bildirmek ile cümle

bildirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Come prima, uso il puntatore per indicare al Quad dove voglio che vada.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Como antes, podría utilizar el puntero para ordenar al quad donde quiero que esté en el espacio.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Como antes, posso usar o ponteiro para dizer ao "quad" em que ponto do espaço quero que esteja.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Cũng như lần trước, tôi cũng sẽ dùng thiết bị chỉ này để yêu cầu quad di chuyển đến nơi tôi muốn .
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.De ahogy az imént, a mutatóval most is jelezni tudom a kvadnak, hová menjen.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.아까와 마찬가지로 포인터를 이용해 쿼드를 이동시켜 보겠습니다.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Kot prej, lahko uporabim kazalec, da povem kvadu, kje v prostoru želim, da je.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Ligesom før, kunne jeg bruge pegepinden til at fortælle quaden hvor jeg vil have at den skal være i rummet.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Mogę użyć wskaźnika, żeby wskazać maszynie gdzie ma się znaleźć.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Pot folosi din nou indicatorul pentru a-i spune cuadului unde vreau să fie în spațiu.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Seperti sebelumnya, aku bisa menggunakan pointer untuk memberitahu quad mana aku ingin ia berada di ruang.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Wie zuvor kann ich den Quad mit dem Zeiger anweisen, wo im Raum ich ihn haben will.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Όπως πριν, θα μπορούσα να χρησιμοποιήσω τον δείκτη για να πω στο τετρακόπτερο πού θέλω να βρίσκεται στον χώρο.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Като преди бих могъл да ползвам пойнтера да кажа на куада къде искам да бъде в пространството.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.С помощью моей указки я могу опять направить квад в нужное мне место в пространстве.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.Як і раніше, я використовую указку з командою, де у просторі я хочу розмістити квад.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.כמו מקודם, יכולתי להשתמש במצביע כדי לומר למסוק היכן אני רוצה שהוא ישהה במרחב.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.وكما فعلت سابقا، يمكن أن أستخدم المؤشر لإخبار الرباعية بحيث أريدها أن تكون في الفضاء.
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.同之前一樣,我可以用指揮棒 指揮四旋翼嘅走向
Daha önce olduğu gibi boşlukta olmasını istediğim yeri kuada bildirmek için bu çubuğu kullanabilirim.好きな場所に クアッドを行かせられます (拍手)
Finlandiya'da doğmuş çocuğunuzun doğumunu ülkeniz yetkililerine bildirmek içinAnmäla födelsen av ditt barn till myndigheterna i ditt hemland om barnet föds i Finland
Finlandiya'da doğmuş çocuğunuzun doğumunu ülkeniz yetkililerine bildirmek içinannoncer la naissance de votre enfant aux autorités de votre pays d'origine si l'enfant est né en Finlande ;
Finlandiya'da doğmuş çocuğunuzun doğumunu ülkeniz yetkililerine bildirmek içinilmoittaa lapsesi syntymästä kotimaasi viranomaisille, jos lapsi syntyy Suomessa
Finlandiya'da doğmuş çocuğunuzun doğumunu ülkeniz yetkililerine bildirmek içinизвещение официальных органов родной страны о рождении своего ребёнка, если ребёнок родился в Финляндии;
Finlandiya'da doğmuş çocuğunuzun doğumunu ülkeniz yetkililerine bildirmek içinالإبلاغ عن ولادة طفلك لسلطات بلدك إذا ولد الطفل في فنلندا.
