Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Представьте: мой первый год работы учителем естественных наук в школе, я полон энергии.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Първа година ми е като учител по природни науки и съм много запален.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Я перший рік працюю вчителем фізики у школі, і дуже стараюсь.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.זו השנה הראשונה שלי כמורה חדש למדעים בבי"ס תיכון, ואני מאד נלהב.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.إنه عامي الأول كمدرس لمادة العلوم في مدرسة ثانوية جديدة، و أنا متلهف للغاية.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.とても気合が入っています わくわくして授業の計画に熱が入ります
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Tämä on sosiologian kivijalka, alusta uskonnolle, perusta sodalle.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Aceasta este baza tuturor ştiinţelor sociale, baza religiei, fundaţia războiului.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.C'est la base de toutes les sciences sociales, la base de la religion, la base de la guerre.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Das ist die Basis aller Gesellschaftswissenschaften, die Basis von Religion, die Basis von Kriegen.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Dette er grundlaget for al samfundsvidenskab, grundlaget for religion, grundlaget for krig.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Dit is het fundament van alle sociale wetenschappen, de basis van de religie, de basis van de oorlog.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Đó là nền móng của tất cả những gì về khoa học xã hội, là nền móng của tôn giáo và chiến tranh
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Esa es la base de todas las ciencias sociales, la base de la religión, de la guerra.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Ez minden társadalomtudomány alapja, a vallások és a háborúk alapja.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Isto é a base de tudo nas ciências sociais, a base da religião, a base da guerra.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.이는 모든 사회과학의 근간입니다. 종교나 전쟁의 근간이기도 하죠.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Na tym opierają się wszystkie nauki społeczne, religie i wojny.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Questo è il fondamento di tutte le scienze sociali, il fondamento delle religioni, il fondamento della guerra.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.To je základem všech sociálních věd, základem náboženství, základem práva.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Toto je základ všetkých spoločenských vied, základ náboženstva, základ vojny.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Αυτό είναι το θεμέλιο όλων των κοινωνικών επιστημών, το θεμέλιο των θρησκειών, το θεμέλιο του πολέμου.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Това е основата за всички социални науки, основата на религията, основата на войната.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Це підґрунтя для всіх соціологічних наук, підґрунтя для релігії, до війни.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.Это в фундаменте всех социальных наук, фундаменте религии, фундаменте войны.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.זה יסוד כל מדעי החברה, יסודה של הדת, יסודו של החוק.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.وهذا هو أساس كافة العلوم الاجتماعية، أساس الدين، أساس الحرب.
Bu bütün sosyal bilimlerin esası, dinlerin esası, savaşların esası.宗教の基盤 そして戦争の基盤です
Burası Stanford Bilgisayar Bilimleri binasının dışarısında.Hier sind wir vor dem Informatik-Gebäude in Stanford.
Burası Stanford Bilgisayar Bilimleri binasının dışarısında.Здесь мы находимся вне компьютерных наук, здание в Стэнфордском университете.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler. C.P.Durante mucho tiempo la gente ha considerado la ciencia y las humanidades como cosas distintas.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.De foarte mult timp oamenii au privit stiintele reale si cele umane in mod distinct.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Depuis toujours, les hommes ont considéré la science et les humanités comme distinctes.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Dolgo časa so ljudje obravnavali znanost in humanistiko izrazito ločeno.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Durante imenso tempo as pessoas consideraram a ciência e as humanidades como sendo distintas.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Het grootste deel van de tijd heeft men wetenschap en menswetenschappen als iets verschillends beschouwd.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.아주 오랜 시간동안 사람들은 과학과 인간성을 매우 구별되는 것으로 생각해왔습니다.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Lâu lắm rồi người ta vẫn coi khoa học và xã hội là các môn riêng biệt.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Nagyon hosszú ideig az emberek úgy tekintettek a természet és a humán tudományokra, mint két külön világra.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Od niepamiętnych czasów ludzie rozdzielali nauki ścisłe i humanistyczne.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Per molto tempo la gente ha guardato alla scienza e all'umanesimo come due cose distinte.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Po dlouhou dobu lidé považovali přírodní a humanitní vědy za odlišné.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Sepanjang waktu, manusia beranggapan bahwa ilmu pengetahuan dan kemanusiaan adalah hal yang berbeda.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Under en lång tid har människor sett vetenskap och humaniora som åtskilda.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.В течение очень долгого времени наука и искусство считались радикально различными.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Довгий час вважалось, що між точними і гуманітарними науками лежить прірва.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.От древни времена хората разглеждат науката и хуманитарните науки като отделни.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.זמן רב מאוד שאנשים התייחסו למדע ורוח כדברים נפרדים.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.لمدة طويلة من الزمن العلم و .. الانسانية أمران منفصلان
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.別々のものとして捉えてきました C.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Họ còn nói về cơ sở hạ tầng hỗ trợ các ngành khoa học đang trở nên lỗi thời.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.그들이 언급한 또 한 가지는¶ 과학을 떠받치는 인프라스트럭처가 시대에 뒤떨어지고 있다는 점입니다.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Kolejną rzeczą, nad którą debatowali była infrastruktura wspomagająca nauki, a która traci na aktualności.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Un alt lucru despre care au vorbit a fost că infrastructura care sprijină științele devine depășită.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Ze hebben ook gesproken over de infrastructuur die wetenschap ondersteunt.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Друго нещо, което обсъждаха беше инфраструктурата, която подпомага науките и става все по-остаряла.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.Ещё одна вещь, которую они обсуждали — устаревание инфраструктуры, поддерживающей науку.
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.נושא נוסף שדנו בו הוא התשתית התומכת במדעים אשר נעשית מיושנת. אנו בוחנים את
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.شئ آخر تحدثوا عنه كان البنيات التحتية التي تدعم العلوم تصبح بالية. نحن ننظر
Değindikleri bir başka konu da fen bilimlerini destekleyen altyapının yetersiz kalması ile ilgiliydi.彼らが話し合ったもう一つの事は 科学を支える社会基盤が 時代遅れになっているということです