Ana içeriğe geç
Sözlük

bilgilendir ile cümle

bilgilendir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Düzgün biçimde bilgilendirilmiyoruz.We're not being properly informed.
Polis bilgilendirildi.The police have been informed.
Çok iyi bilgilendirilmiyorsun.You're not very well informed.
Henüz bilgilendirilmedik.We haven't been informed yet.
Tom pazartesi günü bilgilendirildi.Tom was notified Monday.
Sami polis tarafından bilgilendirildi.Sami was briefed by police.
Sami, Ferit'in geçmişi hakkında Leyla'yı bilgilendirdi.Sami informed Layla of Farid's past.
Arayan kimse, beni hemen bilgilendirsin!Whoever calls, let me know immediately!
Sezar onların gelişleri hakkında bilgilendirildi.Caesar was informed about their arrival.
Sanırırm Tom'u bilgilendirsek iyi olur.I think we'd better inform Tom.
Tom sizi bilgilendirecek.Tom is going to keep you informed.
Sami, Leyla'yı bilinçli olarak yanlış bilgilendirdi.Sami intentionally misinformed Layla.
Sami İslam hakkında kendisini bilgilendiren biriyle tanıştı.Sami met a person who made him know more about Islam.
Doktor; annemizin dördüncü dereceden kanser olduğu konusunda bizi bilgilendirdi.The doctor informed us that mom has stage four cancer.
Sadece Galois’in küçük kardeşi Galois’in ölümünden önceki olaylar hakkında bilgilendirildi.Only Galois' younger brother was notified of the events prior to Galois' death.
Her zaman vaktinde raporlayın, bilgilendirin ve danışın.Always report, inform and consult in a timely manner.
Aile, alınan karar hakkında resmi olarak bilgilendirilmedi.The family was never notified officially about the judgment.
Karen, Kayako tarafından lanetlenmeye başlar ve sevgilisi Doug'a bu durumu bilgilendirir.Karen begins to be haunted by Kayako, informing her boyfriend Doug of the situation.
Diğer Lost oyuncuları gibi Durand da rolü aldığında oynayacağı karakter hakkında bilgilendirilmedi.Like other Lost actors, Durand was not informed of his character's arc when he won the role.
Saat 02:15'te geminin artık görünmediği konusunda Kaptan Lord tekrar bilgilendirildi.At 2:15 a.m., Lord was notified that the ship could no longer be seen.
Hasta bilgilendirmeleri tıbbi hata sürecinde önemlidir.Patient disclosure is important in the medical error process.
Kamu bilgilendirme kampanyaları karar alıcıları politika diyaloğuna dahil etmede yardımcı olabilir.Public information campaigns can help to engage decision-makers in policy dialogue.
Uluslararası bilgilendirme de uluslararası ilişkilerin bir aracı olarak düşünülebilir.The mobilization of international shame can also be thought of as a tool of international relations.
Verdiği raporlar, batının bilgilendirilmesindeki anahtar girişimlerdi.His report was a major factor in informing the West.
Hastalar bu hastalığın önemli bir hastalık olmadığı konusunda bilgilendirilmelidir.The patient is reassured that no serious illness is present.
Ne Cobain ne de Novoselic, Foster'ı kovulduğuna dair bilgilendirmedi.Neither Cobain nor Novoselic informed Foster directly of his termination.
Eğer herhangi bir gereksinim uyuşmazlığı varsa, kullanıcı bununla ilgili olarak bilgilendirilir.If any of the requirements are not feasible, the user is informed of the issue.
Dolayısıyla ilk amaç bilgilendirmekti.So the first purpose was information.
Mezarlıktan çıktıktan sonra Üstat Luwin (Donald Sumpter), Bran'i babasının idamı için bilgilendirir.As they leave the crypt, Maester Luwin arrives to inform Bran of his father's execution.
Nükleer konularda halkı bilgilendirmek.Citizens for Nuclear Technology Awareness.
Albümde 11 şarkı var ve toplam 45 dakika." diyerek hayranlarını bilgilendirmiştir.There are eleven songs, but the whole thing runs about 43 minutes."
