Okul kapalı, gece yarısı geri geliyorlar çünkü bilgisayar oyunu fikirlerini anlatmak istiyorlar.Школа закрыта, и они приходят вечером, потому, что им не терпится испробовать новые идеи для игры.
Okul kapalı, gece yarısı geri geliyorlar çünkü bilgisayar oyunu fikirlerini anlatmak istiyorlar.Школу зачинено, а вони повертаються, опівночі - бо вони хочуть запропонувати ідеї для ігор.
Okul kapalı, gece yarısı geri geliyorlar çünkü bilgisayar oyunu fikirlerini anlatmak istiyorlar.בית-הספר סגור. הם באים חזרה באמצע הלילה כי הם רוצים לקדם את הרעיונות שלהם למשחקי מחשב.
Okul kapalı, gece yarısı geri geliyorlar çünkü bilgisayar oyunu fikirlerini anlatmak istiyorlar.المدرسة مغلقة، يعودون عند منتصف الليل لأنهم يرغبون بعرض أفكارهم للألعاب التلفزيونية
Okul kapalı, gece yarısı geri geliyorlar çünkü bilgisayar oyunu fikirlerini anlatmak istiyorlar.ゲームのアイデアを持ち寄るのです 私は前に座り
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Azt hiszik ez egy videójáték neve.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Cred că este numele unui joc video.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Credono sia quello di un video game.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Họ nghĩ đó là tên 1 trò video game.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Mereka pikir itu nama video game.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Myślą, że to nazwa gry komputerowej.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Net iets uit een videospelletje.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Sie denken, es ist der Name eines Videospiels.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Мислят, че е името на видеоигра.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.Они думают, что это название видеоигры.
Onlar onun yeni bir bilgisayar oyunu olduğunu düşünüyorlar.それは「死を向かえる温度」です すべての生が失われます
Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.Filharmonikusok videojáték koncertjén vannak.
Philharmonic'in çaldığı bilgisayar oyunu müziklerini dinliyorlar.Philharmonic và vừa chơi những trò chơi âm nhạc
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünü그리고 가장 최근에 만든 것이 게임산업과
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünüОстанньою я робив гру, намагаючись об'єднати Голівудську індустрію ігор для спільної роботи над чимось.
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünüאז המשחק האחרון שפיתחתי התבסס על הניסיון לגרום לתעשיית משחקי המחשב
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünüوآخر لعبة صنعتها كانت مبنية على محاولة جعل صناعة الألعاب التلفزيونية
Sonrasında yaptığım son oyun, bilgisayar oyunu sektörünüライセンスを供与し合うだけでなく
Spacewar, ilk bilgisayar oyunudur ve beklenmedik bir şekilde etkileşim, bağlılık ve tutku oluşturdu.최초의 컴퓨터 게임인 스페이스워가 만들어졌고 갑자기 인터액티비티, 같이 참여하며, 열정이 발동하기 시작한거죠.
Spacewar, ilk bilgisayar oyunudur ve beklenmedik bir şekilde etkileşim, bağlılık ve tutku oluşturdu.Stworzono Spacewar - pierwszą grę komputerową i nagle mamy interaktywność, zaangażowanie i pasję.
Spacewar, ilk bilgisayar oyunudur ve beklenmedik bir şekilde etkileşim, bağlılık ve tutku oluşturdu.Изградена е "Спейсуор", първата компютърна игра, и изведнъж се измисля интерактивност, включеност и страст.
Spacewar, ilk bilgisayar oyunudur ve beklenmedik bir şekilde etkileşim, bağlılık ve tutku oluşturdu.יוצרים את ספייסוור, משחק המחשב הראשון, ופתאום, יש אינטראקטיביות, מעורבות ולהט.
Spacewar, ilk bilgisayar oyunudur ve beklenmedik bir şekilde etkileşim, bağlılık ve tutku oluşturdu.و ظهر أول برنامج ألعاب على الكمبيوتر "حرب الفضاء" وفجأة ظهر عنصري التفاعل والشغف في التعامل مع الكمبيوتر.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Alles op tv kun je ook op je computer zien.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Bármiyen TV-műsort, ami élőben megy, lejátszhatsz a számítógépeden.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Cualquier programa de televisión, obviamente, en vivo... ...puedes verlo en tu computadora.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.- Doug! Tous les programmes de télé, tous les programmes en direct, tu pourras les passer sur ton ordinateur.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.- Olá! Qualquer programa de TV, ao vivo pode ser reproduzido no teu computador.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Orice program de la TV, evident în direct, îl poţi vedea la computer.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.أي برنامج في التلفزيون، يمكنه أن تعيده على حاسويك
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Ça marche comme dans un jeu vidéo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Dat werkt zoals in een videospelletje.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Es funktioniert wie in einem Videospiel.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Funcționează ca într-un joc video.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Funziona come in un video game.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Isso funciona como um jogo de vídeo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.이것은 마치 비디오 게임처럼 작동합니다.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi. Mevcut bir durum ve bununla ilgili şiddetli bir korku var.To jak w grze komputerowej: masz wysoki poziom strachu - masz status quo.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Nó diễn ra như trong trò chơi điện tử.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Por lo tanto, funciona como en un videojuego.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Úgy működik, mint egy videójáték.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Λειτουργεί όπως σ' ένα βιντεοπαιχνίδι.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.И работает это как в видеоигре.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Това е като видео игра.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.Тут як у відеогрі.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.זה עובד כמו במשחק מחשב.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.و هي تعمل كما في ألعاب الفيديو.
Tıpkı bir bilgisayar oyunundaki gibi.恐怖が大きい地点からスタートします
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.대학에 관해 말씀드리면, 전 세계에 비디오 게임을 가르치는 과정이 있는 대학은 350여 개나 됩니다.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.Ami a felsőoktatást illeti, a világon 350 intézmény oktat videojáték-fejlesztést.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.Cât despre şcoli, există aproape 350 de facultăţi în întreaga lume care predau cursuri despre jocurile video.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.Ci sono circa 350 scuole nel mondo che insegnano corsi di videogiochi.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.Co se týče univerzit, na světě se na zhruba 350 z nich vyučuje předmět videohry.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.Dans le monde, il y a environ 350 universités qui proposent des cours sur les jeux vidéos.
Üniversitelere bakarsak, dünyada bilgisayar oyunu dersleri veren yaklaşık 350 üniversite var.En lo que concierne a las universidades, hay 350 alrededor del mundo dando clases de video juegos.