bilgin ile cümle
bilgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halife ve zenginler bilgin ve sanatçıları desteklediler.Το θάρρος και οι ικανότητές της δοξάστηκαν μέσω των μέσων ενημέρωσης και των τεχνών.
Iakovos Argiropulos (1774–1850), Bâb-ı Âli tercümanlığı yapmış bir Yunan bilgindir.Ο Ιάκωβος Αργυρόπουλος ήταν Έλληνας λόγιος του 18ου αιώνα, που υπήρξε και Μεγάλος Διερμηνέας της Υψηλής Πύλης.
Ερμής ο Λόγιος (Bilgin Hermes) dergisinin 1818 tarihli kapağı.Εξώφυλλο του περιοδικού Ερμής ο Λόγιος του 1818.
Bilgin Qin Keda deprem sonucunda sağ kalmıştır ve ayrıntılarını kaydetmiştir.Videnskabsmanden Qin Keda overlevede jordskælvet og berettede i detaljer om det.
Genlerdeki genetik bilginin aktarılması baz eşleşmesi ile gerçekleşir.Transmission af genetisk information i gener opnås ved hjælp af komplementær baseparring.
Sızan bilginin boyutu 2.6 Terabayt seviyesindedir ve 214.488 kurumun bilgilerini içerir.De 2,6 terabyte data rummer informationer om 214.488 offshore-enheder.
Elde tutmak : Bilginin organizasyonu içinde kalmasını olabildiğince iyi bir şekilde sağlamak.Relation: Giv så relevant information som muligt.
Prosedürel hafıza ise farklı olarak bilginin bilinçli geri çağrılması üzerine kurulu değildir.Langtidshukommelsen kan yderligere deles op: Procedural hukommelse er tavs viden.
Bilginin nesneleri insan zihini tarafından yaratılmamıştır.Idéer kan aldrig sanses med menneskets sanser.
Epistemoloji: bilginin niteliklerini anlamada yardımcı olur.Nociception er evnen til at opfatte smerte.
Ancak, bu seçeneklerin hiçbiri bilginin c'den daha hızlı aktarılmasını sağlamaz.Men det er ikke mulig å bruke denne teknikken for å sende informasjon raskere en c.
Soma küpleri şair, filozof, matematikçi ve bilgin Danimarkalı Piet Hein tarafından icat edildi.Tittelen er tatt fra et gruk av den danske dikteren, filosofen og matematikeren Piet Hein, alias Kumbel.
DNA'daki bilginin RNA olarak yazılmış haline "transkript" denir.Denne informasjonsoverføringen fra DNA til RNA kalles transkripsjon.
Neyin öğrenileceğine karar vermek ve yeni bilginin anlamı, değişen gerçekliğin bakış açısına göre değişebilir.Forståelsen av hva vitenskap er og hvordan kunnskap blir til har endret seg gjennom historien.
Bilginin nesneleri insan zihini tarafından yaratılmamıştır.Miljøinformasjon er informasjon som ikke er skapt av mennesker med hensikt.
İngiliz kimya bilgini Joseph Priestley daha sonra deneysel olarak 10 kadar yeni gaz keşfeder.Omtrent samtidig framstilte den britiske kjemikeren Joseph Priestley oksygen etter samme metode.
Ancak, bu seçeneklerin hiçbiri bilginin c'den daha hızlı aktarılmasını sağlamaz.Tak satu pun dari pilihan ini, bagaimanapun, memungkinkan informasi yang akan dikirim lebih cepat dari c.
Bilim devrimi, bilimi, bilginin gelişimi için bir kaynak olarak kurdu.Revolusi Ilmiah menjadikan sains sebagai sumber untuk perkembangan pengetahuan.
Daha genel olarak, bilginin ya da enerjinin c'den daha hızlı hareket etmesi imkansızdır.Lebih umum, biasanya tidak mungkin untuk informasi atau energi untuk melakukan perjalanan lebih cepat dari c.
Soru cevap yöntemini (bilginin edinilmesi için hazırlık aşamasını) buldurma süreci izler.Kemudian ustadz menjelaskan kandungan materi yang dibahas dan diakhiri dengan tanya jawab dan refleksi.
Bilginin değeri nedir?Apa nilai kehidupan?
Bir iddiadan ibaret olan bu bilginin bir kesinliği yoktur.Kebenaran kisah tersebut dengan demikian tidak diketahui secara pasti.
Zamanında bir allâme (her şeyi bilen, büyük bilgin) sayılmıştır.Demikian juga pada zaman Nabi Muhammad, trend yang sedang berkembang adalah ilmu sastra.
Gelgelelim modern bilginler Hieronymus'un İbranice bilgisi üzerine ortaya bazı şüpheler dökmüşlerdir.Sarjana modern kadang-kadang meragukan kualitas pengetahuan bahasa Ibrani Hieronimus.
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.Tidak terbatas hanya penambahan pengetahuan saja.
Ancak bu bilginin doğru olmadığı öne sürülmüştür.Namun, semuanya itu tidak dapat memuaskan keinginannya dalam mengetahui kebenaran.
Beddome — Richard Henry Beddome (1830-1911), Britanyalı botanikçi ve doğa tarihi bilgini.Spesies ini dinamai dari Richard Henry Beddome (1830-1911), seorang perwira dan naturalis Britania Raya.
İlk mutfak ocağını İngiliz fizik bilgini Sir Benjamin Thompson 1795'te geliştirdi.Cara memasak ini pertama ditulis oleh Sir Benjamin Thompson pada tahun 1799.
Bilginin nesneleri insan zihini tarafından yaratılmamıştır.Menurut Plato idea tidak diciptakan oleh pemikiran manusia.
Sultanı Haluk Bilginer oynamıştır.Dia memainkan alat musik saksofon.
Swammerdam — Jan Swammerdam (1637-1680), Hollandalı doğa tarihi bilgini.Jan Swammerdam (1637-1680) là nhà sinh vật học người Hà Lan.
Karar vermede gerçekçi yaklaşım: Etkili kararlar veri ve bilginin analizine dayanır.Quyết định dựa trên sự kiện: Mọi quyết định có hiệu lực được dựa trên việc phân tích dữ liệu và thông tin.
Ancak yine de soru bilginin ortaya çıkarılması amacıyla oluşturulmuştur.Tuy nhiên, sau đó đã diễn ra tranh cãi về việc đặt tên khoa học cho nó.
Dzielska bu bilginin doğruluğuna şüpheyle yaklaşmaktadır.Người có kiến thức dựa theo thuyết này vô cùng hoài nghi chuyện thiện vị.
Uygulamalı matematik, matematiksel bilginin diğer alanlara uygulanmasıyla ilgilidir.Toán học ứng dụng là một ngành toán học áp dụng các kiến thức toán học cho các lĩnh vực khác.
Amici — Giovanni Battista Amici (1786-1863), İtalyan doğa tarihi bilgini.Giovanni Battista Amici (1786-1863) là nhà thiên văn học, nhà vật lý người Ý.
Ama Bilgin'in İsmi Yanıltır Çünkü O Kadar Zeki Değildir.Tuy nhiên cách giải thích của Bohm không được phổ biến trong giới vật lý vì nó được coi là không tinh tế.
Düz renkli herhangi bir yüzeyi tanımlamak için en az üç bilginin iletilmesi gerekir.最低限光の三原色に対応するそれぞれの層を積層させる必要がある。
Ancak Bîrûnî bu yöntemi başka bir bilginden aldığını belirtmiştir.古くは知賓(しひん)ともいった。
Courtenay-Latimer — Marjorie Courtenay-Latimer (1907-2004), Güney Afrikalı doğa tarihi bilgini .マージョリー・コートニー=ラティマー (Marjorie Courtenay-Latimer) - 南アフリカの博物学者 (1907–2004)。
İzlandalı bilginler tarafından genellikle "Egla" olarak bahsedilir.アイスランドの研究者からは一般に「Egla」と呼ばれている。
Bütün başkâhinleri ve halkın din bilginlerini toplayarak onlara Mesih'in nerede doğacağını sordu.そこで彼は祭司長らと律法学者らをすべて集め、キリストはどこで生まれるのかと問うた。
Sıddık Bilgin (?-1984) öğretmen.安全 大地(あんぜん だいち) 教員。
Bilginin peşinden gidiyoruz. ve siz bize suçlu dediniz.私たちは探している…そして他人は私たちを犯罪者と呼んでいる。
Onun en ateşli savunucusu ise Yahudi bilgini Akiba idi.熊本では講道館柔道よりも、まだ古流柔術の方が盛んであった。
(Bir bilginin uzun süreli bellekte olmasıyla geri getirilmesi farklı işlemlerdir.)(重大ニュースがある場合は休止。
Bu konu yalnızca bilginin sınırları içerisine girmez.ただし、この場合の知識は、科学の内容とは限らない。
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.フランシス・ベーコンは、近代科学の発展に多大な貢献をした。
Doğru bilginin kökeni ve sınırları?薄れた記憶と現実の境界。
Dzielska bu bilginin doğruluğuna şüpheyle yaklaşmaktadır.ただし、吉澤はこの説に対して懐疑的であった。
Yaşar Bilgin 1991 yılından beri de Alman vatandaşıdır.なお、国籍は2000年以降イギリスである。
Bilgin çaresizce yardımı kabul eder.無駄な応援が仇となる。
Orta Çağ bilginleri insan vücudunda sindirimin, yemeğin pişmesi gibi bir süreç olduğunu düşünmüşlerdir.中世の学者は消化作用を調理と類似の作用であると考えた。
Sultanı Haluk Bilginer oynamıştır.音楽監督は武部聡志が務めた。
Bilgin Özçalkan veya bilinen adıyla Ceza (d.被請求国において、その犯罪が既に訴追または確定判決された場合 (第三条(d))。
Soru cevap yöntemini (bilginin edinilmesi için hazırlık aşamasını) buldurma süreci izler.命埜按問,具言可矜狀,帝為宥之。
Bu her pasaportun basılı bilgi sayfasında görünen bilginin aynısıdır.这与出现在每本护照的打印信息页中的内容相同。
Grup hızı genellikle enerjinin veya bilginin bir dalga boyunca taşındığı hız olarak düşünülür.群速度常被認為是能量或信息順著波動傳播的速度。
Fakat diğer fizikçiler bu olayın bilginin ışıktan daha hızlı iletilmesine izin vermediğini söylemektedirler.」然而,其他物理學家說,這種現像無法讓訊息傳播得比光更快。
Stewart-Beer ve Austen bilgini Sally B. Palmer Bennet ailesinin tasvirinde değişiklik fark etti.斯图尔特-比尔和奥斯汀学者莎莉·B·帕尔默(Sally B. Palmer)指出了片中对班内特一家描写的改动。