Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Ξέρετε ότι κάνουν δημοσκοπήσεις, σωστά;
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Bạn biết là họ thực hiện các cuộc thăm dò, đúng không?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Dělají veřejné průzkumy.
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Îi știți, fac sondaje, da?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Je weet wel dat ze peilingen doen.
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?그들의 여론조사가 공정하다는 것을 아시죠?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Sabem que eles realizam sondagens, não é?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Sapete che fanno sondaggi vero?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Sie wissen, dass die Umfragen machen, nicht wahr?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Ustedes saben, ellos hacen encuestas, no?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Vous savez qu'ils font des sondages?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Zajmują się sondażami.
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Вы все знаете, они проводят опросы, верно?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?Знаете, че те правят проучвания, нали?
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?זוהי חברה שעורכת סקרים.
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?تعرفون أنهم ينظمون إستطلاعات، صحيح؟
Anketlerini bilirsiniz, değil mi?ステージ4です 私達はすばらしい 他は?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Am întrebat-o pe mama, ştiţi, ar trebui să spun ceva în sprijinul cuiva?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ho chiesto a mia madre: "Dovrei sostenere qualcuno, politicamente?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ich habe meine Mutter gefragt, ob ich für irgend jemanden ein Plädoyer halten sollte.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ik vroeg mijn moeder of ik steun voor iemand moest uitspreken.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?J'ai demandé à ma mère, vous savez, si je devais dire quelque chose pour supporter quelqu'un?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?저는 어머니에게 '제가 누군가를 지지하는 말을 해야 할까요?"라고 물었습니다.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Kysyin äidiltäni pitäisikö minun sanoa mitään kenenkään hyväksi.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Megkérdeztem anyukámat, hogy támogassak-e valakit?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Spytałam mamy, czy mogę tu kogoś promować.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Tôi hỏi mẹ "Con có nên nói điều gì để ủng hộ ai đó không?"
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Y me dijo: "¡Qué va! Insúltalos a todos, excepto a Ralph Nader".
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Попитах майка си - дали да казвам нещо в подкрепа на когото и да е?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Я спросила маму, понимаете, должна ли выступать в поддержку кого-то?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?שאלתי את אימי, אתם יודעים; האם אני צריכה להביע תמיכה במישהו?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?لقد سئلت والدتي ,, كما تعلمون ,, هل يجب أن أقول شيئاً لكي أدعم أحداً ؟
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?そしたらママが言った。「とんでもない、みんなを野次り倒してやりなさい。でもラルフ・ネーダーは別よ。
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Arthur Clarken laki kertoo, että riittävän kehittynyttä teknologiaa ei voi erottaa taikuudesta.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.I ved, det er Arthur Clarkes lov at enhver tilstrækkeligt avanceret teknologi er meget lig magi.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.아시다시피 아서 클라크의 법칙에 따르면 고도로 발전한 테크놀로지는 마술과 구분하기 어렵다고 하지요.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Pravidlo Arthura Clarka říká, že jakákoli dostatečně pokročilá technologie je neroznatelná od kouzla.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Ξέρετε, σύμφωνα με τον νόμο του Άρθουρ Κλαρκ, οποιαδήποτε προηγμένη τεχνολογία δεν διαχωρίζεται από τη μαγεία.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Знаете, закон Артура Кларка — любая достаточно продвинутая технология неотличима от магии.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Знаете ли, законът на Артър Кларк казва, че всяка достатъчно напреднала технология е неразличима от магия.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.Знаєте, це заком Артура Кларка - що достатньо розвинуті технології не відрізняються від магії.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.אתם יודעים, זהו החוק של ארתור קלארק שכל טכנולוגיה מתקדמת מספיק לא ניתנת להבחנה מקסם.
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.إنه كما تعلمون قانون " آرثر كلارك " الذي يقول " إنه من الصعب التفريق بين أي تكنولوجيا متقدمة والسحر
Arthur Clarke'ın yasasını bilirsiniz, yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden farksızdır.「充分に発達した科学技術は 魔法と区別が付かない」です 観客は魔法を見ているかのようでした
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Arthur Rubinstein, a zongorista, mindig azt mondta,
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Arthur Rubinstein, le pianiste, disait
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Arthur Rubinstein, pianisten, brukade säga
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Art Rubinstein, de pianist, zei altijd:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Bekanntlich sagte Arthur Rubinstein, der Pianist, immer:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki: "Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler.Știți, Art Rubinstein, pianistul, spunea că "oriunde în lume, oamenii care au gripă merg la medic.
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Jak říkával pianista Arthur Rubinstein:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:피아니스트 아서 루빈스타인이 이런 말을 했습니다.
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:¿Saben? Arthur Rubinstein, el pianista, solía decir:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Sapete, Arthur Rubinstein, il pianista, diceva sempre:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Знаете ли, Арт Рубинщайн - пианистът, казвал:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:Пианист Артур Рубинштейн говаривал:
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:אתם יודעים, ארתור רובינשטיין, הפסנתרן, נהג לומר
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:تعرفون "أرثر روبنستاين" عازف البيانو، اعتاد ان يقول
Arthur Rubinstein'ı bilirsiniz; piyanist, derdi ki:「世界中どこでも風邪を引いた人は医者に行くものだが
Aslında, bilirsiniz, Birleşik Devletler kadar büyük.Cały Kanion ma rozmiar USA.