bildik ile cümle

bildik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Ei cred că știu când de fapt nu știu.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Họ nghĩ họ biết nhưng thực ra thì không.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Ils pensent savoir alors qu'ils ne savent pas.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.그들은 그들이 언제 모르는지 안다고 생각합니다.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Pensa di sapere qualcosa quando in realtà non lo sa.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Piensan que saben cuando no saben.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Sądzi, że wie, choć nie wie.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Sie denken sie wüßten, obwohl sie das nicht tun.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Νομίζουν ότι ξέρουν, ενώ δεν ξέρουν.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Те мислят, че знаят, когато не знаят.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.[Ученый говорит, что Земля — центр Вселенной] Думают, что знают, тогда как это не так.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.הם חושבים שהם יודעים, אבל הם לא.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.يعتقدون أنهم يعرفون عندما لا يعرفون
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.たとえば多くの尊敬されるエコノミストが
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Bude hodně místa pro morální vášně až budeme mít fakta a budeme vědět, co je nejlepší udělat.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.E o grămadă de loc pentru pasiune morală odată ce avem toate datele și putem găsi ce putem face cel mai bine.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Há muito espaço para paixão moral depois de reunidos os factos e de decidir qual a melhor coisa a fazer.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.사실을 알아낸 다음에도 도덕을 따지거나 무엇이 가장 좋은지 알아낼 시간은 많습니다.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Mihelyst megértettük a tényeket, számos módon reagálhatunk, és kitalálhatjuk, mi a legjobb, amit tehetünk.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.On a tout le temps pour des passions morales une fois qu'on a les faits et qu'on sait comment agir au mieux.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Veliko bo prostora za moralo, ko nademo dejstva in ugotovimo, kaj je najbolje storiti.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.יהיה הרבה מקום ללהט מוסרי כשיהיו לנו העובדות ונוכל להחליט מה הכי טוב לעשות.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.هناك الكثير من الوقت للفض عن المشاعر بعد أن نعرف الحقائق.. ونعرف افضل الطرق لمعالجة الأمر.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.そして 一番良いやり方を考えられます そして 細菌のように絶滅させようとしないことがミソです
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Beeldspraak is niet goed of fout in de gewone betekenis.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Egy metafora nem igaz vagy hamis a szó eredeti értelmében.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Eine Metapher ist wahr oder unwahr im eigentlichen Sinne.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.일상의 감각에서 비유는 진실도 허구도 아닙니다.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Les métaphores sont de l'art, pas une science, mais elles peuvent encore sembler bonnes ou mauvaises.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Một ẩn dụ là không đúng hoặc không thật trong bất kỳ nghĩa thông thường nào.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.O metaforă nu e adevărată sau falsă în oricare sens obişnuit.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Una metáfora, no es ni verdadera ni falsa en un sentido común.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Una metafora, poi, non è vera o falsa in senso stretto.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Μια μεταφορά δεν είναι ούτε αληθινή ούτε ψεύτικη κατά την κοινή λογική.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Метафора не бывает истинной или ложной в обыденном смысле.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.מטאפורה היא לא אמיתית או לא אמיתית בשום מובן רגיל.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.الصورة المجازية لا تقبل المحاكمة المنطقية بصحتها أو العكس من ذلك بالمعنى المعتاد
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.隠喩は技術であり 科学ではありませんが その真偽を感覚で理解できます
Bizim bildiklerimizi bilmek istiyorlarQuieren saber lo que sabemos.
Bizim bildiklerimizi bilmek istiyorlarΘέλουν να μάθουν τι γνωρίζουμε.
Bizim bildiklerimizi bilmek istiyorlar幸運なことに、私は事情をよくしらないし、
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Así puedo concentrarme en lo que más conozco.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Assim posso me concentrar mais no que sei fazer.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Jadi aku dapat lebih berkonsentrasi pada hal yang ku tahu
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.제가 잘 할 수 있는 분야에 더 집중할 수 있게
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum. Zayıf olduğum konularda dışarıdan yardım alıyorum.Зосередившись на своїй справі я доручаю іншим те, в чому сам не сильний.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.لكي أستطيع التركيز أكثر .على ما أعرفه
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Acest lucru a fost un knowin "un un" el ştia că era singur. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Celui-ci était une knowin une un "il savait qu'il était solitaire."
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Denne ene var en knowin "en en 'han vidste at han var ensom."
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Detta var en knowin "ett ett" han visste att han var ensam. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Dieser war ein knowin 'ein' er wusste, dass er einsam. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Dit was een knowin 'een een' hij wist dat hij eenzaam was. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Esta foi uma knowin "um um" ele sabia que estava só. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Éste era un knowin un un "sabía que estaba solo."
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Ez az egy volt knowin "egy egy" tudta, hogy magányos. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "이 사람은 knowin했습니다 '라는'자기가 외로운 알았. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Là một knowin 'một' ông biết ông cảm thấy cô đơn. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Questo era un sapendo 'uno un' sapeva di essere solo. "
Bu bir bildiklerini 'tek' diye o yalnız olduğunu biliyordu. "Ta je bila knowin "ena", je vedel, da je bil osamljen. "

İlgili Sayfalar