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.A Chamor prišiel i Sichem, jeho syn, k bráne svojho mesta, a hovorili mužom svojho mesta a riekli:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Elméne azért Khámor és Sekhem az õ fia az õ városuk kapujába; és szólának az õ városuk férfiaival, mondván:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Gresta torej Hamor in Sihem, sin njegov, k vratom svojega mesta in ogovorita someščane svoje, rekoč:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Hamor şi fiul lui Sihem s'au dus la poarta cetăţii, şi au vorbit astfel oamenilor din cetatea lor:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.I přišel Emor a Sichem, syn jeho, k bráně města svého; a mluvili mužům města svého, řkouce:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.I przyszedł Hemor i Sychem, syn jego, do bramy miasta swego, i rzekli do mężów miasta swego mówiąc:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.하몰과 그 아들 세겜이 성문에 이르러 그 고을 사람에게 말하여 가로되
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Niin menivät Hamor ja hänen poikansa Sikem kaupunkinsa porttiin ja puhuivat kaupunkinsa miehille sanoen:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.og Harnor og hans Søn Siken gik til deres Bys Port og sagde til, Mændene i deres By:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Så gikk Hemor og hans sønn Sikem til porten i sin by, og de talte til mennene i byen og sa:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Så trädde då Hamor och hans son Sikem upp i sin stads port och talade till männen i staden och sade:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Vậy , Hê-mô và Si-chem , con_trai người , đi đến cửa thành mình , nói cùng_dân trong thành như_vầy :
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Vậy, Hê-mô và Si-chem, con trai người, đi đến cửa thành mình, nói cùng dân trong thành như vầy:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Vennero dunque Camor e il figlio Sichem alla porta della loro città e parlarono agli uomini della città
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Vieram, pois, Hamor e Siquém, seu filho, � porta da sua cidade, e falaram aos homens da cidade, dizendo:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Zo legden Hemor en Sichem het plan voor aan de mannen van de stad.
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.И пришел Еммор и Сихем, сын его, к воротам города своего, и стали говорить жителям города своего и сказали:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.Тогава Емор и сина му Сихем дойдоха при портата на града си и говориха на градските мъже, казвайки:
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.ויבא חמור ושכם בנו אל שער עירם וידברו אל אנשי עירם לאמר׃
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.فاتى حمور وشكيم ابنه الى باب مدينتهما وكلما اهل مدينتهما قائلين.
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.哈 抹 和 他 兒 子 示 劍 到 本 城 的 門 口 、 對 本 城 的 人 說
Hamorla oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.哈 抹 和 他 兒子 示劍 到 本 城 的 門口 、 對本 城 的 人說
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.A tisícnik si ho pojal za ruku a odíduc s ním okreme vypytoval sa: Čo je to, čo mi máš oznámiť?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Az ezredes pedig õt kézen fogván, és félrevonulván külön, tudakolá: Micsoda az, a mit nékem jelenteni akarsz?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Căpitanul l -a apucat de mînă, l -a luat deoparte, şi l -a întrebat: ,,Ce ai să-mi spui?``
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.De commandant nam de jongeman bij de hand en toen zij alleen waren, vroeg hij: "Wat heb je me te vertellen?"
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Den øverste høvedsmann tok ham da ved hånden og gikk til side og spurte: Hvad er det du har å melde mig?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.El tribuno le tomó de la mano, y llevándolo aparte le preguntó en privado: --¿Qué es lo que tienes que decirme
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Il tribuno lo prese per mano, lo condusse in disparte e gli chiese: «Che cosa è quello che hai da riferirmi?»
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.In tisočnik ga prime za roko in odstopi ž njim na stran in vpraša: Kaj je, kar imaš povedati?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.I vzav jej hejtman za ruku jeho, a odstoupiv s ním soukromí, otázal se ho: Co jest to, ješto mi máš oznámiti?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.천부장이 그 손을 잡고 물러가서 종용히 묻되 내게 할 말이 무엇이냐
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Le tribun, prenant le jeune homme par la main, et se retirant à l`écart, lui demanda: Qu`as-tu à m`annoncer?
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Men Krigsøversten tog ham ved Hånden, gik hen til en Side og spurgte: "Hvad er det, som du har at melde mig?"
Komutan, genci elinden tutup bir yana çekti. ‹‹Bana bildirmek istediğin nedir?›› diye sordu.Niin päällikkö tarttui hänen käteensä, vei hänet erikseen ja kysyi: "Mitä sinulla on minulle ilmoitettavaa?"

İlgili Sayfalar