Çocukların Fransızca bilir mi?Do your children know French?
Biraz Fransızca bilirim.I know a little French.
O senin ne düşündüğünü bilir.He knows what you're thinking.
Ruslar ayılar hakkındaki her şeyi bilirler.Russians know everything about bears.
Çocuklar anne babalarının arasında ne olduğunu bilirler.Children know what happens between their parents.
O, nasıl bir balık gibi yüzüleceğini bilir.He knows how to swim like a fish.
Tom, Mary'nin üç gün önce ne yaptığını bilir.Tom knows what Mary did three days ago.
Tom, Mary'ye ne söylemek istediğini bilir.Tom knows what he wants to say to Mary.
Tom onu yapmayacağımızı bilir.Tom knows we aren't going to do that.
Bilir bilmez sana bildireceğim.I'll let you know as soon as I know.
Tom onun ne yapmak zorunda olduğunu bilir.Tom knows what he has to do.
Yalan söylüyor olsan bilirim.I'd know if you were lying.
Tom bunun ne anlama geldiğini bilir.Tom knows what this means.
Tom ne yapacağını bilir.Tom will know what to do.
Tom, Mary'nin zengin olduğunu bilir.Tom knows Mary is rich.
Onlar Tom'un nerede olduğunu bilir.They know where Tom is.
Tom onun nerede olduğunu bilir.Tom knows where it is.
Tom ne diyeceğini bilir.Tom knows what to say.
Tom nasıl pişirildiğini bilir.Tom knows how to cook.
Seni sevdiğimizi bilirsin.You know we love you.
Ne yapacağımızı biliriz.We know what to do.
Onu bilirsin.You know that.
Bir hırsızın yöntemini sadece bir hırsız bilir.Only a thief knows the ways of a thief.
Teşekkürü bir borç bilirim.I owe Tom a debt of gratitude.
Herkes herkesi bilir.Everyone knows everyone.
Anka kuşunu bilir misiniz?Do you know Phoenix?
Beni veya babamı bilmiyorsun.Eğer beni biliyorsan babamı da bilirsin.You do not know me or my Father. If you knew me, you would know my Father also.
Küçük bir çocuk bile kendi adını bilir.Even a little boy knows his own name.
Muhtemelen Tom ne yapacağını bilir.It's likely Tom will know what to do.
Ne kadar az bilirsen o kadar iyi, tamam mı?The less you know, the better, OK?
Tom hepsinin bir hata olduğunu bilir.Tom knows it was all a mistake.
Tom ne kadar az bilirse o kadar iyi.The less Tom knows, the better.
Sen kilitleri nasıl açacağını bilir misin?Do you know how to pick locks?
Tom müzik hakkında çok şey bilir.Tom knows a lot about music.
Tom ve Mary gerçeği bilirler.Tom and Mary know the truth.
Tom ve Mary planlarımızı bilirler.Tom and Mary know our plans.
Tom bizim meşgul olmadığımızı bilir.Tom knows we aren't busy.
Tom benden nefret eder, bilirsin.Tom hates me, you know.
Tom o kuralları bilir.Tom knows those rules.
Tom bu yeri bilir.Tom knows this place.
Tom Mary'nin bildiğini bilir.Tom knows Mary knows.
Bu eğlenceli, bilirsin.It's funny, you know.
Tom skoru bilir.Tom knows the score.
Tom ne yapılması gerektiğini bilir.Tom knows the drill.
İlk yardım hakkında ne bilirsin?What do you know about first aid?
İlk yardım hakkında ne bilirsiniz?What do you know about first aid?
Sen onu bir gerçek için bilir misin?Do you know it for a fact?
Sadece burada yaşayan soğuğu bilir.Only one who lives here, knows the coldness.
Tom, Mary'nin kişisel problemleri hakkında her şeyi bilir.Tom knows all about Mary's personal problems.
Sen bunun sorununun ne olduğunu bilir misin?Do you know what the problem with this is?
Bizim tavan arasında ne bulacağımızı kim bilir?Who knows what we'll find up in the attic?
Oraya bir kez giderseniz bilirsiniz.If you go there once, you'll know.
Çocuk olsa da, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilir.Even tough he's a child, he knows the difference between right and wrong.
O ne istediğini tam olarak bilir.He knows exactly what he wants.
Tom gerçekten işini iyi bilir.Tom really knows his stuff.
Tom ne söyleyeceğini bilir.Tom will know what to say.
Ne derler bilirsin: Uzun burun, uzun horoz.You know what they say: long nose, long cock.
O, bilgisayarları nasıl tamir edeceğini bilir.He knows how to repair computers.
Mary bilgisayarların nasıl onarılacağını bilir.Mary knows how to repair computers.
Tom sır saklamayı bilir.Tom knows how to keep a secret.