Ana içeriğe geç
Sözlük

bildiğim ile cümle

bildiğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi.Sabía que llevaban rastas, sabía que fumaban marihuana.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi.Saya tahu mereka punya rambut keriting dan menghisap ganja.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi.Tôi biết họ tóc xoăn, họ hút thuốc.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi.Wiedziałem, że noszą dredy i palą trawkę.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi.ידעתי שיש להם ראסטות, ידעתי שהם מעשנים סמים.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.(Gelach)
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.(Râsete)
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.(Rires) Je savais qu'ils avaient des dreadlocks.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.Sapevo che avevano i capelli rasta.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.(Skratt) Jag visste att de hade dreadlocks.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.(Smích). Věděl jsem, že mají dredy.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.Ήξερα ότι είχαν μαλλιά ράστα.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.Знаех,че са в безизходица.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu.Я знав, що вони носять дреди.
Bildiğim şey, renkler ve onlara nelerin eşleştiği hakkında bir fikrimin olmaması.Ich weiß, dass ich keine Ahnung von Farben habe und was zusammen passt.
Bildiğim şey, renkler ve onlara nelerin eşleştiği hakkında bir fikrimin olmaması.Я знаю, что я не имею ни малейшего понятия о цветах и как их комбинировать вместе.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.E tudo o que sei foi o que senti ao ser o homem posto fora do trabalho
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Ich kann nur sagen, wie es sich anfühlte, auf dem Abstellgleis zu landen.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Ik weet alleen hoe het voelde om zonder werk te vallen.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Jeg ved kun hvordan det føltes at være fyren der bliver gjort arbejdsløs.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.저는 일자리를 빼았기는 사람들이 어떻게 느끼는지를 알아요.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Lo único que sé es como me sentí como el tipo que perdió su empleo.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Quello che so è come ci si sente a essere il tizio buttato fuori dal lavoro.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Tot ce știu eu e cum m-am simțit ca un tip rămas fără slujbă.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Tout ce que je sais c'est ce que l'on ressent quand on se retrouve sans travail.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Vím jenom, jaké to bylo přijít o práci.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Wiem tylko, jak to jest stracić pracę.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Το μόνο που ξέρω είναι πώς αισθάνθηκα ως ο τύπος που χάνει τη δουλειά του.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Всё, что я знаю — это каково чувствовать себя парнем, которого выставили с работы.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.Но знам как се чувства човек, който е без работа.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.כל שאני יודע הוא איך הרגשתי להיות הבחור שפוטר מעבודתו.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.كل ما أعرفه كيف هو شعور الرجل المفصول عن العمل.
Bildiğim tek şey, kullanılmaz olmanın verdiği his.本当にがっかりだし 最悪の気分です
Bildiğim vücutlar arasında seninki en iyisi.Il tuo corpo č il pių delicato che conosco.
Bildiğim vücutlar arasında seninki en iyisi.Je n'avais jamais rencontré un corps aussi attirant.
Bildiğim vücutlar arasında seninki en iyisi.Tu cuerpo es el más bonito que nunca he conocido.
Bildiğim vücutlar arasında seninki en iyisi.Το σώμα σου είναι το ωραιότερο από όσα έχω αγγίξει.
Bildiğim vücutlar arasında seninki en iyisi.Твое тело самое прекрасное из всех, которых я когда-либо знал.
Bilim ise, bildiğimiz dünyanın ve evrenin tamamen farklı bir şekilde ortaya çıktığını keşfetti.l universo, si sono formati in maniera completamente diversa.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.A ciência confirma o que sentimos nos nossos corações.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.A tudomány alátámasztja, amit a szívünkben már tudunk.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.De wetenschap bevestigt wat we in ons hart weten.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Die Wissenschaft bestätigt, was wir bereits in unseren Herzen wissen.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Ilmu telah membenarkan apa yang kita ketahui dalam hati kita.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Khoa học đã xác nhận những gì chúng ta biết.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.La ciencia confirma lo que ya sabemos.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.La science confirme ce que nous savons dans nos coeurs.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.La scienza conferma ciò che conosciamo nel nostro cuore.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Nauka potwierdza to, co wiemy w sercach.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Ştiinţa confirmă ceea ce ştim în inimile noastre.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Tiede vahvistaa sen, mitä tunnemme sydämissämme.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Videnskaben bekræfter det vi ved i vores hjerte.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Η επιστήμη επιβεβαιώνει όσα ξέραμε στην καρδιά μας.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Наука подтверждает то, что мы чуем сердцем.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.Науката потвърждава онова, което знаем вътре в сърцата си.
Bilim zaten içten içe bildiğimiz şeyi doğruluyor.המדע מאשר את מה שאנו יודעים בליבנו.
Birbirimiz hakkında çok şey biliyoruz ya da bildiğimizi sanıyoruz.Kita tahu banyak hal tentang satu sama lain, setidaknya kita berpikir begitu.
Birbirimiz hakkında çok şey biliyoruz ya da bildiğimizi sanıyoruz.우린 서로에 대해 잘 알고 또 그렇다고 생각하죠.
Birbirimiz hakkında çok şey biliyoruz ya da bildiğimizi sanıyoruz.Nós sabemos bastante uns sobre os outros, ou assim o pensamos.
Birbirimiz hakkında çok şey biliyoruz ya da bildiğimizi sanıyoruz.Nous savons beaucoup de choses sur l'autre, ou nous le croyons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod