bilgisayarı ile cümle
bilgisayarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Benim bir bilgisayarım yok.У мене немає комп'ютера.
Kaç tane bilgisayarın olduğunu söyledin?Скільки ти казав у вас комп'ютерів?
Neden eğitimde bilgisayarı kullanmalıyız?Využití počítače při vyučování.
Kasım 2017 itibarıyla Dünya'nın en güçlü 500 süper bilgisayarı, Linux tabanlı işletim sistemi kullanmaktadır.Od listopadu 2017 běží na Linuxu všech 500 nejvýkonnějších superpočítačů na světě.
Görev bilgisayarı ve monitör sistemlerinin geliştirilmesi için IBM ve Hazeltine firmaları seçildi.Společnosti IBM a Hazeltine byly vybrány pro vývoj palubního počítače a zobrazovacích systémů.
AmigaOS, Amiga kişisel bilgisayarının işletim sistemidir.AmigaOS je nativní operační systém osobních počítačů Amiga.
Her bilgisayarın belleği 256 KB EEPROM, 256 MB DRAM ve 2 GB flash memory vardır.Každá paměť počítače zahrnuje 256 MB EEPROM, 256 MB DRAM a 2 GB flash paměti.
1996 - IBM'in süper bilgisayarı Deep Blue, Garry Kasparov'u yenmeyi başardı.1996 – Superpočítač Deep Blue firmy IBM poprvé poráží šachového velmistra Garriho Kasparova.
Ghost ve Roach Makarov'u bulamaz ancak onun bilgisayarında yer alan bütün bilgileri kopyalamayı başarır.Roach a Ghost nenajdou Makarova, ale získají informace.
Bilgisayarın ana ayarı gibi düşünelim.Jde o základní část počítače.
Bu dosya işlemi, kullanıcının bilgisayarının yeniden başlatılması sırasında yürütülür.Celý proces probíhá skrze uživatelské konto.
Airbus model yolcu uçaklarında kullanılan uçuş yönetim bilgisayarıdır.Airbus upřednostňuje řízení letadla počítačem.
Bilgisayarın geçmişi yaklaşık 2000 yıl öncesine dayanmaktadır.Nejstarší počítač historie byl postaven před dvěma tisíci lety.
Benim yeni bir bilgisayarım var.Mám nový počítač.
Colossus, dünyanın ilk kısmen programlanabilen dijital elektronik bilgisayarıydı.Colossus a fost primul calculator electronic digital programabil în întregime.
Bu geminin bilgisayarı, güçlü bir yapay zeka, dizinin ana karakteridir.Computerul navei, o puternică inteligență artificială, este un personaj cheie al serialului.
Searle’e göre, bu “Turing-Test” bir bilgisayarın düşünebildiğini göstermeye yeterli değildir.Searle ajunge la concluzia că Testul Turing nu poate dovedi că o mașină poate să gândească.
Bilgisayarın güvenlik ve bakım durumunu izler.Se evaluează eficacitatea și siguranța administrării medicamentului respectiv.
Şirket bilgisayarı onarmıştır.Sistemul este computerizat.
Daha yeni, daha pahalı arabalar için oyuncu, bilgisayarı immobilizer "hack" gerektirir.Mașinile noi și scumpe funcționează cu hacking computerizat.
Muhtarın bilgisayarı vardır.Constructorul computerului.
Bir bilgisayarın belleği, sayılar içeren bir hücreler bütünü olarak düşünülebilir.Conceptual, memoria unui calculator poate fi văzută ca un șir de celule numerotate.
Rotorun dizlimi bulununca, Colossus bilgisayarı ile tekerlek ayarları hesaplanıyordu.Ca și Colossus, operațiile se efectuau cu viteza circuitelor electronice.
Bu firmalar Raspberry Pi bilgisayarını Internet üzerinde satmaktadırlar.Unele din cele mai cunoscute SBC sunt computerele Raspberry Pi.
İnsanlar bilgisayarı hem oyunlar, hem de iş için kullanırlar.Oamenii folosesc calculatorul atât pentru jocuri cât și pentru muncă.
Legend, 1993 yılında Çin'in ilk "586" kişisel bilgisayarını üreterek Pentium çağına girdi.1993: a Legend belép a Pentium korszakba, legyártja a Kínai Népköztársaság első “586”os PC-jét.
Görev bilgisayarı ve monitör sistemlerinin geliştirilmesi için IBM ve Hazeltine firmaları seçildi.A bevetésirányító számítógép- és kijelző-rendszer fejlesztésével az IBM-et és a Hazeltine-t bízták meg.
Mio P550, Mio A201'in yerini alması için Mio tarafından üretilen iki Cep bilgisayarın'dan biriydi.A Mio P550 a Mio cég által gyártott PDA-k egyike, amely az öregedő Mio A201 leváltására készült.
