Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirler ile cümle

bilirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerlos micos imaginan dioses para venerarlos
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerMaimutele vor raspunsuri si maimutele stiu ca vor muri
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerMałpy chcą poznać odpowiedzi i wiedzą że umrą
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerNhững con khỉ muốn câu trả lời và những con khỉ biết rằng chúng sắp chết
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerTieto opice chcú odpovede a tieto opice vedia, že raz umrú
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerΟι μαιμουδες θελουν απαντησεις. γιατι οι μαιμουδες ξερουν οτι θα πεθανουν
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerОбезьяны требуют ответов и эти обезьяны знают, что когда-то они умрут
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerالقرود نريد اجوبه والقرود يعرفون أنهم ذاهبون إلى الموت
Maymunlar cevaplar ister ve maymunlar öleceklerini bilirlerでも彼らは、いつか自分が死ぬことを知っている。 だから猿たちは神を作り上げ、信仰する。
Müşteriler pazarı bilirler. Müşteriler daha iyi performans isterler veya buna ihtiyaç duyarlar.Клієнти хочуть або потребують більш високої продуктивності.
Müşteriler zaten ne istediklerini bilirler.고객들은 자신이 원하는 것을 이미 알고 있고
Müşteriler zaten ne istediklerini bilirler.ببساطة، يعرف العميل ما يريده.
Müşteriler zaten ne istediklerini bilirler.チャネルは顧客の要望に応えるだけでいいのです
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.아무튼, 1862년 12월 뭔가 흥미진진한 일이 분명히 있었습니다. 여러분 가운데 미국분들은 다들 아시겠죠.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Bezpochyby sa dialo čosi fascinujúce v decembri 1862, čo Američania medzi nami poznajú.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Coś fascynującego musiało się wtedy dziać część Amerykanów wśród nas wie o czym mówię.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Der foregik uden tvivl noget fascinerende i December 1862 hvilket amerikanerne iblandt os vil vide.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Nedvomno se je decembra 1862 dogajalo nekaj očarljivega, česar se Američani med nami zavedajo.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Så, utan tvekan, hände något fascinerande i December 1862, som Amerikanerna bland oss säkert vet.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Takže, bezpochyby se během prosince 1862 dělo něco fascinujícího, o čem Američané mezi námi něco vědí.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.Vậy nên có lẽ có gì đó hay ho đã xảy ra vào tháng 12 năm 1862, chắc vị nào người Mĩ ngồi đây sẽ biết.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.אבל אין ספק שמשהו מרתק התרחש בדצמבר 1862, שהאמריקאים שבינינו מודעים לו.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.لذلك، ومما لا شك فيه، شيء مشوق كان يحدث في ديسمبر 1862 والأمريكيون بيننا يعلمون به.
Neyse, 1862'de mutlaka ki çok önemli şeyler oluyordu aramızdaki Amerikalılar bilirler.皆さんのうち 米国出身の方なら きっとご存じでしょう リンカーンは言いました
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".E eles disseram:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Họ nói "Không không, trời nóng quá.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Ils sont malins. " (Rires) " Ils savent ".
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".그들은 저에게 이렇게 말했죠, "아 지금은 너무 더워요. 그들은 머리가 좋아서 나중에 나오죠" (웃음) "그들은 알거든요."
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Me dicen:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Mereka berkata, "Tidak, tidak, cuacanya terlalu panas.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Mi hanno risposto, "No, no, fa troppo caldo.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler"."Nee, nee, het is te heet.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler"."Nem, nem, túl meleg van.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler"."Ne, ne, je moc vedro.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler"."Nu, nu, e prea cald.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Odpowiadają ci: " Są sprytni.
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Sie sagten:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".А в ответ услышал:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Відповіли:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".Отговориха ми:
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".אמרו לי, "לא, לא. עכשיו חם מדי. הם יוצאים אחר כך. יש להם שכל." [צחוק] "הם יודעים מה טוב."
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".قالوا لي : لا , لا , الجو حار جدا . انهم يأتون متأخرا . انهم اذكياء . (إنهم يعرفون)
Onlar akıllılar." dediler (Gülüş sesleri) "Onlar işlerini bilirler".彼らは頭がいいんです もっと後で出てきますよ」 (笑) ここの発展は著しいですが それには問題もあります
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.I surfisti, per esempio, lo sanno molto bene.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.서퍼들은 이것을 엄청나게 잘 알고 있습니다.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Les surfeurs, par exemple, le savent très bien.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Những người lướt sóng, chẳng hạn, rành điều này vô cùng.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Sebagai contoh, para peselancar sangat tahu akan hal ini.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Surferii, de exemplu, sunt incredibil de conştienţi de lucrul ăsta.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Surfers, bijvoorbeeld, weten dat.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Surfer zum Beispiel kennen das zur Genüge.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Surferzy znają to bardzo dobrze.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Серферы, например, прекрасно об этом знают.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Това е невероятно познато например на сърфистите.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.הגולשים, למשל, יודעים זאת יפה מאד.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.هواة رياضة تحدي الأمواج يعرفون هذا جيدا.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.サーフサイトで見れるのは
Sadece bu cismin kötü olduğunu bilirler.Die Abwehr erkennt nur, wenn etwas verdächtig aussieht.
Sadece bu cismin kötü olduğunu bilirler.Jen ví, že vypadají podezřele.
Sadece bu cismin kötü olduğunu bilirler.뭔가 나쁜 거라는 것만 알고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod