bilgisayarın ile cümle
bilgisayarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
O zaman 2020'de 100 dolarlık bilgisayarın bir eğitim aracı olarak nasıl olacağını hayal edin.教育用のツールとして 我々が挑まなければならないことは
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white-space: pre-wrap;} Empêche l'ordinateur de se mettre en veille lorsque des torrents sont actifs.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Estä tietokonetta menemästä valmistilaan, kun torrentteja on käynnissä.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Evita que o computador entre em estado de suspensão com torrentes em curso.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Förhindra att datorn går in i viloläge när dataflöden pågår.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white-space: pre-wrap;} Impedisci al computer di andare in sospensione quando ci sono torrent avviati.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Împiedică intrarea computerului în starea inactivă dacă sunt torente pornite.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Számítógép felfüggesztésének megakadályozása futó torrent esetén.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Undgå at computeren går i sleep- tilstand, når torrents kører.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white-space: pre-wrap;} Voorkom dat de computer in slaapstand gaat wanneer er nog torrents draaien.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Zabraňuje počítači přejít do režimu spánku, když torrenty běží.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Zabraňuje počítaču prejsť do režimu spánku, keď torrenty bežia.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Не переводити комп’ ютер у стан сну, якщо запущено торенти.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.p, li {white- space: pre- wrap;} Предотвращать переход компьютера в спящий режим, когда загружаются торренты.
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.أبيض فراغ أيّ واجهة إلى استخدام
p, li {white- space: pre- wrap;} Torrentler çalışırken bilgisayarın uyku durumuna girmesini önleyin.実行中の torrent がある間はコンピュータがスリープ状態に移行しないようにします。
-- prensipte, yeteri kadar büyük bir bilgisayarınız varsa --DNA の形がなぜそうなっているのかということまで
-- prensipte, yeteri kadar büyük bir bilgisayarınız varsa --기본적으로, 당신이 충분히 큰 컴퓨터를 지니고 있다면.
-- prensipte, yeteri kadar büyük bir bilgisayarınız varsa ---θεωρητικά, χρειάζεται ένας αρκετά μεγάλος υπολογιστής-
-- prensipte, yeteri kadar büyük bir bilgisayarınız varsa --בעיקרון, אם יש לכם מחשב חזק מספיק -
-- prensipte, yeteri kadar büyük bir bilgisayarınız varsa --فى المبدأ، لديك كمبيوتر كبير كفاية --
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.O Reggie disse-me que tu não tinhas um computaador.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.Reggie m'a dit que tu n'avais pas d'ordinateur.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.Reggie mi ha detto che non avevi un computer.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.Reggie sagte mir du hast keinen Computer.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.Ο Ρέτζι μου είπε ότι δεν είχες κομπούτερ.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.Реджи сказал, что у тебя нет 'компутера'.
Reggie bana bilgisayarının olmadığını söyledi.レジーが言ってたんだろ
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.컴퓨터에 게임을 설치하는 데만도 50 달러가 들어요. 이걸로도 퍼블리셔는 2억 7천 5백만 달러를 더 벌죠.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.50 dolcsi csak az, hogy feltelepíthesd a gépedre, ez 275 milliós bevételt jelent a kiadónak.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Cài được game trên máy tính của bạn mất 50 đô và con số đó mang lại cho nhà sản xuất game 275 triệu đô khác
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Costă 50 de dolari doar să îl instalezi pe computer, iar asta îi aduce publisher-ului încă 275 de milioane.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Costa 50 dollari solo per installarlo sul computer, dando all'editore un'altra entrata di circa 275 milioni.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Jen nainstalovat hru na váš počítač stojí 50 dolarů, což vydělá vydavateli dalších 275 milionů.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Sama instalacja programu kosztuje 50 dolarów, co oznacza dodatkowe 275 milionów dolarów dla wydawcy.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.І потрібно ще 50 баксів за інсталяцію на комп'ютері, що дає видавцю іще 275 млн.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Струва $50 само да я инсталираш на компютъра си, което носи на производителите още 275 милиона.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.Установка программы на компьютере стоит 50 долларов, что приносит производителю еще 275 миллионов.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.ההתקנה לבדה עולה 50 דולר, מה שמכניס למוציא לאור בערך 275 מיליון נוספים.
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.إنها تكلف 50 دولار فقط لتحميلها على الجهاز لتعطي الناشر حوالي 275 مليون دولار
Sadece bilgisayarınıza yüklemek 50 dolar tutuyor, bu da yayımcıya 275 milyon daha kazandırıyor.会社には さらに2億7千5百万ドル入ります 製作費8千万ドルですから
Senin bilgisayarında ne işi var?Che cazzo ci fa nel tuo computer?
Senin bilgisayarında ne işi var?Mais qu'est-ce qu'elle fout sur ton ordi?
Senin bilgisayarında ne işi var?Was machst du hintern dein Computer?
Senin bilgisayarında ne işi var?Τι δουλειά έχει στον υπολογιστή σου;
Senin bilgisayarında ne işi var?Что она делает в твоём компьютере?
Senin bilgisayarında ne işi var?ウッドベアー・カムよ
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.At du og computer har så små masser at du ikke bemærker det. Den er negligibel.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.Dat jij en de computer zo'n kleine massa hebben dat je er niets van merkt. Het is eigenlijk te verwaarlozen.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.당신과 컴퓨터는 질량이 너무 작아서 실제로 알아채지 못할 뿐입니다. 정말 무시해도 좋을 정도 수준입니다.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.Mà bạn và cái máy tính có khối lượng quá nhỏ, nên bạn không thể thấy được. Nó có thể bỏ qua.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.Protože vy i počítač máte malou hmotnost, je přitažlivá sila mezi vámi zanedbatelná.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.Que tú y tu ordenador tengais masas pequeñas que realmente no puedes advertir, es realmente despreciable.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.Ви і комп'ютер маєте невеликі маси,ви дійсно можете не помітити це. Це дійсно незначимо.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.אתה ואת המחשב שיש כזה גושים קטנים זה ממש לא הבחנת בזה. . זה ממש זניח.
Sizin ve bilgisayarınızın kütlesi çok küçük olduğundan dolayı çekim kuvvetinin etkisi pek hissedilmiyor.أن الكمبيوتر لديه مثل هذه الجماهير الصغيرة أن كنت حقا لا إشعار، أنها حقا لا يعتد بها.
Siz oynayamazsınız. Sonraki sıra bilgisayarın.Du kan ikke udføre noget træk. Computeren får næste tur nu.
Siz oynayamazsınız. Sonraki sıra bilgisayarın.Du kan inte göra något drag. Datorn gör sitt nästa drag nu.
Siz oynayamazsınız. Sonraki sıra bilgisayarın.Et pysty tekemään siirtoa. Tietokone tekee seuraavan siirron.
Siz oynayamazsınız. Sonraki sıra bilgisayarın.더 이상 둘 수 없습니다. 컴퓨터가 다음 차례입니다.