Atış bilimi veya balistik, mermi ve füzelerin hareketlerini inceleyen bir bilim dalıdır.Balistika – věda o pohybech a účincích střel.
(Ayrıca bakınız somnoloji) Horoloji, zaman ve saat bilimi.Viz též Sokol, Čas a etika.
Atmosfer kimyası, Atmosfer biliminin bir dalıdır.Volný kyslík v atmosféře je známkou života.
Alman hukuk biliminin de kurucularından sayılır.Kvalifikace vychází z německých předpisů DVS.
Kırmızı-siyah ağaç bilgisayar biliminde bir çeşit kendini-dengeleyen ikili arama ağacı veri yapısıdır.Červeno-černý strom (též anglicky Red-black tree) je binární vyhledávací strom.
Bunlara “fizik tanımı” ve “ kristal bilimii tanımı” denir.Pro tento článek budou nazvány „fyzikální definice“ a „krystalografická definice“.
2015 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur.V roce 2015 byl Sciences Po Paris na 5. místě světového žebříčku pro politické vědy a mezinárodní vztahy.
Son olarak Radcliffe-Brown 'toplumun doğal bilimi'ni ortaya attı.Radcliffe-Brown nijak neskrýval, že antropologie je vědou přírodní.
Böylece gezegen bilimi jeolojı ve meteoroloji gibi disiplinleri bile geçmek üzere.Tato expedice položila základy věd jako fyzická geografie a meteorologie.
Hukuk doktoru olmuş ayrıca siyaset bilimi alanında eğitim görmüştür.Doktorát obhájil tamtéž v oboru politologie.
Halk dili özellikle dinin ve bilimin dili olarak görülür.Těmi máme na mysli například jazyk a náboženství.
Töre bilimi - Ahlak bilimi, etik.Řada matem. a přírodních věd; Seš.
Ekonomi biliminde bu duruma kıtlık denir.V našem prostředí bychom to mohli nazvat vědecký populismus.
Lazerler ve lazer spektroskopisi optik bilimi dönüştürdü.Laser a laserová spektroskopie klade důraz na optiku i jako vědu.
Özellikle fizik biliminde Calculus hayati bir öneme sahiptir.V krmivu pro skot má lecitin hlavně technický význam.
Bilgisayar biliminde bu tanım, Open Group tarafından kullanılmaktadır.În informatică această definiție este utilizată de către The Open Group.
Marlower, modern bilimin getirdiği yeni sınırların karşısında büyülenmiş ve dehşete düşmüştü.Marlowe a fost fascinat și înspăimântat de noile frontiere deschise de știința modernă.
Cezayir'de ve Fransa'da hukuk ve siyaset bilimi eğitimi almıştır.Va studia dreptul și științele politice în Algeria și Franța.
Genetik, genlerin, kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir.Genetica este știința genelor, eredității și varietății ale organismelor.
Sonsuzluk ve gelecek kavramı felsefe, din ve bilimin ana konuları arasında yer almaktadır.Viitorul și conceptul de eternitate au fost subiecte majore de filozofie, religie și știință.
Bilimi ve teknolojiyi sever.Îi plac misterele și știința.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.Turing este considerat a fi părintele informaticii și inteligenței artificiale teoretice.
Öğrenimini aldığı diğer alanlar fizik, astronomi, bilgisayar bilimi ve hukuktur.Materiile lui preferate sunt: fizica, astronomia și informatica.
Duruş teorisi ve bilimin çoklu kültürel çalışmasına katkıda bulunmuştur.A contribuit la teoria obiectivă și la studiul multicultural al științei.
Enerji biliminin çok tartışmalı bir tarihi vardır.Plonjoarele au un randament energetic foarte ridicat.
Naaşını öldükten sonra tıp bilimi için bağışlamıştır.După moarte, trupul său a fost pus la dispoziția științei.
Ayrıca Harvard Üniversitesi'nde uluslararası siyaset bilimi eğitimi aldı.De asemenea a obținut masteratul în științe politice al Universității Harvard.
Teoloji eğitiminden fizyoloji bilimine yönelmesinde Claude Bernard etkili oldu.Claude Bernard își consacră întreaga sa carieră studiului fiziologiei.
Bilimin kılavuzu: Felsefe.Domenii de licență: Filosofie.
Bilim sahasında, matematik bilimini tahsil etti ve özellikle trigonometri üzerinde çalışmalar yaptı.A adus contribuții marcante în istoria matematicii, mai ales în domeniul trigonometriei.
Muhaddis: Hadis bilimiyle uğraşan kimse.Oamenii de știință Hadis.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.De aceea domeniile de cercetare se așteaptă sa fie mai apropiate de cercetarea fundamentală.
