Babanızın bir trafik kazasında öldüğünü size bildirmem söylendi.I was told to inform you that your father was killed in an accident.
Derhal sana bildirmem gereken bir şey var.There's something I have to let you know right away.
Yaptığımızı başka insanlara bildirmemeliyiz.We shouldn’t let other people know what we did.
Ne kadar kızgın olduğunuzu herkese bildirmemeliydiniz.You shouldn't have let everyone know how angry you were.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini sana bildirmemi istedi.Tom wanted me to let you know when Mary will be arriving.
Bunu Tom'a bildirmem gerekiyor.I must report this to Tom.
Bildirmemizi istediğin herhangi biri var mı?Is there anyone you'd like us to notify?
Başkanı bildirmem gerekir.I need to inform the president.
Onlara bildirmem gerekiyor.I need to let them know.
Ona bildirmem gerekiyor.I need to let him know.
Bunu bildirmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should report this?
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Because I hadn't told them what I was doing, because I was so upset with the story they'd run.
Size nasıl bildirmemiz gerekiyor?How will we let you know?
Hayır bildirmemeliyiz.No we shouldn't.
Görevi bildirmemekle suçlandı ve Le Havre ve ardından Rouen'de hapsedildi.He was charged with failure to report for duty, and was imprisoned in Le Havre and then Rouen.
Oyuncu dini inancı ile ilgili bir görüş bildirmemiştir.لا تعترف الكنيسة بأي دور ديني يقوم به أحد الشهود.
Bunu Tom'a bildirmem gerekiyor.Trebuie să raportez acest lucru lui Tom.
Bunu Tom'a bildirmem gerekiyor.Trebuie să-i comunic acest lucru lui Tom.
Oyuncu dini inancı ile ilgili bir görüş bildirmemiştir.Nem helyesli a próféta a vallásgyakorlatot.
Ancak yarışmaya az bir süre kala yarışmadan çekilmişlerdir ve çekilme sebeplerini bildirmemişlerdir.真哉が小さい頃に他界してしまい、真哉自身は彼の顔を知らない。
Oyuncu dini inancı ile ilgili bir görüş bildirmemiştir.ガルトは信仰について特定の教派に偏するような態度はみせなかった。
1 48 edilmiştir (28 ülkeden 6 tanesi veri bildirmemiştir) (Hepatitis B- és C-fertőzések
1 48 edilmiştir (28 ülkeden 6 tanesi veri bildirmemiştir) (Hepatitis B- og C-infektioner
1 48 edilmiştir (28 ülkeden 6 tanesi veri bildirmemiştir) (Infektionen mit Hepatitis B und C
1 48 edilmiştir (28 ülkeden 6 tanesi veri bildirmemiştir) (Wirusowe zapalenie wątroby typu B i C
1 48 edilmiştir (28 ülkeden 6 tanesi veri bildirmemiştir) (Μόλυνση αpiό τον ιό της ηpiατίτιδας B και Γ
Diğer ülkeler metadon ölümü bildirmemiştir veya bildirilen sayılar çok küçüktür.Andere Länder meldeten keine oder nur sehr wenige Todesfälle im Zusammenhang mit Methadon.
Diğer ülkeler metadon ölümü bildirmemiştir veya bildirilen sayılar çok küçüktür.Další země neuvedly žádná úmrtí související s metadonem nebo uvedly velmi nízké počty.
Diğer ülkeler metadon ölümü bildirmemiştir veya bildirilen sayılar çok küçüktür.Naisten osuus on korkein Tšekissä, Puolassa ja Suomessa ja alhaisin Kreikassa, Italiassa ja Kyproksessa.
Diğer ülkeler metadon ölümü bildirmemiştir veya bildirilen sayılar çok küçüktür.Другите страни не съобщават за смъртни случаи от метадон или отчетеният брой е много малък.
Hayır bildirmemeliyiz. Kendi kendimizi suçlu mu çıkartacağız?Nein, sollten wir nicht, was, wenn sie uns beschuldigen?
Hayır bildirmemeliyiz. Kendi kendimizi suçlu mu çıkartacağız?他の方法で毒をもられたことにしなきゃ
Hayır bildirmemeliyiz.Neen dat moeten we niet.
Hayır bildirmemeliyiz.Nie, nie powinniśmy.
Hayır bildirmemeliyiz.No.
Hayır bildirmemeliyiz.Pas question.
Hayır bildirmemeliyiz.Όχι δεν πρέπει.
Ne yapacaksınız? Nasıl size bildireceğiz? Size nasıl bildirmemiz gerekiyor?ماذا تريدين ان تفعلي؟كيف يمكننا ان نخبرك؟
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Estaba tan enojado con ellos por el reportaje que no les había dicho lo que estaba haciendo.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Ich hatte denen nichts gesagt, weil ich von der Story, die sie herausgebracht hatten, so enttäuscht war.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.I had ze niet verteld wat ik aan het doen was, omdat hun verhaal me zo dwars zat.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.왜냐하면 저는 타임 매거진이 보도한 내용이 마음에 들지 않았기 때문에 그들에게 제가 했던 일을 이야기하지 않았어요.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Nie powiedziałem im wcześniej, co robiłem, bo byłem niezadowolony z opublikowanej przez nich historii..
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Nu le spusesem nimic din ce făceam, deoarece eram foarte supărat din cauza articolului pe care-l publicaseră.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Tôi đã không cho họ biết việc tôi làm, vì tôi thất vọng với câu chuyện họ đăng.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Μιας και δεν τους είχα πει τι συνέβαινε, καθώς ήμουν τόσο απογοητευμένος με το άρθρο που είχαν εκδόσει.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Защото не бях им казал какво правя, бях толкова разстроен от историята, която бяха публикували.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.Я ведь им не рассказывал, чем там занимался, из-за того, что был расстроен статьей, которую они написали.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.כי לא אמרתי להם מה אני עושה, בכלל שכל כך כעסתי על הסיפור שהם פרסמו.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.لأنني لم أخبرهم بما كنت أفعله، لأنني كنت في شدة الضيق من القصة التي نشروها.
Onlara burada ne için bulunduğumu bildirmemiştim çünkü yayınladıkları makaleye fena içerlemiştim.動転もしました とにかく韓国のヒョンスクの村に戻りました
Size nasıl bildirmemiz gerekiyor?Comment allons-nous vous le dire ?
Size nasıl bildirmemiz gerekiyor?Hogy tudassuk Önnel?
Size nasıl bildirmemiz gerekiyor?Πώς μπορούμε να σας ενημερώσουμε;
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.Jos et ilmoita, että haluat muuttaa sukunimeäsi, sukunimesi säilyy ennallaan.
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.Om du inte meddelar att du vill byta efternamn, behåller du ditt efternamn.
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.Si no comunica que desea cambiar de apellidos, estos se conservan tal cual.
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.Si vous déclarez que vous ne voulez pas changer de nom de famille, vous garderez votre nom de famille.
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.Если вы не сообщите о своём желании сменить фамилию, ваша фамилия останется прежней.
Soyadınızı değiştireceğinizi bildirmemiş olmanız durumunda soyadınız mevcut haliyle kalır.إذا لم تُبلغ بأنك تريد تغيير اسم العائلة لديك، فإن اسم عائلتك يبقى بدون تغيير.