bilgisayarım ile cümle
bilgisayarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.Tukaj imam svoj računalnik priklopljen na projektor in na projektorju leži krmilnik Wii Remote.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.여기 컴퓨터와 프로젝터가 있고.. 그 위에 Wii 조종기가 있습니다.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.Wii リモコンをその上に取り付けます たとえば学校にいてあまり予算がないとか
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.Здесь у меня настроенный компьютер с проектором, и контроллер Ви лежащий на нем.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.Свързал съм компютъра с проектора и съм поставил дистанционно Wii върху него.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.Тут у мене налаштований комп'ютер з проектором, і контролер Ві, що лежить на ньому.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.המחשב שלי מחובר פה למקרן, ויש לי שלט Wii מונח עליו.
Evet burada projektöre bağlı bilgisayarım var ve üzerinde bir Wii kumandası duruyor.هنا لدي الحاسوب مع جهاز العرض وجهاز تحكم وي فوقه
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.일종의 저희들만의 질병감시 시스템이라 할 수 있습니다. 당시엔 구글 같은 것이 없었으니까요. 웹 탐색 프로그램도 없었고, 컴퓨터도 없었습니다.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Não tínhamos o Google, não tínhamos motores de busca, não tínhamos computadores.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Nie mieliśmy Google'a, nie mieliśmy wyszukiwarek internetowych, nie mieliśmy komputerów.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Non avevamo Google, non avevamo web crawler, non avevamo i computer.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.No teníamos Google, no teníamos arañas web, no teníamos computadoras.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Nous n'avions pas Google, nous n'avions pas de moteurs de recherche, nous n'avions pas d'ordinateurs.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Nu aveam Google; nu aveam motoare de căutare; nu aveam computere.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.We hadden geen Google, we hadden geen webcrawlers, geen computers.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Wir hatten kein Google, wir hatten keine Webcrawler, keine Computer.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.Нямахме Гугъл, нямахме уеб търсачи, нямахме компютри.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.У нас не было Гугла, не было интернет-поисковиков, не было компьютеров.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.בגלל שזו היתה שיטת המעקב שלנו. לא היה לנו גוגל, לא היו לנו זחלני רשת, לא היו לנו מחשבים.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.لأن ذلك كان نظام مراقبتنا. لم يتاح لنا جوجل، لم تتح لنا زواحف الإنترنت، لم تتح لنا الكمبيوترات.
Google yoktu, internet erişimimiz ve bilgisayarımız da yoktu.ウェブ巡回もせず コンピューターもない時代でした 9日目です 皆さんは恐ろしいと感じるでしょうが
Hatta Apple dizüstü bilgisayarımın da pil ömrü bitebilir ve yenisi ile değiştirebiliirm.Ακόμα και στο φορητό μου υπολογιστή της Apple, αν χαλάσει η μπαταρία, θα την αντικαταστήσουν.
Hazır yapılmış geliyor. Bu benim 100 dolarlık dizüstü bilgisayarım, tam burada.바로 사용 가능하게 만들어져서 나옵니다. 이게 바로 저만의 100달러 짜리 노트북인 셈이죠.
Hazır yapılmış geliyor. Bu benim 100 dolarlık dizüstü bilgisayarım, tam burada.To paliwo jest dostępne w postaci gotowej, jak mój laptop za 100 dolarów, ten tutaj.
Hazır yapılmış geliyor. Bu benim 100 dolarlık dizüstü bilgisayarım, tam burada.فهي تأتي جاهزة. هذا هو جهازي المحمول بقيمة 100 دولار.
Hazır yapılmış geliyor. Bu benim 100 dolarlık dizüstü bilgisayarım, tam burada.ニックのようにサンプル を持って参りました
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Alles kam in mein Laptop und mein Handy.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Arrivava tutto sul mio computer portatile e sul mio cellulare.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Estava tudo a chegar ao meu portátil e ao meu telemóvel.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Het kwam allemaal binnen op mijn laptop en op m'n mobiele telefoon.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.전부 제 랩탑과 휴대전화로 연락을 취해온 것들이었습니다.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Tất cả được gửi tới máy tính xách tay và di động của tôi
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Todo llegaba a mi portátil y teléfono móvil
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Totul se revărsa în laptopul și în telefonul meu mobil.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Tout arrivait sur mon portable ou mon téléphone.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Všetko sa to hrnulo do môjho laptopu a mobilu.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Wszystko przychodziło na mojego laptopa i komórkę.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Όλα έρχονταν στον φορητό υπολογιστή μου και στο κινητό μου.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Всё приходило на мой ноутбук и мобильник.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.Всичко това се изливаше в моя лаптоп и мобилен телефон.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.הכל נכנס למחשב הנייד או לסלולארי שלי.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.كل هذا كان يأتيني على هاتفي المحمول أو كمبيوتري الشخصي.
Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu.だから 僕達は基本的に
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.Ich habe genug davon, darüber zu reden, wie wir etwas verändern können.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.저는 두 대의 랩탑이 있는데, 그 중 하나가 저기 놓여있습니다.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.Saya punya dua laptop, salah satunya ada di sini ada 3000 rancangan yang tersimpan didalamnya.
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.В нем 3000 проектов. Если я уроню этот ноутбук - что будет?
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.יש לי שני מחשבים ניידים ואחד מהם שם
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.إلى أنني أملك كمبيوترين محمولين، أحدهم هناك
İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var.ここには3千人のデザイナーが登録されています 僕がこのラップトップを落としたら どうなりますか?
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.저는 10대때 처음으로 컴퓨터를 가졌어요, 아크라에서.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Am primit primul calculator pe vremea când eram adolescent, în Accra.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Dostałem mój pierwszy komputer, gdy byłem nastolatkiem dorastającym w Akrze.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Ik kreeg mijn eerste computer toen ik een tiener was in Accra.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.J'ai eu mon premier ordinateur quand j'étais adolescent à Accra.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Meinen ersten Computer bekam ich als Teenager in Accra.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Tôi có chiếc máy tính đầu tiên lúc tôi còn là một cậu bé, trưởng thành ở Châu Phi
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım.Tuve mi primer ordenador siendo un adolescente que crecía en Accra.
İlk bilgisayarımı gençliğimde, Accra'da büyürken aldım. ve gerçekten çok hoş bir cihazdı.제가 처음으로 컴퓨터를 받은 것은 아크라에서 살고 있던 10대 때입니다. 컴퓨터는 정말 멋진 장치였죠.