bilgisayarın ile cümle
bilgisayarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Hãy tưởng tượng bạn ném máy tính của mình vào trong một lò phản ứng hạt nhân và nó vẫn phải chạy được.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imaginaţi-vă că vă aruncaţi PC-ul într-un reactor nuclear şi totuşi PC-ul trebuie să funcţioneze.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Imagínese: llevar su PC y arrojarla dentro de un reactor nuclear y que siga funcionando.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Képzeljék csak el, hogy bedobják a számítógépüket egy atomerőmű kellős közepébe, és még ott is működnie kell.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.상상해 보세요. PC를 원자로 안에 던져도 작동해야 합니다.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Stel je eens voor: je pakt je pc op en je gooit hem in een kernreactor en hij moet nog steeds werken.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представете си: взимате компютъра си, хвърляте го в ядрен реактор и той трябва да продължи да работи.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.Представьте: взять ваш компьютер и бросить его в ядерный реактор, и он по-прежнему должен работать.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.זה כמו אתם מכניסים את מחשבכם האישי לכור גרעיני והוא צריך להמשיך לפעול.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.لذلك تخيلوا فقط: أنكم تأخذون حاسوبكم و تقومون بإلقائه في مفاعل نووي و مع ذلك يجب عليه أن يعمل.
Yani düşünün: bilgisayarınızı alıp nükleer bir reaktöre atıyorsunuz ve hala çalışmak zorunda.稼働しないといけない様なものです こういった様々な大小の問題に
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.8분과 임베디드 컴퓨터가 우리에게 필요한 것의 전부인 것처럼 보입니다.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Acht minuten en een ingebouwde computer leek alles te zijn wat we daar nodig hadden.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Ainsi, huit minutes et un ordinateur incorporé semblent être tout ce dont nous avions besoin là-bas.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Also, 8 Minuten und ein Computer in der Wand schienen alles zu sein, was nötig war.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Así que ocho minutos y un computador empotrado parecía ser todo lo que necesitaban.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Jadi delapan menit dan sebuah komputer yang terpasang sepertinya hanya itulah yang kita butuhkan.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Oito minutos e um computador embutido na parede parecia ser tudo o que era necessário.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Otto minuti ed un PC incassato nel muro sembravano essere tutto quello di cui avevamo bisogno.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Se pare că opt minute şi un calculator e tot ceea ce aveam nevoie.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Takže se zdá, že osm minut a vestavěný počítač bylo vše, co tam bylo potřeba.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Tehát nyolc perc és egy beépített képernyő elég volt ahhoz, amit el akartunk érni azon a helyszínen.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Wydawało się, że wystarczy 8 minut i wmurowany komputer.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Zdá sa teda, že osem minút a vstavaný počítač je všetko, čo sme tam potrebovali.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Οκτώ λεπτά και ένας εντοιχισμένος υπολογιστής φαίνεται να ήταν το μόνο που χρειαζόμασταν εκεί.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Получается, все, что было нужно - это 8 минут и встроенный компьютер.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.Така че, осем минути и един вграден компютър изглежда бяха всичко, от което се нуждаеха там.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.אז שמונה דקות ומחשב מותקן אחד, זה כנראה כל מה שהיה צריך כאן.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.إذاً ثمانية دقائق وكمبيوتر محشور يبدو أنها كل ما نحتاجه هناك.
Yani sekiz dakika ve gömülmüş bir bilgisayarın tek ihtiyacımız olduğu görülüyor.それだけでこんなことが起きたのです 子供達のグループが
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerineGdy ją zbudujemy, będzie można zrozumieć komputer.
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerine제작이 완료되면 비로소 컴퓨터의 작동 원리를 이해할 수 있게 될 겁니다 조그만 칩을 들여다보는 것보다는
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerineWanneer ze gebouwd zal zijn, zal je eindelijk begrijpen hoe een computer werkt.
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerineכאשר היא תיבנה, נוכל סוף, סוף להבין כיצד עובד מחשב, כי במקום שיהיה לפנינו שבב זעיר,
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerineحين سيبنى، ستستطيعون أخيرا فهم كيفية اشتغال الحاسوب، لأنه بدل التوفر على رقاقة دقيقة أمامكم،
Yapıldığı zaman, bu bilgisayarın çalışma şeklini anlamak mümkün olacak, çünkü önünüzde, küçük bir çip yerine分かるようになります 小さなチップの代わりに この巨大な機械を見たら
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Aloitetaan ottamalla kuva tietokoneen kameralla, jotta päästään eroon munasta.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Beginnen wir damit, mit der Webcam ein Foto zu machen, um das Ei loszuwerden.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Commençons par prendre une photo avec sa webcam pour enfin se débarasser de cet oeuf.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Empecemos por añadir una foto con la cámara de su ordenador para deshacernos del huevo.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Hãy bắt đầu chụp ảnh với chiếc máy tính của anh ý .
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Iniziamo con lo scattare una foto con il computer per liberarci di quell'uovo.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.먼저, 달걀을 없앨 수 있도록, 컴퓨터에 있는 카메라로 사직을 찍으세요.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Lad os starte med at tage et foto med hans computers kamera for at få ægget væk.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Laten we beginnen met het maken van een foto met zijn camera op de computer, om te zorgen dat het ei weg gaat.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Låt oss börja med att ta en bild med datorns kamera för att bli av med ägget.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Mari mulai mengambil foto dari kamera komputer untuk menghilangkan gambar telur itu.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Vamos começar tirando uma foto com a câmera do computador dele para nos livrarmos daquele ovinho.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Začněmě tím, že pořídíme foku s jeho kamerou a tak se zbavíme toho vajíčka.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Začnimo s tem, da se fotografira z njegovo spletno kamero, da se znebi tega jajca.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Zrób zdjęcie za pomocą kamery twojego komputera, aby pozbyć się tego jajka
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Начнем с создания фотографии с помощью веб-камеры, чтобы избавиться от этого яйца.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.בואו נתחיל בלצלם תמונה עם מצלמת המחשב שלו כדי להיפטר מהביצה.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.لنبدأ بأخذ صورة باستخدام كاميرا كمبيوتره للتخلص من تلك البيض.
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.パソコンの画面に向かって、はい、チーズ!
Yunuslar bir tuşa, bir sembole vurunca, bilgisayarın ürettiği bir ıslık sesi duydular.그래서 돌고래가 자판, 기호를 누르면 컴퓨터가 내는 소리를 듣게 되고
Yunuslar bir tuşa, bir sembole vurunca, bilgisayarın ürettiği bir ıslık sesi duydular.אז הדולפינים יכלו להקיש על מקש, על סמל, הם שמעו צפצוף שנוצר באמצעות מחשב.
Yunuslar bir tuşa, bir sembole vurunca, bilgisayarın ürettiği bir ıslık sesi duydular.كان باستطاعت الدلافين الضغط على مفتاح ما أو رمز فتسمع لصفير يصدر عن الحاسوب
Yunuslar bir tuşa, bir sembole vurunca, bilgisayarın ürettiği bir ıslık sesi duydular.コンピューターの発する ホイッスル音が聞こえ 物かアクティビティが与えられます
Ziyaretçiler gelince MARS, bilgisayarın başına geçip yazmaya başlıyor:A když nějaký návštěvník přijde, MARS vyleze k počítači a začne psát: