bilgisayarı ile cümle
bilgisayarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Ich sagte, "Gut, ich lasse ihn für zwei Monate hier. Bringt den Computer dazu euch zu verstehen."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Ja na to, "Cóż, zostawiam go tu na 2 miesiące. Zróbcie tak, żeby was zrozumiał."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.저는 "뭐, 두 달간 여기에 놔 둘게. 컴퓨터에게 너희들이 말하는 걸 이해시켜 보렴." 이라고 말했죠.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Le-am zis: "Da, am să-l las aici două luni. Faceți-l pe calculator să vă înțeleagă."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Sanoin: "Niin.. Jätän sen tänne kahdeksi kuukaudeksi.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Så svarede jeg, "Jeg efterlader den her i 2 måneder. Få computeren til at forstå jer."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Tak jsem řekl, "Jo, nechám to tu dva měsíce. Snažte se tomu počítači porozumět."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Tak som im povedal: "Naozaj, ponechám vám ho tu teda dva mesiace. Snažte sa mu porozumieť.
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Vậy tôi nói: "Uhm, bác sẽ để nó ở đây trong 2 tháng. Để các cháu làm máy tính hiểu được mình."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Yo dije: "Sí, se las voy a dejar durante 2 meses. Háganse entender por la computadora".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Τους απάντησα: "Ναι, θα το αφήσω εδώ για δύο μήνες. Κάντε τον υπολογιστή να σας καταλάβει".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.А аз им казах: "Добре, ще го оставя за два месеца. Направете така че да ви разбира".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Я сказав: - "Добре, я залишу його тут на два місяці. Зробіть так, щоб комп'ютер вас розумів".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.Я сказал: "Да, я оставлю его здесь на 2 месяца. Сделайте так, чтобы компьютер вас понял".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.אז אמרתי, "אני אשאיר את זה כאן למשך חודשיים. תגרמו למחשב להבין אתכם."
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.فقلت : "نعم ، سوف أتركه هنا لمدة شهرين. اجعلوا ما تقولونه مفهوما لجهاز الكمبيوتر ".
Ben de onlara "Bu bilgisayarı iki ay süresince burada bırakıyorum, onun sizi anlamasını sağlayın" dedim.君たちの話をコンピューターに 理解させてね」とお願いしました 「どうやるの?」と子どもたちが聞くので
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Det har altid været min drøm at bygge "Star Trek"-computeren.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Het is altijd mijn droom geweest zoiets als de computer uit Star Trek te bouwen.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Il mio sogno è sempre stato quello di costruire il computer di "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Întotdeauna mi-am dorit să construiesc computerul "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Jag har alltid drömt om att bygga datorn i Star Trek.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.J'ai toujours rêvé de créer un ordinateur "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.저의 꿈은 언제나 '스타트렉'에 나오는 컴퓨터를 만드는 것이었습니다.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Mein Traum war es immer, einen Star Trek-Computer zu bauen.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Mindig arról álmodtam, hogy megépítem a "Star Trek" számítógépet.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Moje sanje so zgraditi računalnik v slogu "Star Treka".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Olen aina halunnut rakentaa "Star Trek -tietokoneen".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.O meu sonho sempre foi criar o computador do "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Saya pernah bermimpi menciptakan komputer "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Tôi vẫn luôn mơ ước sẽ xây dựng được chiếc máy tính "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Vždycky jsem snil o vytvoření počítače, který byl v seriálu Star Trek.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Vždy som sníval o vytvorení počítača ako zo seriálu Star Trek.
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Zawsze chciałem zbudować komputer ze "Star Treka".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Το όνειρό μου ήταν πάντα να φτιάξω έναν υπολογιστή τύπου "Star Trek".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Мечтата ми винаги е била да изградя компютъра от "Стар Трек".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Я всегда хотел создать такой компьютер, как в сериале
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.Я завжди мріяв створити комп"ютер, як у "Зоряному шляху".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.החלום שלי היה תמיד לבנות מחשב כמו ב"מסע בין כוכבים".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.كنت أحلم دائمًا بتصميم كمبيوتر يشبه ذلك الموجود في سلسلة "ستار تريك".
Ben her zaman "Uzay Yolu" bilgisayarını oluşturmayı hayal etmiştim.私の理想の世界では
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Az ideális világban pedig csak odamennék a számítógéphez és azt mondanám:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Dan dalam dunia impian saya, saya dapat menghampiri komputer dan mengatakan,
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Dans l'idéal, je voudrais pouvoir demander à un ordinateur :
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,E nel mio mondo ideale, potrei andare davanti a un computer e dire:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,En in een ideale wereld zou ik naar een computer willen kunnen lopen en zeggen:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,E, no meu mundo ideal, seria possível chegar junto de um computador e dizer
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Iar în lumea mea ideală, aş putea să merg la un computer şi să spun
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Im Idealfall könnte ich meinen Computer fragen:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,I min idealvärld kan jag gå fram till datorn och säga
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,그 꿈이 이루어지면 컴퓨터로 다가가서 이렇게 질문할 수 있을 것입니다.
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Môj dokonalý svet by vyzeral tak, že by som prišiel k počítaču a spýtal sa:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Můj dokonalý svět by vypadal tak, že bych přišel k počítači a zeptal se:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Og i min ideelle verden kan jeg gå hen til en computer og sige:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Và trong thế giới lý tưởng của mình, tôi có thể bước tới một chiếc máy tính và nói:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,V mojem idealnem svetu bi lahko stopil do računalnika in rekel:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,W moim idealnym świecie można podejść do komputera i zapytać go:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,Σε ιδανικές συνθήκες, θα μπορούσα να πω σε έναν υπολογιστή
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,В идеалните си представи ще мога да се приближа до компютър и да кажа:
Benim ideal dünyamda, bir bilgisayarın yanına gidip şunu sorabilmek isterdim,"Звездный путь". В моем идеальном мире я смог бы подойти к нему и спросить: