Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Det hun kan, husker hun kun svagt.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Eu diria que apenas se lembra vagamente do que sabe.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Hänellä on varmaan hataria muistikuvia niistä.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Immagino che ricordi vagamente le cose che sapeva.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Pewnie co nieco pamięta.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Supongo que lo que sabe es porque se acuerda.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Μάλλον οι γνώσεις της είναι αμυδρές αναμνήσεις.
Bence bildiklerini hayal meyal hatırlıyordur.Думаю, она вспомнит то, что когда-то знала.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(80:13) потому Я оставил их упорству сердца их, пусть ходят по своим помыслам.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(81:13) Alors je les ai livrés aux penchants de leur coeur, Et ils ont suivi leurs propres conseils.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale lud mój nie usłuchał głosu mego, a Izrael nie przestał na mnie.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale môj ľud neposlúchol môjho hlasu, a Izrael sa mi nechcel poddať.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale neuposlechl lid můj hlasu mého, a Izrael nepřestal na mně,
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Atunci i-am lăsat în voia pornirilor inimii lor, şi au urmat sfaturile lor.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Da lod jeg dem fare i deres Stivsind, de vandrede efter deres egne Råd.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.De nem hallgatott népem az én szómra, és Izráel nem engedelmeskedett nékem.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.그러므로 내가 그 마음의 강퍅한대로 버려두어 그 임의대로 행케하였도다
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ma il mio popolo non ha ascoltato la mia voce, Israele non mi ha obbedito
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk hørte ikke min røst, og Israel vilde ikke lyde mig.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk ville ej höra min röst, och Israel var mig icke till viljes.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mijn volk heeft echter niet naar Mij geluisterd; de Israëlieten kwamen tegen Mij in opstand.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mutta minun kansani ei kuullut minun ääntäni, eikä Israel noudattanut minun mieltäni.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Pelo que eu os entreguei � obstinação dos seus corações, para que andassem segundo os seus próprios conselhos.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Por eso los entregué a la dureza de su corazón, y caminaron según sus propios consejos
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Sebab itu Aku membiarkan mereka berkeras kepala; biarlah mereka mengikuti kemauan mereka sendiri
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.So habe ich sie gelassen in ihres Herzens Dünkel, daß sie wandeln nach ihrem Rat.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì vậy, ta buông chúng nó đi theo sự cứng lòng chúng nó, Ðể chúng nó đi theo mưu kế riêng chúng nó.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì_vậy , ta buông chúng_nó đi theo sự cứng lòng chúng_nó , Ðể chúng_nó đi theo mưu_kế riêng chúng_nó .
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Zatorej sem jih pustil, naj hodijo po srca svojega zakrknjenosti, in hodili so po krivih naklepih svojih.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Δια τουτο παρεδωκα αυτους εις τας επιθυμιας της καρδιας αυτων και περιεπατησαν εν ταις βουλαις αυτων.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Затова ги оставих да вървят по упорството на сърцето си, За да ходят по своите си намерения.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.ואשלחהו בשרירות לבם ילכו במועצותיהם׃
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.فسلمتهم الى قساوة قلوبهم. ليسلكوا في مؤامرات انفسهم.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.我 便 任 憑 他 們 心 裡 剛 硬 、 隨 自 己 的 計 謀 而 行
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.我 便 任憑 他 們心裡剛 硬 、 隨自己 的 計謀 而行
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.A los compositores que escriben mi música les pido que se olviden de lo que saben sobre el chelo.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Als componisten muziek voor mij schrijven, vraag ik hun te vergeten wat ze over de cello weten.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Amikor zeneszerzők zenét írnak nekem, azt kérem, hogy felejtsék el, amit a csellóról tudnak.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Atunci când compozitorii scriu muzică pentru mine le cer să uite ce ştiu despre violoncel.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Gdy kompozytorzy piszą muzykę dla mnie, proszę ich by zapominali o tym, co wiedzą o wiolonczeli.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Keď pre mňa skladatelia komponujú hudbu chcem, aby zabudli všetko, čo vedia o čele.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Khi các nhạc sĩ viết nhạc cho tôi, tôi yêu cầu họ quên đi những gì họ biết về cello.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.저는 작곡가들이 제곡을 쓸 때 그들에게 첼로에 대해 알고있는 모든 것들을 잊어주기를 요청합니다.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Ko skladatelji pišejo glasbo zame, jih prosim, naj pozabijo vse, kar vedo o čelu.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Quand les compositeurs écrivent pour moi, je leur demande d'oublier ce qu'ils connaissent sur le violoncelle.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Quando compositores escrevem música para mim, peço-lhes para esquecerem o que sabem acerca do violoncelo.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Quando i compositori scrivono della musica per me, chiedo loro di dimenticare cosa sanno del violoncello.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Wenn Komponisten für mich schreiben, bitte ich darum, dass sie vergessen, was sie über das Cello wissen.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Όταν οι συνθέτες γράφουν μουσική για μένα τους ζητώ να ξεχάσουν όσα γνωρίζουν για το βιολοντσέλο.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Когато композиторите пишат музика за мен, аз ги моля да забравят това, което знаят за виолончелото.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.Когда композиторы пишут мне музыку, я прошу их забыть про виолончель.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.כשמלחינים כותבים מוזיקה עבורי, אני מבקשת שישכחו את מה שידוע להם על הצ'לו.
Besteciler benim için müzik yazarken, onlara çello hakkında bildiklerini unutmalarını söylerim.عندما يكتب الملحنون موسيقى لي اسألهم ان ينسو ما يعرفونه عن التشيللو
Bildikleri geleneklere başvurdular:Elles ont puisé dans traditions qu'elles connaissaient :
Bildikleri geleneklere başvurdular: Gospel müzik, Tanrı ve tutku.Они обратились к знакомым традициям: духовная музыка, Бог и страстность.
Bildikleri geleneklere başvurdular:Sie griffen auf ihnen vertraute Traditionen zurück:
Bildikleri geleneklere başvurdular:הן פנו למסורות המוכרות להן:
Bildikleri her şeyi kullandılar:Au folosit tot ceea ce au stiut:
Bildikleri her şeyi kullandılar:El peor en 45 minutos.
Bildikleri her şeyi kullandılar: Haber grupları, Google, Wikipedia, Ask Jeeves...Ils ont utilisé tout ce qu'ils savaient: groupes de discussion, Google, Wikipedia, Ask Jeeves, etc...