bilgisayarları ile cümle
bilgisayarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Portano il loro computer per giocare a videogiochi uno contro l'altro.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Přinesli si svoje počítače, aby mohli hrát hry proti sobě navzájem.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Przynoszą swoje komputery w jedno miejsce, by grać w gry przeciwko sobie.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Sie bringen alle ihre Computer mit, damit sie Spiele gegeneinander spielen können.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar. Ve bu dünyadaki her şehirde oluyor.Llevan sus computadoras asi pueden jugar unos contra otros y esto pasa en cada ciudad del mundo.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Ze zetten hun computers bij elkaar zodat ze kunnen spelen tegen elkaar.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Έφεραν τους υπολογιστές τους για να παίξουν παιχνίδια ο ένας εναντίον του άλλου.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Вони приносять сюди свої комп'ютери, щоб грати одне з одним.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Носят компютрите си със себе си, за да играят видеоигри един срещу друг.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.Они принесли свои компьютеры, чтобы поиграть в игры друг с другом.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.הם למעשה מביאים את המחשבים שלהם על מנת לשחק משחקים אחד נגד השני.
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.إنهم في الواقع يحضرون حاسباتهم ليتمكنوا من اللعب ضد بعضهم البعض
Birbirlerine karşı oyun oynayabilmek için bilgisayarlarını getiriyorlar.ゲームで対戦しています 世界中で見られる光景です
Bir uzay üssüm vardı. Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...저에게는 점자 컴퓨터가 있었습니다.
Bizim bilgisayarlarımızı hackliyorlar.Sie hack in unseren Computern. Wir müssen haben
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.Apenas materiais físicos — nós partilhamos os nossos PCs.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.E i nostri PC li condividiamo: lo vediamo anche nel wireless.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.Kita juga melihat permasalahan yang sama dalam jaringan nirkabel.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.우리가 서로 공유하는 개인용 컴퓨터 말입니다. 우리는 이것을 무선망에서도 목격할 수 있습니다.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.Мы можем увидеть это в технологии беспроводной связи.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.- המחשבים שלנו, אנו שותפים בהם. רואים זאת גם באלחוט.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.-- حواسيبنا، نحن نتقاسمها معاً. نحن أيضاً نرى هذا في الشبكة اللاسلكية.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz. Bunu kablosuz bağlantıda da görüyoruz.過去には個人が無線のライセンスを所有し、ある場所で信号が送信されると、
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nasze komputery, dzielimy je ze sobą.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nos PCs, nous les partageons ensemble.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- nuestras PCs, las compartimos.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- onze pc's, we delen ze samen.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.-- PC-ul nostru, îl împărtășim cu toții.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- unsere PCs, wir teilen sie.
--bizim kişisel bilgisayarlarımız, onları beraber paylaşıyoruz.- нашите PC, които споделяме.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Als Bob und ich dies entwarfen, dachten wir, wir stellten ein System her, das Computer miteinander verbindet.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Când am făcut cu Bob acest design, am crezut că proiectam un sistem de conectare a calculatoarelor.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Cuando hicimos el diseño con Bob pensamos construir un sistema para conectar computadoras.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Khi Bob và tôi làm bản thiết kế này, chúng tôi nghĩ mình đang xây dựng một hệ thống kết nối các máy tính.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.밥과 제가 설계를 했을 때 우리는 컴퓨터를 서로 연결하는 시스템을 만든다고 생각했습니다.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Quando io e Bob abbiamo progettato questo, pensavamo di costruire un sistema per connettere i computer.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.Создавая этот протокол, мы с Бобом думали, что строим систему для объединения компьютеров.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.כשבוב ואני עשינו תוכנית זו, חשבנו שאנחנו בונים מערכת כדי לקשר בין מחשבים.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.عندما قمنا بوب وأنا بهذا التصميم، اعتقدنا بأننا كنا نبني نظام يربط الحواسيب ببعضها.
Bob ve ben bu tasarımı yaptığımızda, bilgisayarları birbirine bağlayan bir sistem kurduğumuzu düşünüyorduk.繋げるシステムを 設計しているつもりでした でもすぐに解った事ですが
Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...Braillecomputers, drie computers.
Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...Calculator Braille, trei calculatoare.
Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...Dei computer braille, tre computer.
Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...Des ordinateurs braille, trois ordinateurs.
Braille bilgisayarları, üç tanesi hem de...Tenía computadoras en braille, tres computadoras.
Brian Eno'dan bir alıntı: "Bilgisayarların sorunu, içlerinde yeterince Afrika olmaması."Це цитата Брайана Іно: "проблема комп'ютерів полягає в тому, що в них недостатньо Африки."
Bu arada aklınızda bulunsun, zamanın diğer bilgisayarları hala butonlarla ve düğmelerle çalışıyordu.당시에 널리 쓰이던 PC가 스위치 기반으로 작동했으며
Bu arada aklınızda bulunsun, zamanın diğer bilgisayarları hala butonlarla ve düğmelerle çalışıyordu.קחו בחשבון שמחשב אישי בזמנים ההם הופעל בעזרת מתגים
Bu arada aklınızda bulunsun, zamanın diğer bilgisayarları hala butonlarla ve düğmelerle çalışıyordu.正しい順序に操作すると
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.Entonces, saben, me encantan los computadores Apple.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.Et donc -- J'adore les ordinateurs Apple.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.Eu adoro os computadores Apple.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.Nos, tudják, imádom az Apple számítógépeket.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.Så det -- I ved, jeg elsker Apple computere.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum.So dass -- wissen Sie, ich liebe Apple Computer.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Appleコンピュータは あのPowerBookは
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Così... io amo i computer della Apple, ne sono ossessionato.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.에-- 저는 애플 컴퓨터를 좋아합니다. 정말 좋아합니다.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Şi asta - Ştiţi, iubesc computerele Apple, sunt obsedat.
Bu arada, Apple bilgisayarları seviyorum. Takıntım var.Te tiedätte että rakastan Applen tietokoneita.