Onun parasını nereye sakladığını nasıl bileceğim?How am I supposed to know where she's hiding her money?
Yarın bileceğim.I'll know tomorrow.
Bileceğimizi bile zannetmiyorum.I don't think we'll ever know.
Bunu bir dahaki sefer bu şekilde yapmamayı bileceğim.I'll know not to do it that way next time.
Gelecek sefer onu yapmamayı bileceğim.I'll know not to do that next time.
Gelecek sefer daha iyi bileceğim.I'll know better next time.
Ne yapacağımı bileceğim.I'll know what to do.
Yarın yeni başkanın kim olduğunu bileceğim.Tomorrow, I'll know who the new president is.
Üç ay içinde bileceğim.I'll know in three months.
Üç ay içinde bunun için cevabı bileceğim.I'll know the answer to that in three months.
Sana yardım ettikten sonra beni ihbar etmeyeceğini nereden bileceğim?How do I know you won't turn me in after I help you?
Yakında zaten bildiğimden fazlasını bileceğim.Soon I'll know more than I already know.
Nereden bileceğim?How am I supposed to know?
Şimdi, şöyle diyebilirsin, ya, Sal, ben bunu hangi karbona ekleyeceğimi nereden bileceğim? .Now, you might say, hey, Sal, how do I know which carbon to add it to?
Eğer bu adam durmak üzereyse, bunu bileceğim.If that guy's going down to zero, I'll know.
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?How do I know these are the right customers or the right buyers?
İşi büyütmeye karar verdiğimizde A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.As we stared scaling it up we looked at what is the problem to come up to the U.S.?
Nereden bileceğim?How do I know?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.He said, "Lord Yahweh, how will I know that I will inherit it?"
Yarın bileceğim.Jutro będę wiedział.
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.Am studiat care sunt problemele care ar apărea în SUA.
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.Hvad er problemet der ville komme op i USA?
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.미국에 진출할 때 뭐가 문제인가를 살펴봤습니다.
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.בדקנו מה הן הבעיות להגיע לארה"ב?
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.نظرنا إلى ما هي المشكلة للمجيء للولايات المتحدة ؟
A.B.D.'de karşılaşa bileceğimiz en büyük sorunu araştırdık.そしてなぜそれが大問題なのか考えました
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram aber sprach: HERR HERR, woran soll ich merken, daß ich's besitzen werde?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram répondit: Seigneur Éternel, à quoi connaîtrai-je que je le posséderai?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Abram vroeg: "Maar Oppermachtige HERE, hoe kan ik er zeker van zijn dat U mij dit land zult geven?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ao que lhe perguntou Abrão: Ó Senhor Deus, como saberei que hei de herdá-la?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.A povedal: Ó, Pane, Hospodine, po čom poznám, že ju zdedím trvale?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp - ram thưa rằng : Lạy_Chúa_Giê - hô-va , bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản_nghiệp ?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Áp-ram thưa rằng: Lạy Chúa Giê-hô-va, bởi cớ chi tôi biết rằng tôi sẽ được xứ nầy làm sản nghiệp?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Avram a răspuns: ,,Doamne Dumnezeule, prin ce voi cunoaşte că o voi stăpîni?``
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Da sa han: Herre, Herre, hvorav kan jeg vite at jeg skal eie det?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Él respondió: --Oh Señor Jehovah, ¿cómo sabré que yo la he de poseer
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.És monda: Uram Isten, mirõl tudhatom meg, hogy öröklöm azt?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Han svarade: »Herre, HERRE, varav skall jag veta att jag skall besitta det?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.In ko je rekel Abram: Gospod Jehova, po čem naj spoznam, da jo posedem?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.I řekl: Panovníče Hospodine, po čem poznám, že ji dědičně obdržím?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.그가 가로되 주 여호와여 내가 이 땅으로 업을 삼을 줄을 무엇으로 알리이까
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Men han svarede: "Herre, HERRE, hvorpå kan jeg kende, at jeg skal få det i Eje?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Mutta hän sanoi: "Oi Herra, Herra, mistä minä tiedän, että saan sen omakseni?"
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Rispose: «Signore mio Dio, come potrò sapere che ne avrò il possesso?»
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Zatem rzekł Abram: Panie Boże, po czemże poznam, iż ją odziedziczę?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Ο δε ειπε, Δεσποτα Κυριε, Ποθεν να γνωρισω οτι θελω κληρονομησει αυτην;
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.А той рече: Господи Иеова, по какво да позная че ще я наследя?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.Он сказал: Владыка Господи! по чему мне узнать, что я буду владеть ею?
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.ויאמר אדני יהוה במה אדע כי אירשנה׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.فقال ايها السيد الرب بماذا اعلم اني ارثها.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 怎 能 知 道 必 得 這 地 為 業 呢
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 怎 能 知道 必得 這 地 為業呢
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?¿Cómo vamos a saber si son los clientes o compradores apropiados?
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?이들이 고객이나 구매자가 맞는지 어떻게 알 수 있을까요
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?Skąd masz wiedzieć, że to będą właśnie ci właściwi konsumenci czy nabywcy?
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?Як я знаю, що саме ці - правильні клієнти або правильні покупці?
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?كيف أعرف أن هؤلاء هم العملاء أو المشترين المناسبين؟
Bu kişilerin doğru müşteriler veya doğru alıcılar olduğunu nereden bileceğim?彼らの関心を調査するために実験を行います
Eğer bu adam durmak üzereyse, bunu bileceğim.Als hij ineens bovenop de rem gaat staan, dan weet ik dat.
Eğer bu adam durmak üzereyse, bunu bileceğim.Če se popolnoma ustavlja, bom vedela.