bildik ile cümle
bildik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Vilpittömästä sydämestä lähtevät sanani; mitä tietävät, sen huuleni suoraan sanovat.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Думите ми ще бъдат според правотата на сърцето ми, И устните ми ще произнесат чист разум.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Слова мои от искренности моего сердца, и уста мои произнесут знание чистое.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.ישר לבי אמרי ודעת שפתי ברור מללו׃
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.استقامة قلبي كلامي ومعرفة شفتيّ هما تنطقان بها خالصة.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我 的 言 語 、 要 發 明 心 中 所 存 的 正 直 . 我 所 知 道 的 、 我 嘴 唇 要 誠 實 的 說 出
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我的 言語 、 要 發明 心中 所 存 的 正直 . 我 所 知道 的 、 我 嘴唇 要 誠實 的 說出
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Bein sûr, beaucoup de gens pensent qu'ils connaissent la bonne réponse à la question, qu'est-ce que la beauté?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Bineînţeles, mulţi cred că ştiu deja răspunsul la întrebarea "ce e frumuseţea?"
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Di certo molte persone credono di conoscere già la giusta risposta alla domanda: "Cos'è la bellezza?".
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.물론, 많은 사람들이 자신들이 문제에 맞는 답을 벌써 알고 있다고 생각합니다; 아름다움이란 무엇인가?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Natuurlijk, veel mensen denken dat ze het goede antwoord op de vraag "Wat is schoonheid?" al weten.
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar."O que é a beleza?" "Está nos olhos de quem a vê." "É o que quer que seja que nos comove pessoalmente".
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Persze sokan úgy vélik, ők már tudják a helyes választ a kérdésre, hogy mi a szépség?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Por supuesto, mucha gente cree que ya saben la respuesta correcta a la pregunta, ¿qué es la belleza?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Samozřejmě, mnoho lidí se domnívá, že už znají tu správnou odpověď na otázku: "co je krása?"
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Samozrejme, veľa ľudí si myslí, že poznajú správnu odpoveď na otázku čo je to krása.
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Tất nhiên nhiều nhiều người nghĩ họ đã biết câu trả lời chính xác cho câu hỏi cái đẹp là gì
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Wielu ludzi sądzi, ze już znają odpowiedź na pytanie czym jest piękno?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Φυσικά, πολλοί άνθρωποι νομίζουν ότι ήδη γνωρίζουν τη σωστή απάντηση στην ερώτηση, τι είναι ομορφιά;
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Звісно, багато людей вважає, що знає відповідь на запитання "Що таке краса?"
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Конечно, большинство людей думают, что знают ответ на вопрос, что такое красота.
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.Разбира се, много хора си мислят, че вече знаят правилния отговор на въпроса -- какво е красота?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.כמובן, אנשים רבים חושבים שהם כבר יודעים את התשובה הנכונה לשאלה מהו יופי?
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.بطبيعة الحال ، العديد من الأشخاص يعتقدون أنهم يعرفون مسبقا الإجابة الصحيحة على هذا السؤال، ما هو الجمال؟
Tabi birçok insan 'güzellik nedir?' soruna en uygun cevabı zaten bildiklerini düşünüyorlar.質問に対する正しい答えを 知っていると思っています 「美は見る人の目の中にある」
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Công bằng kinh hoàng của Tha, tha của knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Eerlijke onaardse Tha's, tha is zo knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Nepământesc echitabil Tha lui, Tha este atat de knowin "."
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Pošteno Tha je nadzemeljsko, tha je tako knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Sobrenatural justo Tha, Tha tan sabiendo ".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Surnaturelle juste THA, tha tellement knowin. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Targi nieziemski Tha to, tha tak wiedząc ".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha è giusto ultraterrena, così sapendo tha '".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "파치의 공정 소름끼치는, THA의 너무 knowin. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha mässa unearthly, tha är så knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha messe overjordisk, tha er så knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha-Messe überirdisch, tha ist so knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "THA: n reilun älyttömään, THA niin knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha tisztességes földöntúli, tha annyira knowin. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "THA veletrhu nepřirozený, THA tak nevědět. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "THA veľtrhu neprirodzený, THA tak nevedieť. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha yang wajar adil, tha begitu knowin '. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha справедлив неземен, THA, така knowin "."
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha справедливо неземне, тха так дізнаються, '".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Tha справедливо неземное, тха так узнают, '".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Unearthly justo Tha, tha tão sabendo. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "Δίκαιη απόκοσμης Θα είναι, tha τόσο knowin "."
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "שלא מן העולם הזה הוגן של Tha, כך tha של ידיעה. "
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "أرضي ثا العادلة ، بحيث knowin ثا ".
Tha en adil tuhaf, tha kadar bildiklerini. "ほとんど彼の息を描画せずに - - と彼は、攪拌せずに立っていたロビンまで
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.Aztán a sebész készít egy szokásos MR szkent.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.De arts neemt dan een reguliere MR-scan.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.Der behandelnde Arzt führt dann einen gewöhnlichen MRT-Scan durch.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.E il medico esegue una regolare scansione di RM.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.E o médico fará um exame normal de RM.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.Lékař udělá obvyklý snímek.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.Lekarz robi wtedy normalny rezonans magnetyczny.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.Le médecin fera ensuite une IRM normale.
Ve hekim ardından bildik bir MR taraması alır.그리고 의사는 일반적인 MR 스캔 과정을 취할 것입니다