bilgisayarı ile cümle
bilgisayarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Quand j'ai acheté mon premier ordinateur, c'était un DEC Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Quando comprei o meu primeiro computador de secretária, foi um DEC Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Toen ik mijn eerste desktop kocht, was dat een DEC Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Όταν πήρα τον πρώτο μου υπολογιστή, ήταν ένα Rainbow της DEC.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Потом я купил свой первый настольный компьютер, - это был DEC Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.Първият монитор, който си купих, беше DEC Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.כשקניתי את המחשב השולחני הראשון שלי, זה היה DEC (דיגיטל) Rainbow.
Aldığım ilk masaüstü bilgisayarım bir DEC Rainbow'du.وعندما قمت بشراء حاسوبي الاول كان من نوع " ديك قوس قزح "
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.Aber dies war eine grossartige Zeit des Computers, als es noch unbearbeitet war. Eine Art was-ist-das Ära.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.Dit was het grote tijdperk van de computer, dat rauwe, rauwe: "wat is dit?"-tijdperk.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.하지만 이건 정말 대단한, 멋진 시기의 컴퓨터이죠. 그것이 막 새것이었을 때요. 새것. 그것은 무엇일까요? 하나의 "시기" 입니다.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.Mais c'était un bien bon temps pour l'ordinateur, lorsque c'était juste, comment dire? Une époque primitive.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.Nhưng thời điểm đó rất quan trọng với máy tính, khi kỉ nguyên đó vẫn còn, sao nhỉ, sơ khai.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.Pero esta era una gran época de la computadora, cuando solamente era algo mucho menos refinado.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.אבל זה היה זמן נפלא וגדול של המחשב, כשהוא היה גולמי, מה זה? סוג של תקופה.
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.لكن كانت هذه حقبة عظيمة للكمبيوتر عندما كانت فترة ..صافية، ماذا كانت؟؟ أي نوع من الفترات
Ama bu bilgisayarın harika, müthiş zamanıydı, sadece bu kadar ham, işlenmemiş, ne denir, bir dönemdi.コンピューターの未開時代と言えます そんな時代が
Amerika'ya dönelim, Eğer bu bilgisayarın kullandığı elektrik enerjisi miktarınıQuay trở lại với nước Mỹ, nếu các bạn chuyển đổi lượng điện hoặc năng lượng này cho các hộ gia đình ở Mỹ
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, aki számítógépét sem tudja titkosítani.
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "cel care nu ştie naibii să-şi cripteze informaţiile"!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata đếch biết làm cái mẹ gì để mã hóa máy tính của hắn!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata de ik-weet-niet- hoe-mijn-computer-te-coderen!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata de ik-weet-niet-hoe-mijn-computer-te-coderen!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, der ich-weiß-nicht-wie-ich-verfickt nochmal-meinen-computer-verschlüssel!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, der ich-weiß-nicht-wie-ich-verfickt nochmal-meinen-Computer-verschlüssel!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "el-no sé-cómo-mierda- cifrar-la-computadora"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata ham jeg-ved-ikke-hvordan jeg-skal-kryptere-min-computer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, il non-so-come-cazzo criptare-questo-computer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata.. Không biết làm thế đếch nào để mã hóa máy tính của cậu ấy
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata는 지 컴퓨터를 어떻게 암호화하는지도 몰라!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata le " je-ne-sais-pas-chiffrer -mon-putain-d'ordinateur " !
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "nevím jak si zakryptovat svůj vlastní podělanej počítač!"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata yang tak tahu bagaimana me-enkripsi komputernya!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, ο δεν-ξέρω-να-κρυπτογραφήσω- τον-γαμημένο-υπολογιστή του!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata не-ноу-хау к-гребаный-шифрование-его-компьютер!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Ei-tiedä-miten-suojata -tietokone -vitun Anakata:lta!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Od kolesia, który nie wie jak zabezpieczyć swój komputer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Анаката, тъпака, дето не знае как дори да си кодира компютъра!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!אנאקאטה האני-לא-יודע איך-להצפין-ת'מחשב-המזויין-שלו-
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!آناكاتا" فتى التشفير و الحماية لم يعرف كيفية تشفير حاسوبه"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!ピーターと僕は暗号化する でもゴッドフリードはしない!
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.그러나 컴퓨터는 단지 손에 끼는 글러브가 되면 안 됩니다. 손이야말로 컴퓨터를 움직이는 주체가 되어야 합니다.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.Komputer nie powinien być tylko rękawicą dla dłoni, to ręka powinna kierować możliwościami komputera.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.Ma il computer non dovrebbe essere solo il guanto della mano, la mano il vero pilota del calcolo.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.Mas o computador não deve ser só a luva da mão. É a mão que deve conduzir o computador.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.Но компьютер должен служить лишь орудием, которым управляет человек.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.אבל המחשב אינו צריך להיות סתם הכפפה שעל היד; היד היא שצריכה להוביל את כוח המיחשוב.
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.ولكن ينبغي ألا يكون الكمبيوتر مجرد قفاز يد ، وينبغي أن تكون اليد هى محرك القوة الحاسوبية
Ancak bilgisayar sadece bir eldiven olmamalı, el sahiden de bilgisayarın gücünü yöneten unsur olmalı.手そのものが、コンピュータをドライブしなくてはいけない なぜなら、手は
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:De var istand til at overtage en håndfuld kritiske computere inde i bilen:
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:실험팀은 자동차의 브레이크, 조명, 엔진, 계기판, 라디오 등과 같이 매우 중요한
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:הם הצליחו להשתלט על מספר מחשבים קריטיים בתוך מכונית: מחשב הבלמים, מחשב התאורה,
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:كانوا قادرين على السيطرة على مجموعة من أجهزة الحاسوب المهمة داخل السيارة: حاسوب الفرامل، حاسوب الاضاءة،
Araçtaki birçok kritik bilgisayarın yönetimini ele geçirebildiler:ブレーキを制御するコンピューター ライトを制御するコンピューター エンジン ダッシュボード ラジオを制御するコンピューター などなど
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.Ceea ce se întâmplă defapt, este că există un copil ce foloseşte calculatorul.
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.Ce que vous avez, en fait, c'est qu'il y a un enfant qui manipule l'ordinateur.
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.사실은, 한 아이가 컴퓨터를 조작하고 있을 때
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.Lo que usted tiene, efectivamente, es que hay un niño manejando el computador.
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.Quello che c"é, nei fatti, è un bambino che lavora al computer.
Aslında olan şu; bilgisayarı kullanan tek bir çocuk var.Ve skutečnosti je tam jedno dítě, které ovládá počítač.