bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kez bile onunla karşılaşmadım.I haven't met him even once.
Acaba onu nasıl bildin?How on earth did you know that?
Ömrümün geri kalanını alsa bile senden intikamımı alacağım.I'll get even with you, if it takes me the rest of my life.
Partinin lideri ünlü bir bilim adamıdır.The leader of the party is a famous scientist.
Inoue bilgisayarlar sevmez.Inoue doesn't like computers.
Tıp bilimi çarpıcı bir ilerleme gösterdi.Medical science has made a dramatic advance.
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
Bilincimi kaybettim.I lost consciousness.
Bir şey biliyor musun?You know something?
Tapınağa daha önce geldiğim için yolu biliyorum.Having been to the temple before, I know the way.
Daha önce o durumda yakalandığım için ne yapacağımı tam olarak biliyordum.Having been caught in that situation before, I knew exactly what to do.
Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.The following passage is a quotation from a well-known fable.
Rehberimiz bize otelin yeriyle ilgili yanlış bilgi verdi.Our guide misinformed us about the location of the hotel.
Herhangi bir ucuz mağaza biliyor musun?Do you know of any inexpensive stores?
Gerçekten ucuz olan küçük mütevazi bir dükkân biliyorum.I know a hole in the wall that's really cheap.
Bu nedenle biz yerimizi biliyorduk.That's because we knew our place.
Bildiğimiz gibi dil bir insan icadıdır.Language as we know is a human invention.
Bildiğimiz anlamda dil, bir insan icadıdır.Language, as we know it, is a human invention.
Hiç kimse bizim köpekleri niçin sevdiğimizin gerçek nedenini bilmiyor.No one knows the real reason why we love dogs.
Üçümüz dışında hiç kimse gerçek hikayeyi bilmiyordu.No one ever knew the true story except the three of us.
Biyokimya hakkında az bilgiye sahibim.I have little knowledge of biochemistry.
Bilgisayar bilimi ülkemizde hızlı bir ilerleme kaydetti.Computer science has made rapid progress in our country.
Bilgisayar bilimi ülkemizde hızlı bir ilerleme yaptı.Computer science has made rapid progress in our country.
Bilmiyorum. Bunun hepsi anında oldu.I don't know. It all happened in an instant.
Bilmiyorsan etrafına sorsan iyi olur.If you don't know, you had better ask around.
Bilmiyorum. Tokyo'nun bir lakabı var mı?I don't know. Is there a nickname for Tokyo?
Bir kelime işlemciyi nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you know how to use a word processor?
Londra Senfoni Orkestrası'nın konser programını biliyor musun?Do you know the concert schedule of London Symphony Orchestra?
Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.I'm looking for information on the Anderson Antique Shop in London.
Kuralları bildiğin zaman çok kolay.It's so easy when you know the rules.
Linda şimdi çok dans etmiyor fakat eskiden çok dans ettiğini biliyorum.Linda does not dance much now, but I know she used to a lot.
Elma ağaçlarının tohumdan yetiştiklerini bilmiyordum.I didn't know apple trees grow from seeds.
Richard sevmediği insanlara karşı bile adildir.Richard is fair, even to people he does not like.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Liderin çadırı nereye kuracağını bilmesi gerekir.The leader should know where to set up the tent.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Daha fazla bilgiye sahip olmak isterseniz, lütfen benimle temas kurun.If you would like to have further information, please contact me.
Daha fazla bilgi istiyoruz.We want further information.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
UNESCO'nun açılımını biliyor musun?Do you know what UNESCO stands for?
UNESCO nun açılımını biliyor musun?Do you know what UNESCO stands for?
Onu yapmayın! İlaç deposunda bir bilgisayar var.Don't do that!!! There's a computer at the drug store.
Deneyinceye kadar ne yapabileceğini bilemezsin.You never know what you can do till you try.
Uzun süredir seni görmedim, Bill.I haven't seen you for a long time, Bill.
Merhaba, Bill. Nasılsın?Hi, Bill. How are you?
Denemedikçe asla bilemeyeceksin.You'll never know unless you try.
Daha iyisini bilecek kadar yeterince yaşlısın.You're old enough to know better.
Daha fazla bilgi toplamalısın.You must gather further information.
Daha detaylı bilgi istiyorum.I want more detailed information.
Daha iyi zamanlarda doğsaydı mükemmel bir bilim adamı olurdu.Born in better times, he would have become a great scholar.
Eğer bir şey olursa lütfen bana bildir.If anything should happen, please let me know.
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.If my brother were here, he would know what to do.
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
Herhangi bir şikayetiniz varsa bana bildirin, ve onlara bakacağım.If you have any complaints, let me know, and I'll look into them.
Onun adını ve adresini bilsem ona yazabilirim.If I knew her name and address, I could write to her.
Onun adresini bilsem, ona yazarım.If I knew her address, I would write to her.
Onun adresini bilseydim, onu ziyaret edebilirdim.If I had known her address, I could have visited her.
Adresini bilseydim ona yazardım.If I knew his address, I would write to him.
Adresini bilsem, hemen onunla iletişime geçerdim.If I knew his address, I would get in touch with him right away.
Onun adresini bilseydim, ben yazmış olurdum.If I had known his address, I would have written.