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Ξέρετε, οι οικονομολόγοι λατρεύουν να μιλούν για τη χαζομάρα των ανθρώπων που αγοράζουν λαχεία.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Джей Уокър: Икономистите обичат да говорят за глупостта на хора, които купуват лотарийни билети.
Bilirsin, ekonomistler çok sevdiği bir şey varsa o da piyango bileti alan insanların aptallığıdır.Послушайте, экономисты любят поговорить о глупости людей, покупающих лотерейные билеты.