Tom, Mary'nin kazanamayacağını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary won't win.
Tom, Mary'nin kazanabileceğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary could win.
Tom Mary'nin kazanacağını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary will win.
Tom, Mary'nin ağlayacağını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary will cry.
Sana bildiğim şeyi söyledim. Gerçek bu.I've told you what I know. It's the truth.
Yakında zaten bildiğimden fazlasını bileceğim.Soon I'll know more than I already know.
Sami bildiği her şeyi Leyla'ya öğretti.Sami taught Layla everything he knew.
Tom herkese Mary'nin bunu nasıl yapacağını bildiğini söyledi.Tom told everybody that Mary knew how to do that.
Tom'a geç kalacağımı bildir.Let Tom know I'll be late.
Sanırım bunu hiç yapmadığını Tom'a bildirmelisin.I think you should let Tom know that you've never done that.
Tom, Mary'nin geç kalacağını bildiğini söyledi.Tom said that he knew Mary was going to be late.
Araba sürmek istediğini Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you want to drive.
Tom'a araba kullanamadığını bildirmelisin.You ought to let Tom know that you can't drive.
Mary Tom'a nasıl araba süreceğini bilmediğini bildirdi.Mary let Tom know she didn't know how to drive.
Tom'un Mary'yi öpmeyi reddedeceğini nasıl bildin?How did you know Tom would refuse to kiss Mary?
Tom'un Mary'yi öpmeyeceğini nereden bildin?How did you know Tom wasn't going to kiss Mary?
Bildiğim kadarıyla, Tom hiç Fransızca okumadı.As far as I know, Tom has never studied French.
Bildiğim kadarıyla Tom hiç Boston'a gitmedi.As far as I know, Tom has never been to Boston.
Tom nasıl araba süreceğini bilmediğini Mary'ye bildirdi.Tom let Mary know he didn't know how to drive.
Tom'a senin araba kullanamayacağını bildirmelisin.You should let Tom know that you can't drive.
Tom Mary'nin çiğ havuç yemeyeceğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary won't eat raw carrots.
Tom bildiğim kadarıyla bana hiç yalan söylemedi.Tom hasn't ever lied to me, as far as I know.
Mary, Tom'un kestane yiyemediğini bildiğini söylüyor.Mary says she knows Tom can't eat chestnuts.
Tom'un Mary'yi öpeceğini nereden bildin?How did you know Tom was going to kiss Mary?
Araba sürebildiğini Tom'a bildirmelisin.You should let Tom know that you can drive.
Tom Mary'nin kestane yiyemediğini bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary can't eat chestnuts.
Mary Tom'a araba sürmek istediğini bildirdi.Mary let Tom know that she wanted to drive.
Tom, Mary'ye araba sürmek istediğini bildirdi.Tom let Mary know that he wanted to drive.
Eğer bu olursa Tom bize bildirecek.Tom is going to notify us if that happens.
Tom, Mary'yi aradığımızı nasıl bildi?How did Tom know we were looking for Mary?
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu bildiğini düşünüyordu.Tom thought Mary knew who his father was.
Tom, Mary'ye araba kullanamayacağını bildirsin.Tom let Mary know that he couldn't drive.
Mary Tom'un eski karısının kim olduğunu bildiğini söyledi.Mary said she knew who Tom's ex-wife was.
Tom'un Mary'yi öpmek istediğini nasıl bildin?How did you know Tom wanted to kiss Mary?
Mary, Tom'un karısının kim olduğunu bildiğini söyledi.Mary said she knew who Tom's wife was.
Tom ne yaptığını bildiğini söylüyor.Tom says he knows what he's doing.
Tom'un bunu bildiğini bilmiyordum.I didn't know Tom knew about that.
Tom Mary'nin onun kim olduğunu bildiğini düşünüyordu.Tom thought Mary knew who he was.
Tom'un bir köpeği olduğunu nasıl bildin?How did you know Tom had a dog?
Tom bize bildiğini anlattı.Tom told us what he knew.
Tom'un henüz herkesin ismini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows everybody's name yet.
Tom, Mary'nin John'un bunu onunla yapmak istemeyebileceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew John might not want to do that with her.
Tom, Mary'nin pazartesi günü bunu yapmak istemeyebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary might not want to do that on Monday.
Tom, Mary'nin onun bunu yapmak istemediğini bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows he doesn't want to do that.
Tom, Mary'nin bunu 2.30'a kadar yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that until 2:30.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that by himself.
Tom ve Mary bildiğim en cömert insanlardan ikisidir.Tom and Mary are two of the most generous people I know.
Tom, Mary'nin neden bunu yapmaması gerektiğini bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows why she shouldn't do that.
Tom, Mary'nin bunu ne zaman yapmak istediğini bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows when he wants to do that.
Zaten bildiğim için Tom'un bana sebebini söylemesine gerek yoktu.Tom didn't need to tell me why because I already knew.
Tom bunu neden yapmak istediğini Mary'nin bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows why he wants to do that.
Tom, Mary'nin artık onun bunu yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that anymore.
Tom, Mary'nin bugün John'un bunu yapmak isteyeceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew John might want to do that today.
Tom, Mary'nin bunu tekrar yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that again.
Tom, Mary'nin bunu nasıl yapacağını gerçekten bildiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary really knows how to do that.
Tom, Mary'nin bugün bunu yapmak isteyebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew Mary might want to do that today.
Tom, Mary'nin bunu yapmak istemediğini bildiğinden emindi.Tom was sure Mary knew he didn't want to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak istediğini bildiğini umduğunu söylüyor.Tom says he hopes Mary knows he wants to do that.
Bildiğim kadarıyla, Tom ve Mary hâlâ evli.As far as I know, Tom and Mary are still married.
Tom Mary'nin onun bunu yapmayı istemediğini bildiğinden emin.Tom is sure Mary knew he didn't want to do that.