bilgisayarları ile cümle

bilgisayarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.לא ברצינות, אני חושב שאנחנו סובלים המון מהמחשבים שלנו.
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.أعني، أعتقد أننا عالقين مع الكثير من الملل في حاسباتنا
Demek istediğim, aslında bilgisayarlarımızdaki bir çok saçmalığa iyi dayandık.つまり、ポイント&クリック、メニュー、アイコン、これらはすべて変わっていないのです
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.A laptopjaim mindig tönkremennek, szóval nincs időm felmatricázni őket.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.A laptopjaim mindig tönkremennek, szóval nincs idõm felmatricázni õket.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.내 노트북은 항상 멈춰버려서 스티커를 붙일 시간이 없어.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Läppärini kyrvähtelevät alati joten aikani ei riitä tarrojen liimailuun.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Laptop-ku seringkali rusak jadi aku tak punya waktu menempelkan stikernya.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Laptopurile mele se strică mai mereu, aşa că nu mai am când să le pun etichete.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mấy cái laptop của tôi cứ hư suốt nên tôi chẳng có thời gian để đánh dấu chúng.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Máy tính của tôi hỏng suốt vậy nên không có thời gian để dán giấy nhắc nhở lên
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mein Laptop geht andauernd kaputt, also habe ich keine Zeit, Sticker aufzukleben.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mein Laptop geht andauernd kaputt, also hab ich keine Zeit Sticker aufzukleben.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mes ordinateurs portables tombent tout le temps en panne : je n'ai pas le temps d'y mettre des autocollants.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mijn laptop gaat elke keer kapot dus ik heb geen tijd om er stickers op te doen.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mina laptoppar går bara sönder.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mina laptoppar går bara sönder.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Min bærbar dør hele tiden, så jeg har ikke tid til at putte klistermærker på.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mis laptops se rompen todo el tiempo, así que no tengo tiempo de pegarle calcomanías.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mój laptop ciągle się psuje, więc nie miałem czasu przykleić do niego naklejki.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Můj notebook už několikrát umřel a tak nemam čas na něj dávat štítky.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Τα laptop μου χαλάνε όλη την ώρα. Δεν έχω χρόνο να βάζω αυτοκόλλητα.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Мой ноутбук сломать все время, поэтому я не имеют времени, чтобы положить наклейки на.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Постоянно си чупя лаптопите и нямам време да им слагам лепенки.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.המחשב הנישא שלי מתקלקל כל הזמן .אז אין לי זמן לשים עליו מדבקות
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.حاسبي المحمول ينكسر على الدوام لذلك ليس لديّ الوقت لأضع عليه الملصقات
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.ジンやビールを こぼしたり...
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Chúng có laptop. Chúng mang laptop về nhà.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Die Laptops sind ihr Eigentum. Sie nehmen sie mit nach Hause.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.EI deţin laptopurile. Le iau acasă.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Elas são donas dos portáteis. Levam-nos para casa.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Ellos son dueños de las laptop. Se las llevan a casa.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Hanno i portatili: li portano a casa. E quando mi incontrai con tre bambini delle scuole,
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Ils possèdent les ordinateurs portables. Ils les emmènent à la maison.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.아이들은 랩탑 컴퓨터를 가지고 있으며, 이것을 집에 가져갑니다
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Mereka memiliki laptop. Mereka membawanya pulang.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Oni vlastní notebooky. Berou si je domů.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Övék a laptop. Hazaviszik.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.To one są właścicielami laptopów. Zabierają je do domu.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Zij zijn eigenaar van de laptops. Ze nemen ze mee naar huis.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Έχουν στην ιδιοκτησία τους έναν φορητό υπολογιστή. Τον μεταφέρουν σπίτι.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Вони мають власні ноутбуки, які вони беруть додому.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Они владеют ноутбуками. Они берут их домой.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.Те притежават лаптопите. Те ги носят в къщи.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.המחשבים שייכים להם. הם לוקחים אותם הביתה.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.أنهم يملكون كمبيوترات محمولة. يأخذونها الى البيت.
Dizüstü bilgisayarlarını eve götürüyorlar.それで私が学校で会った
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım. Eğitimsel amaçlar için oldukça faydalılar.Usaré estas cajas de cartón que son muy útiles para fines educativos.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Ezeket a kartondobozokat fogom használni.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Ich werde dazu diese Kartons verwenden, in denen eure Notizbücher waren.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Ik gebruik de kartonnen dozen waar jullie notitieboeken in zaten.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Jag kommer använda de kartonger i vilka era laptops kom.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Jeg vil bruge disse papkasser, som jeres notesbøger var i.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Je vais utiliser les boîtes qui ont contenu vos ordinateurs portables.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.저는 여러분의 공책이 나온 이 카드 박스를 이용할 겁니다.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.K tomu mi poslouží tyto krabice, ve kterých byly zabalené vaše bloky.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Použijem krabice od vašich notebookov.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Saya akan menggunakan kotak bekas tempat buku catatan Anda.
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Tôi sẽ sử dụng những hộp giấy mà đã được dùng để chứa tập vở của các bạn
Dizüstü bilgisayarlarınızın geldiği karton kutuları kullanacağım.Uporabil bom te kartonaste škatle v katerih so bili vaši zvezki.

İlgili Sayfalar