Babası, Süleyman Halebi'yi 1797 yılında El-Ezher Üniversitesi'nde İslam bilimini okuması için Mısır yolladı.Tatăl său îl trimite în Egipt în 1797, pentru a studia științele islamice la Universitatea al-Azhar.
Bilimin yazıdan daha önce ortaya çıktığı bilinmektedir.Evident apare mult mai devreme decât știința propriu-zisă.
Siyaset bilimi ve sosyoloji eğitimi almıştır.Facultatea de Filosofie și Științe Social-Politice.
Hamartiyoloji veya Günah bilimi - Günahı inceleyen dal.Proba de Recompensă/Imunitate: În căutarea focului!
Princeton Üniversitesi'nde felsefe ve siyaset bilimi okudu.A studiat filozofia și literatura la Universitatea Princeton.
Bilişsel dil bilimi; bilişsel yapı ve süreç ile dili inceleyen bilim dalıdır.Lingvistica este știința care studiază limba și legile ei.
Bilimi ve teknolojiyi sever.Kedvelte a tudományt és a tudósokat.
Mağdur bilimi, bir suç bağlamında mağduru ele alan kriminoloji dalı.A kriminálviktimológia a bűncselekmények áldozataival foglalkozó bűnügyi tudományterület.
Bu biliminsanları ve matematikçiler için çok yaygın kullanımdır.Gyakori közhely ez a tudósokkal és tanárokkal kapcsolatban.
Tarih Bilimi , 1999.Magyar Tudomány, 1999.
İstatistik bilimi içinde Q-fonksiyonu standart normal dağılım'ın kuyruk olasılığı'dır..A matematikában és a statisztikában a Q-függvény a normális eloszlás farok valószínűsége.
Bu sebepten dolayı bu alanlar genel dil bilimine ait alanlar olarak görülmez.Azonban az ilyen előírásokat nem tekintjük a nyelvbázisok részeinek.
Bu tür kuvvetler, meteorolojide ve okyanus biliminde önemlidir.Legfőbb szakmai területük a meteorológia és az óceán kutatás.
1945 yılında Pensilvanya Üniversitesi’nde felsefe ve dil bilimi alanında eğitim almaya başlamıştır.1945-ben kezdte meg tanulmányait a University of Pennsylvania egyetemen, filozófia és nyelvészet szakon.
Atış bilimi veya balistik, mermi ve füzelerin hareketlerini inceleyen bir bilim dalıdır.A lövedék, vagy a rakéta mozgásával foglalkozó tudomány.
Onomastik: İsim bilimidir.Neve beszélőnév, jelentése bölcsesség.
SOHO Avrupa Uzay Ajansı(ESA) ve NASA biliminsanları tarafından yönetildi.Pedro Duque elvégezte az Európai Űrügynökség (ESA) valamint a nemzeti tudósok által meghatározott programot.
1971'de Rus yer bilimi uzmanları doğal gaz araması yaparken tesadüfen buldukları uzun bir kuyudur.Egy 1971-es fúrás során szovjet geológusok egy földgázzal teli barlangot tártak fel.
Knuth Ödülü, bilgisayar bilimine önemli katkılar yapmış birine verilen ödüldür.A Nevanlinna-díj számítógép-tudománybeli kiváló teljesítményre adott kitüntetés.
Ağ biliminin genç bir dal olduğu söylenebilir.A tudóst ismeretség fűzte Zsámboki Jánoshoz.
Kriminalistik Suç Mağdur bilimiÜgyészség Kriminalisztika Daktiloszkópia
Galilo hareket bilimine özgün katkılarda bulunmuş ve matematik ile deneyi birleştirmiştir.Pécsett tanított természettudományokat és bekapcsolódott az eszperantó mozgalomba.
Bu biliminsanları ve matematikçiler için çok yaygın kullanımdır.Tämä on tieteilijöiden ja matemaatikkojen yleisesti käyttämä tapa.
Popper, bilimin bu tür çıkarımsal temellere dayandırılamayacağını düşündü.Popper katsoi, ettei tiede voi nojata tällaiseen epäpätevään induktiiviseen päättelyyn.
Onomastik: İsim bilimidir.Omalla nimellä: Testamentet.
Bilimin popülerleşmesi için yaptığı çalışmalarla tanınır.Palkinto myönnettiin hänelle hänen tekemästään työstä tieteen popularisoimiseksi.
Ayrıca bilişsel biliminin popülaritesini artırmıştır.Lemström myös popularisoi tiedettä.
Fakat sayılar bilimine Yunanlardan çok daha önce Mısır’da önem verildiği bilinmektedir.Paljolti arabien ansiosta nykyään kreikkalaisesta sivistyksestä tiedetään niin paljon kuin tiedetään.