Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgisayarlar ile cümle

bilgisayarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Evet, bilgisayarları yenecek ve türümü savunacaktım.نعم، سوف أأتى لتدمير الحاسوب وأدافع عن فصيلتي البشرية
Evet, bilgisayarları yenecek ve türümü savunacaktım.(笑)
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Akkor rájöttem, hogy mi nem igazán érdeklődünk a számítástechnika iránt.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Ale później uświadomiłem sobie, że ludzi nie interesują komputery.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Doch dann realisierte ich, dass wir Menschen nicht wirklich an Computern interessiert sind.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.하지만 우리 인간은 본질적으로 컴퓨터 자체에 관심이 있는 것이 아니라는 것을 깨달았습니다.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Mais là je me suis rendu compte que nous humains ne sommes pas vraiment intéressés par l'informatique.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Ma poi mi sono accorto che noi umani non siamo interessati ai computer di per sé.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Mas então percebi que nós, os seres humanos não estamos interessados na computação.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Men så indså jeg at vi mennesker i virkeligheden ikke er interesserede i databehandling.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Pak jsem však pochopil, že počítače jsou nám lidem v podstatě ukradené.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Pero entonces me di cuenta que nosotros los humanos no estamos interesados en la computación.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Αλλά μετά συνειδητοποίησα ότι εμείς οι άνθρωποι στην ουσία δεν ενδιαφερόμαστε για τους υπολογιστές.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Но после разбрах, че ние хората в действителност не се интересуваме от компютърни технологии.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.Но потом я понял, что людям не так уж интересны компьютеры.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.אבל אז התחוור לי שאנחנו בני-האדם לא באמת מעוניינים בעבודה על מחשב.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.ولكن أدركت أن نحن البشر لا نهتم بالبرمجة لذاتها.
Fakat sonra farkettim ki, biz insanlar aslında bilgisayarlarla çok ilgilenmiyorduk.コンピュータ自体ではないということに気がつきました 私たちに関心があるのは コンピュータの中にある情報です
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.Het idee was om een computer te gebruiken om die patronen te leren.
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.우리들은 컴퓨터를 사용해서 이러한 패턴을 배우는 목적으로
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.La idea era usar un ordenador para aprender estos patrones.
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak. Mevcut metinleri bilgisayarlara aktardık.Ideen var at bruge en computer til at lære disse mønstre, og derfor gav vi computeren de eksisterende tekster.
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak. Mevcut metinleri bilgisayarlara aktardık.Syötimme tietokoneelle nämä mallit ja olemassa olevat tekstit.
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak. Mevcut metinleri bilgisayarlara aktardık.Мы решили использовать компьютер для изучения этих схем, и внесли в компьютер существующие тексты.
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.הרעיון היה להשתמש במחשב כדי ללמוד תבניות הללו,
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.الفكره كانت باستخدام الكمبيوتر لمعرفة هذه الأنماط ،
Fikir, bu özellikleri anlayabilmek adına bilgisayarları kullanmak.学習させることです 早速 文字列を コンピューターに取り込み
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Als in films computers zoals Watson beginnen te denken, loopt het meestal slecht af.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Dans les films, lorsque des ordinateurs comme Watson commencent à réfléchir, ça ne finit pas toujours bien.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...En el cine, cuando las computadoras como Watson comienzan a pensar, las cosas no siempre terminan bien.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...I filmene, når computere som Watson begynder at tænke, ender tingene ikke altid godt.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...În filme, când computere ca Watson încep să gândească, nu prea se sfârșește bine.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Když ve filmech počítače, jako je Watson, začnou myslet samostatně, nedopadne to obvykle dobře.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...영화에서 왓슨과 같은 컴퓨터가 생각하기 시작하면 결론이 좋게 끝나는 법이 없지요.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Nei film, quando i computer come Watson cominciano a pensare, le cose non sempre vanno a finire bene.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Nos filmes, quando os computadores como o Watson começam a pensar, as coisas nem sempre terminam bem.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Trong điện ảnh, khi những cỗ máy như Watson bắt đầu biết suy nghĩ mọi thứ luôn không có kết thúc tốt đẹp.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Wenn Computer wie Watson im Film anfangen zu denken, nimmt es normalerweise kein gutes Ende.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...W filmach, gdy komputery zaczynają myśleć, nie zawsze kończy się to dobrze,
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...В кино, когда компьютеры вроде "Ватсона" начинают думать, далеко не всегда всё заканчивается хорошо.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Във филмите, когато компютри като Уотсън започнат да мислят, нещата не винаги свършват добре.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...בסרטים, כאשר מחשבים כמו ווטסון מתחילים לחשוב, דברים לא תמיד נגמרים טוב.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...في الأفلام، عندما أجهزة الكمبيوتر مثل واتسون تبدأ التفكير، دائماً لا تنتهي الأمور جيدا.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...必ず悪い結果になります この手の映画は 美しいユートピアの話ではなく
Geçimimi bilgisayarlar tasarlayarak sağlıyorum.제 직업은 컴퓨터를 설계하는 것 입니다.
Geçimimi bilgisayarlar tasarlayarak sağlıyorum.עכשיו אני מעצב מחשבים כדי להתפרנס,
Geçimimi bilgisayarlar tasarlayarak sağlıyorum.والآن أعيش من تصميم الحواسيب،
Geçimimi bilgisayarlar tasarlayarak sağlıyorum.私自身 コンピューターの設計が
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Amikor a pályámat fiatal fizikusként megkezdtem a számítógépet eszközként használtam.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Așa că am început de tânăr ca fizician folosind computerele drept unelte.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Así comencé desde una temprana edad como físico utilizando computadoras como herramientas.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Ho iniziato in giovane età come fisico ad utilizzare i computer come strumenti.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Ich begann also im Jugendalter als Physiker der Computer als Arbeitshilfe nutzte.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Ik begon op jonge leeftijd als natuurkundige die computers als gereedschap gebruikte.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Jadi saya mulai dari usia dini sebagai seorang fisikawan yang menggunakan komputer sebagai alat.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.J'ai donc commencé jeune en tant que physicien à utiliser des ordinateurs comme des outils.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.저는 젊은 시절 물리학자로서 컴퓨터를 도구로 사용하기 시작했죠.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Tôi đã khởi đầu khi còn là một nhà vật lý trẻ tuổi sử dụng máy tính như các công cụ.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.Zacząłem młodo jako fizyk używając komputerów jako narzędzi.
Genç yaşta, bilgisayarları araç olarak kullanan bir fizikçi olarak başladım.В свои молодые годы, я, как физик, пользовался компьютером как инструментом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilgisayarlar ile cümle - Sayfa 40 - bilgisayarlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App