bilgisayarın ile cümle
bilgisayarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ve aslında sadece dizüstü bilgisayarınız kadar:Und es ist erstaunlicherweise soviel wie Ihr Laptop:
Ve aslında sadece dizüstü bilgisayarınız kadar:ולמען האמת, היא כמו של המחשב הנייד שלכם.
Ve aslında sadece dizüstü bilgisayarınız kadar:انه في الواقع يستهلك نفس القدر الذي يستهلكه الكمبيوتر المحمول :
Ve aslında sadece dizüstü bilgisayarınız kadar:たった10ワットです。
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Ça se passait avant qu'on invente l'ordinateur.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Das war also vor der Erfindung des Computers.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Đây là thời điểm mà máy tính bình thường chưa được phát minh.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Deci asta era înainte de-a se inventa computerul.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Dit was dus voordat de computer werd uitgevonden.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Isto aconteceu antes de ser inventado o computador.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.이건 컴퓨터가 발명되기 이전의 일입니다
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Luego fue "antes" de que se inventara la computadora.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Questo accadeva prima che il computer fosse inventato.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Saat itu komputer belum ditemukan.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Tak więc to było przed wynalezieniem komputera.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Takže toto bolo predtým, ako bol vynájdený počítač.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Tehát ez a számítógép feltalálása előtt volt.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Αυτό ήταν λοιπόν πριν εφευρεθούν οι υπολογιστές.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Поэтому это было до появления компьютера.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Така че това беше преди компютърът да бъде изобретен.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.Тому можна вважати, що це було до створення комп'ютера.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.אז זה היה לפני שהמחשב הומצא.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.ولقد كان هذا قبل اختراع الحاسوب.
Ve bu bilgisayarın icadından önceydi.彼はメメックスを提唱しました
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Astfel codul va pune stăpânire pe computerul tău.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.A tohle jsou zadní vrátka, která nakonec převezmou i váš počítač.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Az pedig egy backdoor (hátsó ajtó) program, ami átveszi a gépük vezérlését.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Dan akan ada pintu belakang yang ditanamkan pada komputer Anda.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Dat is een achterdeur die je computer zal overnemen.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Đây là cái cửa sau mà sẽ lâm chiếm cái máy tính của bạn.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.E questa è la backdoor che prende possesso del vostro computer.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Et c'est un backdoor qui va s'emparer de votre ordinateur.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Isso vai abrir uma porta para que outros controlem o nosso computador.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.이게 바로 여러분의 컴퓨터를 장악하는 백도어 바이러스입니다.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Och det är en bakdörr som kommer att ta över din dator.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Sú to "zadné vrátka" - bezpečnostná chyba, ktorá spôsobí prevzatie vášho počítača.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Tuo ohjelma on takaportti, joka ottaa koneesi haltuun.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Und das ist die Hintertür, über die Ihr Computer übernommen wird.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.W ten sposób ktoś przejmie wasz komputer.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Y esa va a ser la puerta trasera por la que se tomen el control de su información.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.Και αυτή είναι μια κερκόπορτα που θα καταλάβει τον υπολογιστή σας.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.И това е "троянски кон", който ще поеме контрол върху вашия компютър.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.И это лазейка, с помощью которой ваш компьютер будет захвачен.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.І це наче чорний хід, через який проникають у ваш комп'ютер.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.וזוהי דלת אחורית להשתלטות על מחשב.
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.وذلك هو الباب الخلفي الذي سوف يسيطر على حاسوبك
Ve bu da bilgisayarınızı ele geçirecek bir arka kapı.さらに興味深いことに
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Chúng tôi đã tức khắc nhận ra rằng máy tính có lợi thế sân nhà rất lớn.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.E ci siamo immediatamente resi conto che il computer aveva un enorme vantaggio, giocando in casa.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.E demo-nos conta rapidamente de que o computador tinha a grande vantagem de estar a jogar em casa.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.그리고 우린 바로 컴퓨터가 홈경기의 이점을 누리고 있다는 것을 깨달았습니다.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Nous avons réalisé tout de suite que l'ordinateur avait le gros avantage d'être à domicile.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Og vi blev med det samme klar over at computeren havde en stor hjemmebanefordel.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Okamžitě nám došlo, že počítač má obrovskou výhodu domácího prostředí.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Și ne-am dat seama imediat: computerul avea avantajul de a juca pe teren propriu.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Uświadomiłem sobie, że komputer ma przewagę, bo gra u siebie.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Wir bemerkten sofort, dass der Computer einen großen Heimvorteil hatte.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Y nos percatamos de inmediato de que la computadora tenía una gran ventaja de cancha local.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Συνειδητοποιήσαμε αμέσως πως ο υπολογιστής είχε το μεγάλο πλεονέκτημα της έδρας.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Веднага разбрахме, че компютъртът има голямо преимущество.