1944 Harvard Mark 1 bilgisayarı üretildi.Ezt az elvet eredetileg a Harvard Mark I (1944) számítógéphez dolgozták ki.
Günümüzde pek çok masaüstü bilgisayarın ayrı klavye, fare ve ekranı vardır.A legtöbb modern asztali számítógépnek külön monitora és billentyűzete van.
1936 Konrad Zuse Z-1 bilgisayarını üretti.Konrad Zuse elkészíti a Z1 számítógépet.
BeOS işletim sistemi ve BeBox adlı bilgisayarıyla tanınmıştır.A Be Incorporated volt az a cég, amely a BeOS operációs rendszert és a BeBox számítógépet fejlesztette.
Şirket bilgisayarı onarmıştır.Kiépítették a számítógépes hálózatot.
Onaylanması üzerine çocuğunuz bilgisayarı kullanmaya devam edebilecektir.Csak Al lányának kérésére tudják folytatni a próbát.
1984: Apple'ın kişisel bilgisayarı Macintosh piyasada.1984 – Az Apple Computer bemutatja az első Macintosh-t.
Diz üstü bilgisayarını çantasından eksik etmez.A szerelvény poggyászkocsit nem továbbít.
İlk olarak piyasaya sürdükleri ev bilgisayarı Apple I'dı ve onu 666.66$'a satıyorlardı.Miután kihozta az autóját a szervizből, döbbenten látta, hogy pontosan 666.66£-ot kell fizetnie.
Kalem ayrıca Surface Studio bilgisayarında Surface Dial ile beraber uyumludur.A Dolphin Computer Accessben a SuperNova képernyőolvasó is Lua szkript.
Ona kullanmamasını söylemesine rağmen, Tom Mary'nin bilgisayarını kullanmaya karar verdi.Tom elhatározta, hogy használni fogja Mari számítógépét, habár ő azt mondta neki, hogy azt ne tegye.
O, bilgisayarı satın alıyor.Ő veszi meg a számítógépet.
Tom'un bilgisayarı cevap vermiyor.Tom számítógépe nem válaszol.
Colossus, dünyanın ilk kısmen programlanabilen dijital elektronik bilgisayarıydı.Colossus oli maailman ensimmäinen ohjelmoitava digitaalinen elektroninen tietokone.
Kendisi bilgisayarı bulur.Paula hankkii tietokoneen.
1936 Konrad Zuse Z-1 bilgisayarını üretti.12. toukokuuta – Konrad Zuse sai valmiiksi Z3-tietokoneen.
Ana madde: Merkezî işlem birimi Bilgisayarın kalbidir.Pääartikkeli: Suoritin Pääsuoritin on tietokoneen ydin.
Şirket bilgisayarı onarmıştır.Järjestelmän toimintaa ohjaa tietokone.
Kasım 2017 itibarıyla Dünya'nın en güçlü 500 süper bilgisayarı, Linux tabanlı işletim sistemi kullanmaktadır.Syksyn 2017 supertietokoneiden TOP500-listalla jokainen kone käytti Linuxia.
Böylece dünyanın ilk elektronik bilgisayarı görevini tamamlamış olarak tarihteki yerini aldı.Hän lähetti maailmanhistorian ensimmäisen sähköpostiviestin – itselleen.
Her bilgisayarın belleği 256 KB EEPROM, 256 MB DRAM ve 2 GB flash memory'den oluşur.Kummankin tietokoneen muisteina toimii säteilysuojattu 256 kt EEPROM, 256 mt DRAM ja 2 Gt flash-muisti.
Bilgisayarın en hantal donanımlarından biridir.Se on tietokoneen keskeisimpiä osia.
1996 - Dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, Deep Blue adlı bilgisayarı yendi.1996 – Garri Kasparov voitti Deep Blue -supertietokoneen shakkiottelussa.
Savaşın sonuna kadar 10 adet Colossus Mark II bilgisayarı yapılmıştı.Kaikki kymmenen Colossus-tietokonetta purettiin osiin sodan jälkeen.
Tamamen bilgisayarın kontrolündedir.Koko varastoa ohjaa oma tietokone.
Daha sonra Rus hackerlar bilgisayarın şifresini kırmıştır.Myöhemmin tyrannoditi tuhosivat isäntänsä kopion.
Kullanıcılar bunun yerine Uzaktan Masaüstü'nü bir Windows bilgisayarından kullanmaya yönlendirilirler.Tällä viimeisellä tavoitellaan pelikonsolimaista käyttöliittymää Windows-tietokoneiden käyttöön.
1984: Apple'ın kişisel bilgisayarı Macintosh piyasada.1984 – Apple Computer julkisti Macintosh-tietokoneen.
Bilgisayarını bir süre kullanabilip kullanamayacağımı merak ediyordum.Mahtaisinko saada käyttää tietokonettasi vähän aikaa?
Yaşlı adam dizüstü bilgisayarımı gördü ve bana gülümsedi.Vanha mies näki kannettavan tietokoneeni ja hymyili.
Bu benim bilgisayarım.Tämä on tietokoneeni.
O, bilgisayarı satın alıyor.Hän ostaa tietokoneen.