Ayrıca bilgilendirme ve portal ile konusunda önemli bir medya grubudur.More, this is a news portal and forum.
Online PMP başvuruları 5 iş günü içerisinde PMI tarafından incelenerek aday bilgilendirilir.IRB must be notified about an emergency usage of test articles within 5 business days.
Uygulayıcılar riskler konusunda bilgilendirilmelidir.Members are well aware of the risks.
Bunu ayrıca Wheeler'ı bu konuda bilgilendirecek olan Leon Rosenfeld'e anlattı.Bohr told Leon Rosenfeld, who informed Wheeler.
Kişileri bu konularda bilgilendirerek olası sorunları önlemeye veya en aza indirmeye çalışırlar.Prisons are trying to avoid, or at least better deal with these situations by being proactive.
Justinus hemen babasını ve sonra comes excubitorum Marcellus'u bilgilendirdi.Immediately, Justin informed his father, and he in turn informed the comes excubitorum Marcellus.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Those assumptions are now understood to have been based on misinformation and prejudice.
Bu robotların nasıl çalıştığı ile ilgili size kısa bir bilgilendirme yapmama izin verin.So let me give you just a very quick tutorial on how these robots work.
Ev sahibesi o bırakmıştı beni bilgilendirdi Evin hemen 08:00 sonrası sabah.The landlady informed me that he had left the house shortly after eight o'clock in the morning.
Normal okullarda öğretmenler ne kadar iyi oldukları hakkında bilgilendirilmiyorlar.Well, in a normal school, teachers aren't told how good they are.
Bunun adı Google Bilgilendirme.This is called Google Info.
Sağ tarafta komşu oda kardeş Gregor bilgilendirmek fısıldıyordu:From the neighbouring room on the right the sister was whispering to inform Gregor:
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.So he showed me some pictures of little cheeks with little black dots -- not very informative.
Bunları, bilgilendirerek yapacağız. Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez.You can't .. anything. otherwise it goes underground , it doesn't work
Kimi bilgilendirmek için hazırlıyorlar?Who are they actually supposed to be informing?
Klinik araştırmalarda besinlerin şifa gücü hakkında toplumu bilgilendirmeyi tercih ettim.I choose to teach the public about the healing power of food into conducting clinical trials.
Hancı kadın, kısa bir süre içinde 08:00 sonra evi terk ettiğini beni bilgilendirdi sabah.The landlady informed me that he had left the house shortly after eight o'clock in the morning.
-Neden mahkemeyi bunun hakkında bilgilendirmediniz?-Why didn't you inform the court?
Şimdi, cevabı vermeden önce, sizi Chris Hosmer hakkında bilgilendireyim.Now, before we get to that answer, let me tell you about Chris Hosmer.
"Notlar ziyaretlerdir." diye bilgilendirdim onları.'Memos are visitations,' I informed them.
Yanlış bilgilendirmeyle alınan rıza kıymetsizdir.Misinformed consent is not worth it.
Bilgilendirme ve izin bölümü sırasında olabilecek riskler hakkında konuştular.There were a lot of risks involved that they talked about during the informed consent portion.
Bu TV endüstriyel kompleksi benim ve büyük ihtimalle sizin tüm çocukluğunuzu bilgilendirmiştir.Well, this TV-industrial complex informed my entire childhood and probably yours.
AirPix olarak adlandırılan görsel olmayan kullanıcı arayüzü bilgilendirme için iyi bir örnek.A good example for this informational non-visual user interface is called AirPix.
Teknoloji ağacındaki değişiklikler hakkında bizi biraz daha bilgilendirebilir misiniz?Could you tell us more about the changes in the tech tree?
Bunlar bilgilendirmeden gelen canlı resimler.Now here are live images being pulled straight from the feed.
Fikrin ilçe veya kasabada nasıl yürüyebileceğine bakan bilgilendirici bir program başlatıyorlar.They start to run an awareness-raising program looking at how this might actually work in the town.
Neşe dolu ve yaratıcı bir süreç bu, aynı zamanda bilgilendirici.It's a process which is playful and creative and informative.
İnsanları bilgilendirmek için onlarla konuşun.You talk to people to inform.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod